MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, MÜSİAD Şube Genel Kurul programları kapsamında fiziki ve online toplantılarda temaslarda bulunarak iş dünyasının nabzını tutuyor. Başkan Kaan öncülüğünde yurt genelinde gerçekleştirilen ziyaret ve çalışmalarda, üretim gücü, istihdamın korunması ve ekonomik kalkınmaya ilişkin değerlendirmeler ele alınıyor.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, yurt genelinde gerçekleştirilen MÜSİAD Şube Genel Kurulları vesilesiyle farklı bölgelerden MÜSİAD üyesi iş insanlarıyla bir araya geldi. Bu kapsamda Kocaeli-Gebze, Bursa, Elazığ, Malatya ve Manisa’da düzenlenen programlarda üreticilerin taleplerini ve MÜSİAD’ın ekonomik kalkınmaya yönelik adımlarını değerlendiren Başkan Kaan, Denizli, Muğla ve Erzurum’daki Genel Kurul programlarına ise telekonferans yöntemiyle bağlanarak istişarelerini sürdürdü. MÜSİAD Şube Genel Kurul programları kapsamında üretim tesisleri, kamu kurum ve kuruluşlarına da ziyaretlerde bulunan Başkan Kaan, bölgesel iktisadi kalkınmaya ilişkin yakın temaslarını sürdürerek incelemelerde bulundu.

Genel Kurul programları ve gerçekleştirilen ziyaretlere ilişkin İzmir Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi Ertuğrul Gazi Konferans Salonu’nda, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Bedriye Tunçsiper, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Zekeriya Mutlu, İzmir il kamu erkanı, STK temsilcileri, MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri ve MÜSİAD üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen MÜSİAD İzmir Şubesi 23. Olağan Genel Kurulu’nda değerlendirmelerde bulunan MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, “Çoklu Üretim Modeli”nin önemine dikkat çekerek yatırımın sürekliliği ve sürdürülebilirliğini işaret etti.

“ÜRETİMDE HİÇBİR SEKTÖR İHMAL EDİLMEMELİ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Yeni Ekonomi Reform Paketi’ne ilişkin görüşlerini de dile getiren Başkan Kaan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Üretimde, hiçbir sektör ihmal edilmemelidir. Yani tarım ve hayvancılık alanında üretim, sanayi üretimi ve hizmetler sektöründeki üretim, senkronize bir şekilde olmalıdır. Üretim alanlarından bir sektör, kesinlikle bir diğerine feda edilmemelidir. Çoklu Üretim Modeli bunu gerektirir. Ayrıca sadece üretim yetmez. Satışa yönelik üretim modeli üzerine bir planlama içinde olmamız esastır. Yani pazarı ve satışı garantiledikten sonra üretimi yapmak. İç talebi doğru tespit ettikten sonra dış ticaret planlaması yapmak gerekir. Aksi halde dolu depolardan söz ederken ithalat yapmaya başlarsınız. Bu da dış ticaret hadlerinizi olumsuz etkiler. Üretim ve ticaret için yatırımın sürekliliği ve sürdürülebilirliği gerekir. Biz bu uçtan uca sistematiğe, üretim-ticaret ve yatırımın senkronizasyonu dedik. Ve açıklanan Ekonomik Reform Paketinde bu hususlara bizzat dikkat çekilmesi ve bir devlet politikası olarak kayda geçmesi bizleri mutlu etmekte ve bir nebze bu hususta faydamız olması adına da onurlandırmaktadır. Ekonomi Reform Paketi’nde Sayın Cumhurbaşkanımızın bilhassa katma değerli üretim ve markalaşma üzerine vurgu yapması doğru bir eksene girdiğimizin kanıtıdır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, liderimize, bugünün ötesindeki vizyonu için şükranlarımı şahsım ve kurumum adına sunarım.”

“PANDEMİ GELECEĞİN ŞEKİLLENECEĞİ YENİ GÜÇ UNSURLARI OLUŞTURDU”

Pandemi dönemindeki çalışmalara da değinen Başkan Kaan ayrıca, gıda ve tarım güvenliği, yenilenebilir enerji kaynakları ve dönüşen yeni dünyaya yönelik değerlendirmelerde bulundu:

“Ekonomik Reform Paketi hem ana başlıkları hem iktisadi koordinasyonu gerçekleştirmek ve dağınık veriyi toparlamak için oluşturulan kurulları açısından bizleri memnun edici yenilikler barındırmaktadır. Ancak paket aslında sanayicilerin yani bizlerin bu noktadan sonra çok daha aktif ve üretken olması gereken süreci de bizlere göstermektedir. Pandemi bize öyle kavramları hatırlattı ki bunlar geleceğin şekilleneceği yeni güç unsurları oldu: Gıda ve tarım güvenliği, yenilenebilir enerji ve enerji yatırımları, lojistikte yeni hatlar, birleşme ve devralmalar, ekonomi güvenliği, sigorta ve ressürans, akıllı şehirler, yurt dışı alt ve üst yapı yatırımları, üretim üsleri ve yerleşkeleri, ilaç hammadde üretimi, teknik tektil ve daha sayamadığım pek çoğu. Bilhassa Türev enerji kaynakları ve maden yatırımlarının stratejik önemi, yeşil mutabakat konusunda bu alanda oluşacak yeni finansal sistem ve yatırım araçları, daha önce karşılaşmadığımız ama bir an evvel haberdar olup hazırlanacağımız yeni gündemlerdir. Bu kavramlar ne hikmetse tazelenme sürecinde bizim birer komite ismimizdi. O dönem bu kavramları kimse bilmez ve dile getiremezken biz stratejik amaç yapıp komiteler kurduk. O dönem aldığımız eleştirilere cevap olabilir belki aynı başlıkların şimdi ülkemizin reform paketinde yer alması ve yeni dünyanın yeni kaynak ve yatırım yönetim kalemleri haline gelmesi. Elhamdülillah, biz bunları da gördük. Evet, ekonomik açıdan bizi uzun ve meşakatli bir yol bekliyor. Bir ülkenin para gücünü o ülkenin yatırım ve üretim gücü belirler. Türkiye büyük ve güçlü bir ekonomidir. Ve yapısı gereği iktisat biliminin temel yasalarına aykırı durumlar sergiler ve her zorluktan çıkmayı da başarır. Bakınız G20 ülkeleri arasında Çin ve Türkiye dışında büyüme gösteren bir ülke olmadı. Yerli ve milli üretimde kritik pozisyondaki bütün sektörlerimizin kendi kendine yeterlilik politikalarının artırılması ve bilhassa dış ticarete yönelik yeni bir stratejinin belirlenmesi, doğru bir adım olacaktır. Zira Reform Paketinde bu konuların öncelendiği görülmektedir.”

İZMİR BÖLGESEL VE LOJİSTİK MERKEZ KONUMUNDA

Yanı sıra MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, İzmir’in bölgesel ve lojistik önemine vurgu yaptığı konuşmasında şehrin üretim ve ihracat kapasitesine dikkat çekti:

“Çok yönlü bir yapıya sahip olan İzmir ekonomisi; sanayi, tarım, ticaret ve turizme dayanmaktadır. İmalat sanayiinde İstanbul ve Kocaeli’nden sonra üçüncü sırada yer alan İzmir, Türkiye’nin en büyük ihracat limanı konumundadır. Doğal güzellikleri ve tarihi zenginlikleri, kara, demiryolu, hava ve deniz ulaşımı ve yeterli konaklama tesisleri ve alt yapıları ile turizm sektörü her geçen gün gelişmektedir. 2020 yılında Türkiye’nin en çok ihracat yapan illeri arasında 4’üncü sırada yer alan İzmir’in ihracatı, önceki yıla göre %2,4 azalma kaydetmiş olmasına rağmen 9,5 milyar dolar ile güçlü bir performans ortaya koymuştur. Söz konusu ihracatta öne çıkan gruplar ise Kimyevi Maddeler ve Mamulleri, Hazırgiyim ve Konfeksiyon ve Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri olmuştur. Bu dönemde toplam 210 ülkeye mal ve hizmet ihracatı gerçekleştiren İzmir’de; ilk üç sırayı Almanya, ABD ve İngiltere almıştır. İzmir’in, uzun yıllardan bu yana var olan ticaret kültürü ve başarılı üretim ve ihracat performansını korumanın ötesinde her geçen gün daha ileri taşıyabilmek adına çalışıyoruz. Biz MÜSİAD olarak yol arkadaşlarımıza, Türkiye’de 89 nokta ve dünyada 95 ülkede 225 irtibat noktamızla destek oluyoruz. Ve şimdi onları güçlü bir ticaret ve yatırım ağıyla birleştirmek için yepyeni bir yapılandırma hareketini başlatmaktayız. Sağladığı 2 milyon kişilik istihdam ile Türkiye ekonomisine ve milletine faydalı olmak için her gün daha fazla çalışan bu değerli yapıyı bizler, her bir üyemizle bu noktaya getirdik. Bunu, kurum kültürümüz, bilgi birikimimiz ve teşkilatımızdan aldığımız güçle yapıyoruz. Sizler aracılığıyla yurt içi ve yurt dışı bölgelerden edindiğimiz bilgileri işleyerek, önemli bir veri tabanı oluşturuyoruz. Bunun sonucu olarak da iş dünyasına, tüm riskleri, fırsatları ve güncel sorunları ortaya koyan bir tablo sunuyoruz.”

BİLAL SAYGILI YENİDEN MÜSİAD İZMİR BAŞKANI SEÇİLDİ

MÜSİAD İzmir Şubesi 23. Olağan Genel Kurulu neticesinde Bilal Saygılı yeniden seçildi. Genel Kurul konuşmasında İzmir’in gerçekleştirmiş olduğu ihracata dikkat çeken Saygılı, bölgenin gerçekleştiği ihracatın ithalattan daha fazla olduğunu belirtti. Saygılı, ilk kez 2019 yılının Ocak ayında görevi devraldıklarını hatırlatarak, “O gün MÜSİAD İzmir ailesi 22 bin kişiye istihdam sağlıyordu. Arkadaşlarımızın öz verili çalışmalarıyla Mart 2021 rakamıyla 50 bin istihdama ulaştık. Salgın döneminde herkesin işçi çıkarmaya çalıştığı, çalışanlarını ücretsiz izne gönderdiği bir ortamda MÜSİAD İzmir ailesi istihdamını artırmıştır. Ocak 2019’da 900 olan şirket sayısı sayımız bugün itibariyle tam bin 630 şirkete ulaşmıştır. Salgın sürecinde ise 112 yeni üye kazandırdık. Bu yıl 50 yeni üyeyi daha MÜSİAD İzmir ailesine kazandırmak istiyoruz. Bu kapsamda çalışmalarımız devam edecek” dedi. Ekonomi çalışmalarının yanı sıra kültürel çalışmalar da yaptıklarını söyleyen Saygılı, İzmir’in Türk İslam medeniyetinin en önemli şehirlerinden biri olduğunu ifade ederek, “İzmir’in manevi yıldızlarının 1081’den itibaren yer aldığı bir kitap hazırladık. İzmir’in Manevi Yıldızları kitabımız çıktı. Gençlere şehrin gerçek sahiplerini gösterecek önemli bir eserdir. Emeği geçenlerden Allah razı olsun” diye konuştu.