OSMAN ÇAKMAK
Son dönemde sosyal medyada paylaşılan söyleşilerle sıkça karşımıza çıkan Cüneyt Zapsu hemen her konuşmasında farklı bir başlığa temas ediyor. Ekonomi, siyaset, teknoloji, kültür, ahlak… Konular geniş, anlatılar zengin. Birçoğunu izliyorum. Ancak içlerinden biri var ki, diğerlerinden ayrılıyor. Çünkü bilgi vermekten çok rahatsız ediyor, düşündürüyor ve insanı kendi durduğu yere bakmaya zorluyor.
İşte o söyleşilerden birinde geçen ifadeler, aslında sadece bir kişinin yaşadıklarını değil, bir toplumun hafızasını ve zaaflarını anlatıyor.
Edep Yahu…
Ama Gerçekten.
Bir insanı tanımak istiyorsanız, onun başarı hikâyesine değil;
kriz anında kimin yanında durduğuna bakın.
Çünkü kalabalıklar zaferi sever,
yalnızlıklar ise gerçeği.
Cüneyt Zapsu’nun anlattığı bu hikâye, tam da bu yüzden kişisel değil; toplumsal bir aynadır. Güç varken konuşanların, risk geldiğinde susmasını anlatır. Daha doğrusu suskunluğun nasıl bir karakter testi olduğunu…
Yıllar önce yaşanan bir siyasi fırtınada, herkesin sesi kesilirken sadece üç kişinin araması tesadüf değildir.
Sonra rüzgâr yön değiştirir; bu kez telefonlar susmaz.
Ama iş işten geçmiştir.
Çünkü insan, sıkıntıda yanında olanı da olmayanı da unutmuyor.
Bu bir intikam duygusu değil.
Bu bir hafıza meselesi.
Alev Alatlı’nın uyarısı tam da burada anlam kazanıyor:
“Birbirimize karşı kayıtsız kalmamalıyız.”
Peki biz ne yapıyoruz?
Gıybeti eğlenceye, mahremiyeti içeriğe, iftirayı reytinge dönüştürüyoruz.
Hukuku yeterli sanıyor, ahlakı zahmetli buluyoruz.
Oysa kişi için helal olan, her zaman yasal olmayabilir;
yasal olan da her zaman meşru değildir.
Bu ayrımı kaybettiğimiz gün, toplum pusulasını kaybeder.
Asıl sert uyarı ise geleceğe dair.
2030 sonrası dünya, bugünün siyasi tartışmalarından çok daha farklı olacak. Yapay zekâ her işi kolaylaştıracak; evet. Ama insanı insan yapan ne varsa, sessizce törpüleyecek.
Dil öğrenmeyeceğiz, çünkü gerek kalmayacak.
Ama dilin taşıdığı kültürü de kaybedeceğiz.
Herkesle anlaşacağız; kimseyi gerçekten anlamayacağız.
Tek tip cümleler…
Tek tip duygular…
Tek tip hayatlar…
Güvenlik karşılığında özgürlüğü verdik.
Kolaylık karşılığında mahremiyeti.
Şimdi sıra ahlakta mı?
Bu bir teknoloji düşmanlığı değil.
Bu bir insanlık hatırlatması.
Bir zamanlar “edep yahu” denirdi.
Şimdi o cümle bile fazla uzun geliyor.
Ama belki de tam bu yüzden yeniden söylemek gerekiyor:
Edep yahu.
Ama slogan olsun diye değil.
Hayatın merkezine koymak için.
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
