OSMAN ÇAKMAK
Türkiye 2025 yılında yaklaşık 238 bin ton iç fındık ihraç etti.
119 ülkeye ulaştı, 2,26 milyar dolar gelir elde etti.
Rakamlar kâğıt üzerinde hâlâ güçlü.
Ama kâğıt her zaman gerçeği anlatmaz.
Çünkü aynı yıl içinde ihracat hacmi %26, ihracat geliri ise %14 düştü.
Yani daha az fındık sattık, daha az kazandık.
Üstelik bunu, dünyanın hâlâ fındık ihtiyacı varken yaptık.
Bu bir “talep krizi” değil.
Bu bir piyasa yönetimi krizi.
Aralık’ta Kırılan Sadece Fiyat Değildi
Her şey Aralık ayı başındaki sert fiyat düşüşüyle başladı.
O düşüş sadece etiketleri değil, güveni de aşağı çekti.
Üretici “yarın daha da düşer” korkusuyla satmadı.
Tüccar “piyasa net değil” diyerek bekledi.
İhracatçı ise fiyatı yukarı itecek alımlardan bilinçli olarak kaçındı.
Sonuç ne oldu?
Ortada fındık vardı ama piyasa yoktu.
Alıcı vardı ama iştah yoktu.
Satıcı vardı ama cesaret yoktu.
Bu bir durgunluk değil;
bu, bilerek yavaşlatılan bir piyasaydı.
Hacim Düştü, Gelir Az Düştü… Bu Tesadüf Değil
Rakamlar çok net söylüyor:
İhracat miktarı %26 düştü
İhracat geliri %14 düştü
Bu ne demek?
Fındık ucuzlamadı.
Ama pahalılaşması istikrarsız oldu.
Fiyat yükseldi ama:
kalıcı olmadı
güven vermedi
planlanabilir olmadı
Yani fındık değer kazandı ama piyasa bunu taşıyamadı.
Temkinli Alım mı, Kontrollü Baskı mı?
Metinlerde sık sık “ihracatçılar temkinli davrandı” deniyor.
Bu masum bir cümle ama gerçeği tam anlatmıyor.
Temkinli davranmak başka,
fiyatı yukarı itmemek için geri durmak başka.
Bu dönemde yapılan tam olarak buydu.
Alım yapılmadı çünkü:
fiyat yükselirse alivreler bozulacaktı
fiyat yükselirse dengeler değişecekti
O yüzden piyasa likiditesiz bırakıldı.
Likidite olmayınca da fiyat oluşmadı.
Serbest piyasa denilen şey,
çalıştırılmadığında serbest olmuyor.
Türkiye Lider Ama Rahat Bir Lider Değil
119 ülkeye ihracat yapıyoruz.
Bu büyük bir güç.
Ama aynı zamanda bir kırılganlık.
Çünkü:
Küresel talep dalgalı
Alıcılar alternatif arıyor
Büyük oyuncular fiyat riskinden kaçıyor
Türkiye fındıkta lider, evet.
Ama bu liderlik artık otomatik değil.
Daha karmaşık,
daha hassas,
daha dikkat isteyen bir dönemdeyiz.
Asıl Sorun Nerede?
rekoltede değil
fındığın kalitesinde değil
talepte hiç değil
Sorun şurada:
Fındığın ne zaman, kim tarafından ve hangi refleksle alınıp satıldığı.
Bugün Türkiye:
Dünyayı doyuruyor
Ama kendi piyasasında fiyatı doyuramıyor
Fındık sektörü şunu artık kabullenmek zorunda:
Bu ürün eskisi gibi “çok çıkar, ucuz gider” ürünü değil.
Ama piyasa hâlâ eski reflekslerle yönetilmeye çalışılıyor.
Ve her eski refleks,
yeni dönemde daha büyük kırılmalar üretiyor.
Fındık güçlü.
Ama piyasa zayıf.
Bu çelişki çözülmeden
ne üretici kazanır
ne ihracatçı rahat eder
ne de Türkiye bu liderliği güvenle taşır.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
