2020 ekonomisi koronavirüs gölgesinde geçti

KOBİ Postası

2020 tüm dünyada olduğu gibi koronavirüs salgınının gölgesinde geçti. Türkiye’yi diğer ülkelerden ayıran noktalardan birisi ise ekonomide yaşanan gelişmeler oldu.

Koronavirüs salgınının ve krizin etkisinde Türkiye ekonomisi… Üst üste rekorlar kıran döviz, Berat Albayrak’ın istifası, Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınması, Katar’ın Borsa İstanbul’a ortak olması, destek paketleri ve nicesi…

5,95 seviyesinden yıla başlayan TL / Dolar kuru 2020’yi 1,48 TL artışla 7,43’ten kapattı. Bir başka değişle TL, Dolar karşında yüzde 19,92 değer kaybetti. Doların değer kazancı ise bu dönemde yüzde 24,87 oldu. Bu süreçte dolar en düşük 5,85’i (16 Ocak), en yüksek 8,52’yi (6 Kasım) gördü.

Euro ise yılı 6,66’yla açtı, 9,13’le kapattı. Bu süreçte en düşük 6,52’yi (9 Ocak) en yüksek 10,11’i gördü.

https://infogram.com/1pv2035ewzd62yax00g99vdmgdbrnym96pv

Altın

Yıla 1520 dolar sevisinden başlayan ons altın ise yılı 377 dolar yükselişle 1897 dolardan kapayarak en kazançlı yatırım araçlarından bir tanesi oldu. Koronavirüsün yarattığı endişeye bağlı olarak tüm diğer para birimleri karşısında değer kazanan altın, ons olarak en fazla 2 bin 69 doları görerek tüm zamanların rekorunu kırdı. Aşı haberlerinin ardındansa bir nebze olsa da zayıflayarak 1900 dolar bandından fiyatlanmaya başladı.

Gram altın ise hem dolar karşısında TL’nin değer kaybı hem de altının ons fiyatının artışı nedeniyle aşırı bir değerlenme yaşadı. Seneye 290 TL’den başlayan gram altın 452 TL seviyesinden yılı kapattı.

Gram altın en yüksek 534 TL’yi gördü. Yaz aylarının sonuna doğru insanların kuyumcular önünde sıraya girdiği anlar yılın unutulmaz zamanları arasında yer aldı.

Enflasyondaki önlenemeyen artış 

Dövizdeki bu artış en çok enflasyonu etkiledi. 2019’da yüzde 11,84 olarak ölçülen yıllık enflasyon, Ocak’ta yüzde 1,35, Şubat’ta yüzde 0,35, Mart’ta yüzde 0,57, Nisan’da yüzde 0,85, Mayıs’ta yüzde 1,36, Haziran’da yüzde 1,13, Temmuz’da yüzde 0,58, Ağustos’ta yüzde 0,86, Eylül’de yüzde 0,97, Ekim’de yüzde 2,13 ve Kasım’da yüzde 2,30 olarak ölçüldü. Kasım itibariyle yıllık enflasyon yüzde 14,03 oldu.

Bu oranlar TÜİK’in verilerinin inandırıcılığı üzerine tartışmaları da beraberinde getirdi. Bu tartışmalara katılan eski TÜİK Başkanı Birol Aydemir 12 Aralık’ta yaptığı açıklamada başkanlığı boyunca kendisine Gelir İdaresi’nden veri gelmediğini belirterek, verilerin açıklanmadan önce eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a gönderildiğini öne sürdü.

Aydemir “İnsanlar, artık açıklanan verilere güvenmez hale geldi. İşin doğrusu, evet, ben de TÜİK’in enflasyon, istihdam, büyüme gibi alanlarda yayınladığı verilerin artık çok şüpheli ve tartışmalı olduğu konusunda hemfikirim” dedi.

Aydemir, istatistik kurumunun bağımsızlığını kaybettiğini de sözlerine ekleyerek zaten tartışmalı olan bir konuyu daha da tartışmalı hale getirdi.

İşsizlik arttı, istihdam azaldı, TÜİK işsizleri işsiz saymadı

Konsensus Araştırma Merkezi’nin anketi katılan yaklaşık bin 500 kişiden yüzde 46’sının Türkiye’de en büyük sorunun olarak gösterdiği işsizlikte ise durum pek iç açıcı değildi.

Üç ay geriden açıklanan ve Eylül’ü kapsayan son verilere göre Türkiye’de işsiz sayısı 4 milyon 16 bin kişi olarak ölçüldü. İşsizlik oranı ise yüzde 12,7 oldu. TÜİK’in açıkladığı bu veriler de tartışmaların merkezinde yer aldı. Çünkü istihdam Ocak’tan Eylül’e kadar 820 bin kişi azaldı. Bir başka deyişle işsiz kalanlar ya iş aramayı bıraktı ya da TÜİK işsiz kalanları verilere dahil etmedi.

Son bir yılda Kadın işgücü 765 bin kişi azalarak 10 milyon 117 bin ve erkek işgücü ise 517 bin azalarak 21 milyon 607 bine geriledi.

DİSK-AR ise TÜİK’e alternatif olarak açıkladığı verilerde işsizlik oranının yüzde 12,7 değil yüzde 26,4 olduğunu savundu. TÜİK’i dar tanımlı işsizlik verilerini vermekle suçlayan DİSK, geniş tabanlı işsizliğin 9,5 milyon kişiye dayandığını açıkladı.

Covid-19’un sadece Eylül 2020’de en az 1 milyon 706 bin yeni eşdeğer istihdam kaybına yol açtığını duyurdu.

Faiz kararları, görevden almalar ve Berat Albayrak’ın istifası

Kasım, ekonomideki haber akışının hemen hemen durmadığı, sürprizlerle dolu bir ay oldu. 6 Temmuz 2019’da Murat Çetinkaya’nın görevden alınmasının ardından Merkez Bankası’nın başına geçen Murat Uysal 7 Kasım’da görevden alındı.

Yasa gereği görevi süresi en az 4 yıl olan Merkez Bankası Başkanlığı koltuğunda Uysal sadece 16 ay oturmuş oldu. Uysal, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 24’ten 10,25’e kadar düşürmüştü.

Bu süreçte attığı adımlar eleştirilere neden olan Uysal’ın görevden alınmasıyla yerine eski Ekonomi Bakanı Naci Ağbal atandı. Ağbal’ın koltuğa oturmasıyla Merkez Bankası radikal bir kararla ilk toplantıda  politika faizini 475 baz puan artırarak yüzde 10,25’ten yüzde 15, arından da yüzde 17’ye yükseltti.

Kasım’a kadar istikrarlı bir yükseliş sürdüren döviz kuru faiz kararlarının ardından düşmeye başladı.

Bu düşüşte Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın da istifası etkili oldu. Uysal’ın görevden alınıp yerine Ağbal’ın atanmasının hemen ardından Berat Albayrak’ın istifa haberi geldi. Albayrak istifa duyurusunu alışılmışın dışında Instagram üzerinden yaptı. İstifa duyurusunda sağlık sorunlarını gerekçe gösteren Albayrak ardından sessizliğe büründü. Albayrak istifa ettiği 8 Kasım’dan beri ortalıkta yok.

Bu süreçte istifadan çok hükümete yakın medyanın istifa haberini görmemesi tartışıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan dahi istifa haberiyle ilgili uzun süre konuşmadı. Kulislerde Albayrak’ın Erdoğan’a Türkiye’nin ekonomisiyle ilgili yalan bilgiler verdiği ve Erdoğan’ın kendisinden habersiz Merkez Bankası Başkanını görevden almasına tepki gösterdiği konuşuldu.

Albayrak görevde kaldığı 2 yıl 4 aylık sürede Türkiye halkına her gün daha da ağırlaşan bir maliyet bırakmış oldu.

İronik bir şekilde Naci Ağbal’dan görevi devralan Berat Albayrak, bakanlık koltuğuna oturduğunda 4,53 TL’ye denk gelen 1 dolar, istifa ettiği gün 8,52 TL’ye denk geliyordu.

Ahmet Hakan’ın CNN Türk’teki Tarafsız Bölge programına katılan Albayrak, Hakan’ın “Ben ekonomiden anlayan biri değilim. Dolar yükselince telaşlanıyorum. Eyvah diyorum her şey pahalanacak. Endişelenmeli miyiz?” sorusuna, “Dolarla mı maaş alıyorsunuz? Dolar borcunuz var mı? Dolarla bir işiniz var mı?” yanıtını vermişti.

Koronavirüs ve havada uçuşan paketler

2020’de tüm dünyanın gündemi şüphesiz koronavirüstü. Covid-19 olarak da bilinen virüsün tüm dünyaya yayılması 3 aydan kısa sürdü. Dünya Sağlık Örgütü 11 Şubat’ta Covid-19’u pandemi ilan etti.

İran ve İtalya’da vakaların hızla artmasının ardından Türkiye, 23 Şubat’ta tüm sınır kapılarını kapatıldığını duyurdu. Türkiye’de ilk vaka ise 11 Mart’ta görüldü. İlk koronavirüs kaynaklı ölüm de 17 Mart’ta gerçekleşti.

Koronavirüs kapanmayı da beraberinde getirdi. Turizmden havacılığa, bankacılıktan sanayiye, tiyatrodan yiyecek-içecek sektörüne kadar her alanda ekonomik koşulların kötüleşmesine yol açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Mart’ta Çankaya Köşkü’nde düzenlenen “Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı”nın ardından, 100 milyar liralık “Ekonomik İstikrar Kalkanı”nı paketini açıkladı. Paketle birlikte Kısa Çalışma Ödeneği’nin devreye alındı. Bazı vergilerin ödemeleri 6 ay kadar ertelendi. İç havayolu taşımacılığında 3 ay süreyle KDV oranı, yüzde 18’den yüzde 1’e indirildi.

Son açıklanan verilere göre Kasım itibarıyla, önceki dönemden ödemesi devam edenlerle birlikte 989 bin 337 kişi Kısa Çalışma Ödeneğine başvurdu ve ödeme miktarı şu ana dek 1 milyar 495 milyon 866 bin 866 TL oldu.

Koronavirüs nedeniyle ayrıca işten çıkarmalar yasaklandı fakat işçiler 3 aylığına ücretsiz izne çıkartılabildi. Bu dönemde ücretsiz izne çıkartılanlara devlet günlük sadece 39 TL yani aylık 1170 lira ödeme yaptı. Bu desteğin Nisan- Kasım 2020 döneminde 2 milyon 164 bin 688 kişiye verildiği açıklandı.

Normalleşme adımları ve ucuz kredi

Koronavirüsle birlikte artan ekonomik krize karşı yaz aylarının hemen başında normalleşme adımları atıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 Haziran’daki lokanta, kafe, kıraathane gibi işletmelerin kapanış saatinin 22.00’den 00.00’a uzatıldığını, 18 yaş altı ile ilgili kısıtlamaların kalktığını, sinema, gösteri merkezi ve tiyatro gibi alanların 1 Temmuz’dan itibaren faaliyete başlayacağını duyurdu.

Erdoğan’ın açıklamalarının hemen ardındansa Ziraat, Vakıfbank ve Halkbank müşterilerine düşük faizli konut, binek araç ve tatil kredi paketleri sundu.

Yaşanan ekonomik krize karşı bir nebze olsun piyasanın canlanmasına neden olan düşük faizli krediler bunun yanında konut fiyatlarının ve ikinci el araç fiyatlarının artmasına neden oldu.

Bu dönemde salgın öncesi 70 bin lira olan bir aracın fiyatı 100 bin lirayı geçti. Otomobil pazarlarında ikinci el araç bulmak güçleşirken, koronavirüs nedeniyle ülkeye yeni 0 araç gelmemesi araç fiyatlarının daha da artmasına yol açtı.

Yeni bir YEP

Berat Albayrak’ın istifasından yaklaşık bir buçuk ay kadar önce 2021-2023 dönemine ilişkin enflasyon, istihdam, büyüme, ihracat, cari açık gibi temel makro göstergeleri kapsayan Yeni Ekonomi Programı’nı (YEP) açıkladı.

Program, büyüme hedeflerini 2020 için iyi senaryoda yüzde 0,3 büyüme, kötü senaryoda yüzde 1,5 daralma olarak öngörüyordu. Büyüme hedefleri, 2021 için yüzde 5,8, 2022 ve 2023 için yüzde 5 olarak açıklandı. 

İşsizlik hedefleri ise 2020 için yüzde 13,8, 2021 için yüzde 12,9, 2022 için de yüzde 11,8 seviyesinde belirlendi. 2018 ve 2019’daki hedeflerin hiçbirinin tutturulamaması yeni açıklanan programın inandırıcılığını da etkiledi.

Borsa İstanbul’dan Katar’a pay satılması

Borsa İstanbul’un yüzde 10 hissesinin Katar’a satıltığı Kasım’da en çok konuşulan konulardan biri oldu.

26 Kasım’da gerçekleştirilen toplantıdan Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani 10 anlaşmayla ayrıldı. 

Anlaşma kapsamında Türkiye Varlık Fonu’na ait Borsa İstanbul’un yüzde 10’u Katar Yatırım Otoritesi’ne (QIA) devredildi.

Bununla birlikte anlaşma İstinye Park ve Antalya Liman İşletmeleri’nin Katar’a devredilmesi, iki ülke arasında su yönetimi alanında işbirliği, Katar’ın İstanbul Haliç Altın Boynuz Projesi’ne yapacağı potansiyel yatırım maddeleri kapsıyordu.

Ve asgari ücret…

2021 asgari ücretini belirlemek için toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu Aralık’ta 4 kez toplandı. 28 Aralık’taki son toplantıda asgari ücretin net 2 bin 825 lira 90 kuruş olarak belirlendiği açıklandı. 501 bir liralık bu zamma karşılık 1 Ocak 2020’de 391 dolara karşılık gelen asgari ücret bugün 377 dolara karşılık geliyor.

Türk-İş’in her ay açıkladığı rapora göre Aralık ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 589 TL, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 8 bin 436 TL olarak hesaplandı. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Türkiye 2020'de dış ticarette dijital uygulamalarla Kovid-19'un etkilerine meydan okudu

Ticaret Bakanlığı, 2020’de hayata geçirdiği “Temassız Ticaret”, “Sanal Ticaret Heyeti”, “Sanal Fuar Organizasyonları”, “Kolay İhracat Platformu”, “81 İlde İhracata İlk Adım” projeleriyle Kovid-19 tedbirlerinin dış ticaret üzerindeki etkisini azalttı. Ticaret […]

KOBİ Postası'nı takip ettiğiniz için teşekkür ederiz

ABONE OLUN