Otomotiv satış sonrası pazarında yaşanan 2025 yılındaki durağan seyir, 2026’nın ilk çeyreğine de yansıdı. Yılın ilk çeyreğinde satış, ihracat ve istihdamda yatay seyrini sürdüren sektör, yılın ikinci çeyreğinde de küçük miktarda büyüme bekliyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği’nin (OSS) 2026 Yılı Birinci Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; yılın ilk çeyreğinde, 2025’in aynı dönemine göre yurt içi satışlarda dolar bazında ortalama yüzde 0,35’lik artış yaşandı. Üretici üyelerin sadece yüzde 23,7’si önümüzdeki üç ayda yatırım planlarken, 2026’nın ilk çeyreğinde gözlemlenen problemlerin başında “maliyetlerdeki aşırı artış” geldi. Ankete göre, “nakit akışında yaşanan problemler” ve “iş ve ciro kaybı” üyeler için önemli sorunlar arasında yer alıyor. OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde, sektörün temkinli bir görünüm sergilediğine dikkat çekerek, “Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, jeopolitik riskler, savaşın baz etkisi ve hammadde fiyatlarındaki artış otomotiv satış sonrası pazarını doğrudan etkilemeye devam ediyor. Petrol ve petrokimya kaynaklı girdilerde yaşanan maliyet artışları, başta plastik ham maddeler olmak üzere birçok kalemde ciddi bir baskı oluşturuyor. Maliyetlerde artış yaşanmasına rağmen bu artışlar henüz fiyatlara tam olarak yansımış değil. Özellikle mobilitenin arttığı döneme girerken bu durum, araç bakımını yaptırmak isteyen son kullanıcılar için önemli bir fırsat sunuyor. Önümüzdeki süreçte maliyetlerin fiyatlara yansımasıyla birlikte bu avantajlı dönemin sınırlı kalacağını öngörüyoruz” dedi.
Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), otomotiv satış sonrası pazarı özelinde 2026 yılının ilk çeyreğini, üyelerinin katılımıyla düzenlediği bir anket çalışmasıyla değerlendirdi. OSS Derneği’nin 2026 Yılı Birinci Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; otomotiv satış sonrası pazarı 2026’nın ilk çeyreğine temkinli bir seyirle başladı. Ankete göre; 2026’nın ilk çeyreğinde, 2025 yılının aynı dönemine göre yurt içi satışlar dolar bazında ortalama yüzde 0,35 artış yaşadı. Bu dönemde dağıtıcı üyelerin satışlarında dolar bazında yüzde 0,29, üretici üyelerde ise dolar bazında yüzde 0,39 artış gerçekleşti.
Tahsilat süreçlerindeki olumsuz seyir devam ediyor!
Ankete göre yılın ilk çeyreğinde, üyelerin stokları bir önceki çeyreğe göre ortalama yüzde 3,75 artış gösterdi. Dağıtıcı üyelerin stoklarında yüzde 5,44, üreticilerde ise yüzde 2,24 oranında artış gerçekleşti. Ankette, 2026 yılının ikinci çeyreğiyle ilgili beklentilere de yer verildi. Buna göre sektörde 2026 yılının ikinci çeyreğinde, ilk çeyreğe göre yurt içi satışlarda dolar bazında yüzde 4,65 oranında artış beklendiği gözlemlendi. 2025’in son çeyreğinde yüzde 43.5 olan tahsilat süreçlerinin 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 41 seviyesinde gerçekleştiğini ifade eden OSS Derneği üyelerinden yüzde 8,3’ü tahsilat sürecinin daha iyi hale geldiğini, 43,1’i ise daha kötüye gittiğini belirtti.
100 şirketten 64’ü istihdamını korudu!
Ankete katılan üyelerin yalnızca yüzde 9,7’si 2025 yılının son çeyreğine göre istihdamını artırdı. Üyelerin yüzde 63,9’u söz konusu dönemde istihdamını korudu. 2025’in son çeyreğine kıyasla istihdamının azaldığını belirten üye oranı ise yüzde 26,4’ü buldu. Üretici ve dağıtıcı üyelerin istihdamlarının birbirine yakın seyrettiği görüldü.
En büyük problem maliyetlerdeki aşırı artış!
Sektördeki problemler anketin yine en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturdu. Üyelerin, 2026’nın ilk çeyreğinde gözlemlediği problemlerin başında yüzde 77,8 ile “Maliyetlerdeki aşırı artış” gelirken, “Nakit akışında yaşanan problemler” yüzde 66,7 ile ikinci sırada yer aldı. Üyelerin yüzde 54,2’si ise “İş ve ciro kaybı”nı sektör için en büyük üçüncü sıkıntı olarak nitelendirdi. Ankete katılanların yüzde 41,7’si “Kargo maliyetleri ve teslimat problemleri”, yüzde 33,3’ü “Gümrüklerde yaşanan problemleri”, yüzde 30,6’sı ise “Tedarik problemleri” ve “İstihdamda yaşanan problemler”i işaret etti. Ayrıca katılımcıların yüzde 25’i mevzuat değişikliklerini, yüzde 18,1’i de istihdamda yaşanan problemleri önemli sorunlar arasında gösterdi.
Dört üreticiden sadece biri yatırıma hazırlanıyor!
Anket ile birlikte sektörün yatırım planları da mercek altına alındı. Ankete göre önümüzdeki üç ayda yeni yatırım yapmayı düşünen üyelerin oranı yüzde 20,8 ile son dönemlerin en düşük seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki ankette üretici üyelerin yüzde 25,6’sı yatırım planlarken, yeni ankette bu oran yüzde 23,7’ye geriledi. Dağıtıcı üyelerde ise bu oran yüzde 22’den yüzde 17,6’ya düştü. Bir önceki ankette, sektörün önümüzdeki 3 ayda daha olumsuz bir seyir izleyeceğini öngören dağıtıcı üyelerin oranı yüzde 24,4’ten yüzde 29,4’e, üreticilerin oranı ise yüzde 25,6’dan yüzde 26,3’e yükseldi.
Üretim geriledi ihracat yerinde saydı!
Üreticilerin 2026 yılının ilk çeyreğinde kapasite kullanım oranı ortalaması yüzde 68,16 olarak gerçekleşti. Bu oran 2025 genelinde yüzde 72,56 idi. 2026’nın ilk çeyreğinde üyelerin üretimi 2025’in aynı çeyreğine göre yüzde 3,29 oranında geriledi. 2026 yılının ilk çeyreğinde üyelerin ihracatı ise 2025 yılının ilk çeyreğine göre dolar bazında yüzde 0,92 artış gösterdi.
OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmesinde, sektörün temkinli bir görünüm sergilediğine dikkat çekerek, “Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, jeopolitik riskler, savaşın baz etkisi ve hammadde fiyatlarındaki artış otomotiv satış sonrası pazarını doğrudan etkilemeye devam ediyor. Petrol ve petrokimya kaynaklı girdilerde yaşanan maliyet artışları, başta plastik ham maddeler olmak üzere birçok kalemde ciddi bir baskı oluşturuyor. Maliyetlerde artış yaşanmasına rağmen bu artışlar henüz fiyatlara tam olarak yansımış değil. Özellikle mobilitenin arttığı döneme girerken bu durum, araç bakımını yaptırmak isteyen son kullanıcılar için önemli bir fırsat sunuyor. Önümüzdeki süreçte maliyetlerin fiyatlara yansımasıyla birlikte bu avantajlı dönemin sınırlı kalacağını öngörüyoruz” dedi.
Artan maliyetler ve ekonomik koşulların tüketici davranışlarını da etkilediğini belirten Ali Özçete, “Stok seviyelerindeki artıştan son dönemde araç sahiplerinin bakım ve servis harcamalarını erteleme eğiliminde olduğunu gözlemliyoruz. Bu eğilimde, kamuoyunda bir süredir gündemde olan hurda yasasına yönelik beklentilerin de etkili olduğunu söyleyebiliriz. Birçok araç sahibi, olası bir yasa kapsamında aracını yenileme beklentisiyle bakım ve onarım işlemlerini öteledi. Ancak söz konusu kanun teklifinin kabul edilmemesiyle birlikte, konunun netleşmesini ve oluşan belirsizliğin ortadan kalkmasını olumlu karşılıyoruz. Bu durumun ertelenmiş talebin yeniden devreye girmesi açısından da destekleyici olacağını düşünüyoruz. Nitekim stok verilerine baktığımızda, yeni araç parkuruna yönelik ürünlerde hareketlilik devam ederken, özellikle 20 yaş üstü araçlara ait yedek parçalarda belirgin bir yavaşlama gözlemleniyor. Bu durum yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda araç bakımının ihmal edilmesi nedeniyle önemli bir güvenlik riski de oluşturuyor. Zira otomotiv satış sonrası ürünleri birer tüketim kalemi değil, doğrudan güvenlikle ilgili unsurlar. Bu nedenle ertelenen her bakım, ileride daha yüksek maliyetler ve riskler olarak geri dönüyor. Bu noktada hem sektör oyuncularının hem de tüketicilerin daha proaktif hareket etmesi büyük önem taşıyor” dedi.
OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, makroekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde, “Enflasyonla mücadeleye yönelik atılan adımları sektör olarak önemsiyor ve destekliyoruz. Bununla birlikte, mevcut koşullarda döviz kurunun görece stabil seyri ve enflasyonun yüksek seviyeleri, firmaların yatırım iştahı ve finansmana erişimi üzerinde belirli bir baskı oluşturabiliyor. Bu nedenle enflasyonla mücadelenin, öngörülebilirliği ve dengeli büyümeyi destekleyecek şekilde sürdürülmesi büyük önem taşıyor” dedi.
Küresel gelişmelerin de sürece etkisine dikkat çeken Özçete, “2025 ve 2026 yıllarına ilişkin beklentiler daha güçlü bir toparlanmaya işaret ederken, jeopolitik gelişmeler bu beklentiler üzerinde temkinli bir görünüm oluşturdu. Makroekonomik dengelenme sürecinin beklenenden daha uzun sürmesi, sektörümüzde finansmana erişim ve nakit akışı yönetimini daha kritik hale getiriyor. Bu süreçte işletmelerin operasyonel verimlilik ve maliyet disiplini odağını güçlendirmesi gerekirken, öngörülebilirliğin ve finansal istikrarın desteklendiği bir zeminin korunması sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından kritik önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Özçete, tüm bu gelişmelere rağmen sektörün güçlü dinamiklerini koruduğuna dikkat çekerek, “Özellikle ikinci çeyreğe yönelik büyüme beklentileri ve ertelenmiş talebin devreye girme potansiyeli, önümüzdeki dönem için daha olumlu bir tabloya işaret ediyor. Güçlü üretim altyapımız, ihracat kapasitemiz ve dinamik pazar yapımız sayesinde sektörümüzün büyüme potansiyelini korumaya devam ettiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Elektrikli araçlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ali Özçete, sektörde yaşanan dönüşüme dikkat çekerek, “Artan yakıt maliyetleriyle birlikte elektrikli araçlar tüketici açısından daha cazip bir alternatif haline geliyor. Türkiye’de elektrikli araç parkı hızla büyüse de, satış sonrası pazarının bu alanda güçlü yatırımlar yapabilmesi için belirli bir ölçeğe ulaşılması gerekiyor. Yetkili servisler bu dönüşüme hazır olsa da bağımsız servislerin yaygın şekilde devreye girmesi için pazarın biraz daha olgunlaşmasını bekliyoruz” dedi.
OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, sektörün gelişiminde uluslararası entegrasyonun ve fuarların rolüne dikkat çekerek, “Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesiyle birlikte Türkiye otomotiv sektörü hem üretim hem de ticaret anlamında önemli bir dönüşüm sürecine girdi. Bu süreç, yalnızca iç pazar dinamiklerini değil, aynı zamanda ihracat kabiliyetimizi de güçlendirdi. Avrupa merkezli araç parkuruna paralel bir yapıya geçilmesi, ülkemizin bu araçlara yönelik yedek parça üretiminde uzmanlaşmasını sağlarken, aynı ürünleri ihracata konu edebilme avantajını da beraberinde getirdi” dedi.
Automechanika Istanbul’un bu dönüşümde kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Özçete, “Gümrük Birliği sonrasında şekillenen bu yapının en önemli destekçilerinden biri de Automechanika Istanbul oldu. Son 25 yılda sektörümüzün uluslararası pazarlara açılmasında, ürettiğimiz ürünleri global alıcılarla buluşturmamızda ve ihracat potansiyelimizi artırmamızda fuarın çok önemli bir katkısı bulunuyor. Bu yıl 25. yılını kutlayacak olan Automechanika Istanbul 2026, 19-22 Mayıs tarihleri arasında Tüyap’ta sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirerek yine güçlü bir platform sunacak. Bu önemli organizasyonu büyük bir heyecan ve coşkuyla gerçekleştirmeye hazırlanıyoruz” ifadelerini kullandı.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
