OSMAN ÇAKMAK >>

Bir bir dökülen yapraklar gibi…
Fındık sektörü son yıllarda sadece insan kaybetmedi, hafıza kaybetti.

Her biri bir dönemin taşıyıcısıydı.
Sadece ticaret yapmadılar; yol açtılar, iz bıraktılar, insan yetiştirdiler.
Onlar varken sektör bir aile gibiydi… Şimdi ise rakamların, tabloların ve hesapların arasında giderek yalnızlaşıyor.

Ve şimdi…

O yapraklardan biri daha düştü.

Ama bazı insanlar yaprak değildir.
Onlar kök salmış çınardır.

İşte Azmi Yılmaz böyle bir isimdi.

1946 yılında Çarşamba’nın Kocakadıkal Sokak’ında doğan bir delikanlı…
Ama aslında doğduğu gün değil, pazara ilk adım attığı gün başladı onun hikâyesi.

Babası tüccardı.
Onu da alırdı yanına… Ayvacık, Akkuş, Salı Pazarı…
O yollar sadece ticaret yolu değildi, hayat okuluydu.

Bir çok tarımsal ürünleri aldı, sattı.
Ama en çok da insan tanımayı öğrendi o yollarda.

Rahmetli babasından sonra, abisiyle birlikte bayrağı devraldı.
Kolay değildi.

Ne sermaye vardı ne hazır düzen.
Ama azim vardı.

Çarşamba’da ilk fabrikalardan birini kurdu.
Sadece üretmedi…

İnsan yetiştirdi.
İş verdi.
Ekmeği büyüttü.

Bir dönem 500-600 kişiye kapı oldu.
Bugün bile yüzlerce insanın hayatında izi var.

Bu rakam değil,
Bu bir ömür.

Ama asıl mesele şu:

Azmi Yılmaz sadece “iş adamı” değildi.

O eski neslin temsilcisiydi.
Nayifti… zarifti… kibardı…
Ve en önemlisi: insandı.

Sektörde herkes onu tanırdı.
Ama o herkesi hatırlardı.

Bugün en çok eksilen şey de bu değil mi zaten?
İnsan kalmak…

Kendisi ile yapılan bir röportaj da aynen şu cümlesi vardı, aslında her şeyi anlatan:

“Yerimde saysaydım, üzerimde ot biterdi.”

İşte bu yüzden yürüdü.
Düştü, kalktı, yeniden yürüdü.

Kendi rampasını kendi çıktı.
Kendi inişini kendi yaşadı.

Ama hiç durmadı.

Bugün geriye baktığımızda şunu net görüyoruz:

Fındık sektörü sadece ürün kaybetmiyor…
Ruh kaybediyor.

Ve o ruhu taşıyan insanlar birer birer gidiyor.

Azmi Yılmaz…
Bir isimden fazlasıydı.

Bir dönemdi.
Bir terbiyeydi.
Bir duruştu.

Şimdi geriye ne kaldı?

Bir ömürlük emek…
Yüzlerce insanın duası…
Ve ardında bıraktığı sessiz ama çok güçlü bir iz.

Allah rahmet eylesin…

Ama şunu da unutmayalım:

Bazı insanlar ölmez …
Sadece hatıralara değil, sektörün karakterine karışır.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir yanıt yazın