OSMAN ÇAKMAK
Türkiye’de fındık, sadece bir tarım ürünü değil; bölge halkının alın teri, geçim kaynağı, kültürel kimliği. Bu nedenle fındıkla ilgili yapılan her açıklama, üretici için hayati bir haber niteliğinde. Son günlerde Tarım Kredi Kooperatifleri’nin sahneye çıkışı da bu açıdan büyük yankı uyandırdı. Ama ortaya çıkan tablo, umut vermekten çok kafa karıştırıyor.
1. Fiyat Açıklaması – Bir Gün Arayla İki Rakam
Tarım Kredi, önce 22 Eylül 2025 Pazartesi günü %50 randıman için 330 TL açıkladı. Ertesi gün ise bu kez 370 TL dedi. Yani serbest piyasayla arasında 40 TL’lik bir fark yaratmış oldu. Burada ilk soru şudur: Bir gün içinde bu fiyat değişikliği hangi piyasa gerçeğiyle açıklanabilir? Eğer 370 TL gerçekçi ise 330 TL neden telaffuz edildi? Bu tarz zikzaklı açıklamalar, zaten stresli bir sezonda üreticinin kafasını bulandırmaktan başka bir işe yaramaz.
2. Alım Kriterleri – “Her Üretici Eşit Ama Bazıları Daha Eşit”
Fiyatın yanında asıl sorun alım kriterlerinde. Tarım Kredi’ye fındık satabilmek için önce ÇKS belgesi sonra da kooperatif üyeliği şartını koyuyor. Yetmedi, kabuklu fındık alımlarını sadece Samsun Terme ve Ordu Fatsa ile sınırlıyor.
Peki, Giresun’un, Trabzon’un, Düzce’nin, Sakarya’nın üreticileri ne olacak? Onların günahı ne? Fındık sadece Ordu ve Samsun’un malı değil, Türkiye’nin ortak zenginliği. Böylesine dar kapsamlı bir uygulama, diğer bölgelerdeki üreticiye resmen “sen yoksun” mesajı veriyor.
3. Politik Bir Hamle mi?
Zamanlama da manidar. Tarım Kredi’nin bu çıkışı bir “alternatif çözüm” gibi sunuldu. Ancak bu çözüm, tüm üreticiyi kapsamadığı için “siyasi vitrin” kokusu veriyor. Adeta “biz de alıyoruz” görüntüsü yaratılıyor ama gerçekte üretici tabanının çok küçük bir kısmına hitap ediliyor.
4. Üreticinin İhtiyacı: Netlik ve Adalet
Bugün üretici, “330 mu, 370 mi, hangi şartla, hangi bölgede?” sorularıyla boğuşuyor. Oysa ihtiyaç duyulan şey basit: Net, adil ve kapsayıcı bir alım politikası.
Fındık üreticisinin karşısında tekelleşmiş alıcılar, dev ihracatçılar, küresel markalar var. Bu denklemde devletin kurumları ve kooperatifler, üreticinin yanında ve sahada olmalı. Ancak şimdiki uygulama, bırakın destek olmayı, ayrımcılığı körüklüyor.
Sözde Destek, Özde Hayal Kırıklığı
Tarım Kredi’nin açıkladığı fiyat, kâğıt üzerinde cazip görünebilir. Ama kapsamı dar, kriterleri karmaşık, üreticiye erişimi sınırlı olduğu için gerçekte bir çözüm değildir. Fındık piyasası bu tür “yarım hamlelerle” değil, kapsayıcı politikalarla, tüm üreticiyi kucaklayan şeffaf uygulamalarla düzenlenebilir.
Üretici şunu soruyor:
“Benim fındığım neden alım dışında bırakılıyor? Bu ayrımcılığın amacı ne?”
Bu soruya net bir cevap verilmediği sürece, yapılan açıklamalar sadece “kamuoyu oyalaması” olarak kalır.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
