Yataş Bedding, uykunun önemi konusunda toplumda farkındalık yaratmak amacıyla her biri alanında uzman doktor ve danışmanlardan oluşan Yataş Uyku Kurulu’nu hayata geçiriyor. Yataş Uyku Kurulu uzmanları, kendi uzmanlık alanları çerçevesinde uykunun önemi, uyku-sağlık ilişkisi gibi konularda toplumda bir bilinç oluşturmak için içerikler üretecek. 

Dünya Uyku Günü’nü pandemi sürecinin başından bu yana büyük bir özveriyle mücadele eden ve toplum sağlığı için uykusundan feragat eden Uykusuz Kahramanlara; sağlık çalışanlarına adayan Yataş, 19 Mart Cuma gecesi sağlık çalışanlarına teşekkür etmek ve onlara moral olmak isteyen herkesi, çektiği fotoğrafları #BizDeUyumuyoruz etiketiyle sosyal medyada paylaşmaya çağırıyor.

45 yıldır daha sağlıklı ve kaliteli bir uyku için çalışan Yataş Bedding, 18 Mart Perşembe günü Yataş Grup Kurumsal İletişim Direktörü Selmin Gündoğdu ev sahipliğinde düzenlediği online basın toplantısıyla, uykunun önemi konusunda toplumda farkındalık yaratmak hedefiyle oluşturduğu Yataş Uyku Kurulu’nu tanıttı. Alanında uzman doktor ve danışmanlardan oluşan kurul, toplumu iyi uyku konusunda bilinçlendirmek için etkin bir biçimde çalışacak. Kurulda Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan KaynakUzman Klinik Psikolog Fundem Ece ErdemKulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ayşe Sezim ŞafakDr. Diyetisyen Çağatay Demir ve Bebek Uyku Danışmanı Pınar Sibirsky yer alıyor. 

Yataş Uyku Kurulu Uykunun Önemi Konusunda Farkındalık Yaratmak İçin Çalışacak

Toplantıda bir konuşma yapan Yataş Grup Kurumsal İletişim Direktörü Selmin Gündoğdu, “Yataş olarak sadece ürünlerimizle değil hayata geçirdiğimiz çeşitli projelerle de iyi ve kaliteli bir uyku konusunda farkındalık yaratmaya odaklanıyoruz. Bu çerçevede bu yıl uykunun önemi, uyku-sağlık ilişkisi konusunda toplumda bir bilinç oluşturmaya destek olmak için değerli uzmanların yer aldığı, Yataş Uyku Kurulu adını verdiğimiz bir kurul oluşturduk. Kurulumuzdaki her bir uzmanımız, kendi alanında uyku konusunda içerikler oluşturacak. Biz de bu içerikleri daha geniş kesimlere ulaştırmak için çaba göstereceğiz. Tüketicilerimizden gelen soruları da yine uzmanlarımız danışmanlığında yanıtlayacağız. Aynı şekilde Yataş Grup bünyesinde çalışan tüm arkadaşlarımızı da kapsayacak şekilde yapacağımız etkinliklerle onların da uyku konusundaki bilgilerini bir adım öteye taşıyacağız” dedi. 

Yataş Uyku Kurulu ile herkesin iyi uyku konusunda bilinçlendirilmesine destek vereceklerini söyleyen Gündoğdu, sözlerine şöyle devam etti: “Yataş Uyku Kurulu üyelerimizden Prof. Dr. Hakan Kaynak yıl boyunca nöroloji-uyku ilişkisi, Uzman Klinik Psikolog Fundem Ece Erdem psikoloji-uyku ilişkisi, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ayşe Sezim Şafak Ayşe Sezim Şafak kulak burun boğaz kaynaklı uyku problemleri ve çözüm yolları, Diyetisyen Çağatay Demir beslenmenin uyku üzerindeki etkileri, Bebek Uyku Danışmanı Pınar Sibirsky bebeklerin uyku alışkanlığı edinmesi, uyku sorunları gibi konularda yaptıkları çalışmaları paylaşacak.” 

Yataş Dünya Uyku Günü’nü Sağlık Çalışanlarına Adıyor

Yataş’ın Dünya Uyku Günü’nü Türkiye’de ilk kutlayan markalardan biri olduğunun altını çizen Yataş Grup Kurumsal İletişim Direktörü Selmin Gündoğdu, bu yıl bu özel günde tüm Türkiye’yi uyumamaya çağırdı. Bu yıl Dünya Uyku Günü’nü çok daha anlamlı kılmak istediklerini söyleyen Gündoğdu, “Dünya Uyku Günü’nü pandemi sürecinin başından beri canla başla mücadele eden Uykusuz Kahramanlarımıza, sağlık çalışanlarımıza adıyor, 19 Mart Cuma gecesi tüm Türkiye’yi sağlık çalışanlarımıza teşekkür etmek, onlara moral olmak, yanlarında olduğumuzu anlatmak için uyumamaya çağırıyoruz. Bize katılmak isteyenler 19 Mart Cuma gecesi #BizDeUyumuyoruz filtresini kullanarak çektiği fotoğrafları #BizDeUyumuyoruz etiketiyle sosyal medyada paylaşabilir. Koronavirüs salgınında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının çocuklarına burs vermek amacıyla Türk Eğitim Vakfı tarafından oluşturulan TEV Korona Kahramanlarına Vefa Fonu’na Dünya Uyku Günü vesilesiyle bir bağışta bulunduk. Her paylaşım fona destek için büyük önem taşıyor” dedi.

Yataş Uyku Kurulu Üyelerinden Önemli Bilgiler:

Yatakta çok vakit geçirmek fizyolojik dengeyi etkiliyor

Toplumun çok sık görülen uyku hastalıkları konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını söyleyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Kaynak, pandemi döneminde birçok kişinin uyku bozukluğu yaşadığına dikkat çekti. Prof. Dr. Kaynak, konuya ilişkin şunları söyledi: “Pandemi ile birlikte güneş ışığından uzak; bilgisayar, telefon ve tabletlerin ışığına ise bolca maruz kaldık. Uyumak için bolca zamana sahip olduk. Genellikle beyaz ışıkla yakın temasta olduğumuz için, akşamları giderek daha geç uyumaya başladık. Yatakta veya gün içinde yatar pozisyonda daha fazla zaman geçirdik. Fizyolojik özelliğimiz nedeniyle, yatakta uyanık geçirdiğimiz süre ile uyuduğumuz süre eşit olmadığında, uykularımızı yarısı kadar, uyanıklıklarımızı da 2 misli hissederiz. Örneğin 9 saat yatıp 7 saat uyuyan bir kişi, 2 saat uyanık süreyi 4 saat olarak algılar. 7 saatlik uykusunu da 3-4 saat olarak algılar. Bu durum kişinin uyku kalitesini etkilediği için giderek uykusuzluk yakınmasına neden olur. Beyaz ışık etkisiyle uykusunun saatleri ileri kayan ve uykusunun kalitesi bozulan kişiler uyuyamamaya, gece sık sık uyanmaya, sabahları yorgun kalkmaya başlar.”

Kişinin yaşadığı kaygılar uyku problemlerini artırıyor

Kaygı bozukluğu yaşayanların zihinlerinden geçen düşüncelerin yoğunluğu nedeniyle uykuya geçişlerinin ya çok geç olduğunu ya da kişilerin uykusuz kaldıklarını anlatan Uzman Klinik Psikolog Fundem Ece Erdem, “Kaygı bozukluğu yaşayan bireyler sürekli vücutlarını dinlemeye ve en ufak belirtide dahi endişelenmeye ve o belirtiyi felaketleştirme eğilimine sahiptirler. Bunun sonucunda da uykusuz kalan ya da kalitesiz uyku alan bireyler diğer gün uykusuz kaldıklarından bağışıklık sistemleri de daha zayıflar. Hassasiyetleri daha yüksek ancak tahammülleri daha düşük olacağından kaygı arttıkça uyku problemi artmaya başlar ve bu da yine kaygıyı arttırır. Bu böyle bir kısır döngüdür. Çünkü kaygı kaygıyı doğurur. Uyku problemi yaşayan herkes uzmandan yardım alarak kaygılarını kontrol altına almayı öğrenebilir ve bozulan uyku düzenini geri kazanabilir.”

Uyku apnesi ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir

Toplumda en sık görülen uyku bozukluklarının horlama ve OSAS (tıkayıcı uyku apne sendromu) olduğunu söyleyen Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ayşe Sezim Şafak, şu bilgileri verdi: “Horlama üst solunum yollarından geçen havanın boğaz bölgesinden geçişi sırasında yumuşak dokuların titreşmesi ile oluşan sestir. Uyku esnasında dil kökü, damak ve küçük dilin boğaz ile birleştiği alan bir miktar daralır ve horlama dediğimiz ses çıkar. Horlamanın kişinin yaşamını tehdit eden kazalara neden olup olmadığı, iş verimliliği ve psikososyal işlevselliğini ne kadar etkilediği tespit edilmeli. Uyumayı zorlaştıran faktörlerin başında sigara ve alkol tüketimi, var olan enfeksiyon hastalıkları, kilo alımı, ilaçlar gelir. Başlangıçta dikkat eksikliği, unutkanlık, sinirlilik gibi problemlere yol açan uyku apnesi tedavi edilmediğinde kalp hastalıkları gibi çok ciddi sağlık problemlerine yol açabilir.”

Kilo vermek istiyorsanız iyi uyumalısınız

Daha az ve kalitesiz uykunun obezite riski yarattığına dikkat çeken Dr. Diyetisyen Çağatay Demir, “Uyku süresi kısa olan çocuklarda obezite olasılığı yüzde 89 ve yetişkinlerde ise yüzde 55’tir. Kilo vermeye çalışıyorsanız, kaliteli uyku kesinlikle çok önemlidir. Araştırmalar, uykusuzluk çeken bireylerin daha iştahlı olduğunu ve daha fazla kalori alma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Çünkü kötü uyku iştahı düzenleyen hormonları da etkiliyor. Uyku yoksunluğu, sağlıklı yetişkinlerde 6 gün gibi kısa sürede prediyabete neden olabiliyor. Birçok çalışma, kısa uyku süresi ile Tip2 diyabet arasında güçlü bağlantı olduğunu gösteriyor” dedi.

Yorulan bebekler gece iyi uyuyamaz

Bebekleri uykuya alıştırmak için yapılması gerekenlere değinen Bebek Uyku Danışmanı Pınar Sibirsky ise şunları söyledi: “Bebeğimizin gün içerisinde ve uyku öncesinde rutinlerinin olması, saat kavramı olmadığı için önünü görebilmesini ve kendisini uykuya hazırlamasını sağlar. Her uykudan önce bebeğimizin yaşına uygun rutinler uygulayarak onu rahatlatırsak, uykuya geçişi çok daha kolay olacaktır. Bebeğimizin yaşına uygun uyanık kalabilme sürelerini bilerek onu doğru zamanda yatırmalıyız, çünkü kesintisiz ve kaliteli bir uyku için zamanlama çok önemlidir. Bilinenin aksine, aşırı yorulan veya akşam geç yatırılan bebekler geceleri daha iyi uyumazlar.”