OSMAN ÇAKMAK >

Gazetecilik, yalnızca haber yazmak değil; gördüğünü, araştırdığını ve doğruladığını kamuoyuyla paylaşma mesleğidir. Hürriyet Gazetesi’nde Yalçın Bayer’in köşesinde tarasız objektif önemli haber yapan bir çok kişi onun köşesinde konuların önemine göre hep yer buldu. Bir çok süreçte Hürriyet Gazetesinde Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da uygulanan kalkınma politikaları, Kürt-Türk kardeşliği, çözüm süreçleri ve bu süreçlerle ilgili harika görüş öneri ve de çıkarılması gereken dersler oluşturmuştur.

Yalçın Bayer’in, farklı görüşlere yer verdi.  Bugün ise Türk basınının 64 yıllık emektar ismi, yaklaşık 40 yılını geçirdiği Hürriyet Gazetesi’ne veda etti.

Veda yazısı ise ;

“Bir televizyon yöneticisinin, gazetenin yayın yönetmenini aşarak yazılara müdahale etmesi bardağı taşırmıştı.”

Bu cümle, yalnızca kişisel bir kırgınlığın değil; gazetecilik mesleğinin bağımsızlığı açısından üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir uyarının da ifadesidir.

Gazetecilikte eleştirinin sınırı bellidir. Kişilerin özel hayatına, ailelerine ya da kişilik haklarına saldırı olmadığı sürece; siyasetçilerin, bürokratların ve kamu adına görev yapan herkesin icraatlarını sorgulamak gazetecinin en temel sorumluluğudur. Çünkü gazetecilik alkış makamı değil, denetim mekanizmasıdır.

Gerçek olan ise “Şu parti yaşasın, bu parti kahrolsun” anlayışının topluma bir fayda sağlamadığı açıkça görülmektedir. Asıl ihtiyaç duyulan şey; devletin, kurumların ve yöneticilerin daha iyi işlemesi için yapılan yapıcı ama cesur eleştirilerdir.

Belki de üzerinde durulması gereken en önemli soru şudur:

İktidarı desteklediğini söyleyerek yapılan her davranış gerçekten iktidara mı hizmet ediyor, yoksa yanlışların görünmesini engelleyerek daha büyük zararlar mı veriyor?

Bu sorunun cevabını yalnızca siyasetçiler değil, medya yöneticileri de kendi vicdanlarında aramalıdır.

Yalçın Bayer, altmış dört yıllık gazetecilik hayatına on binlerce haber ve yazı sığdırmış, kırk yıl boyunca Türkiye’nin en önemli gazetelerinden birinde köşe yazarlığı yapmış deneyimli bir gazetecidir. Böylesine bir ismin mesleğini tartışmaların gölgesinde noktalamak zorunda kalması, yalnızca bir gazetecinin vedası değil; Türk basını adına üzerinde düşünülmesi gereken bir gelişmedir.

Çünkü tecrübe kolay yetişmiyor.

Fikirlere alan açan, farklı sesleri okuyucuyla buluşturan gazeteciler çoğaldıkça demokrasi güçlenir. Tecrübeli kalemleri kaybetmek ise sadece medya için değil, toplum adına da önemli bir kayıptır.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir yanıt yazın