Tekstil sektöründe pandemi sebebiyle birçok global markanın yaşadığı finansal sorunlar, el değiştirme ve ortaklık fırsatlarını beraberinde getiriyor. Sektörde yaşanan bu hareketliliğin Türk tekstil sektörü için fırsat olduğunu vurgulayan İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz “Tekstil sektörümüzün küresel ölçekte kendini ispatlamış çok değerli firmaları var. Ancak sürdürülebilir ihracat hedeflerimiz çerçevesinde bu sayıyı artırmamız gerekiyor. Türk tekstil sektörünün uluslararası firma satın alımları, ortaklıklar ve yeni yatırımlara yönelik girişimci ruhu çok kuvvetli. Global markaların ve tekstil tesislerinin yaşadığı finansal sorunlar, pandemi dönemini fırsata çevirmek isteyen Türk tekstilcileri için önemli olanaklar sunuyor. Sektörümüzün küresel büyüklüğü, köklü dinamikleri ve uluslararası kredibilitesi, firmalarımızın şirket evlilikleri/marka satın alma süreçleri adına kolaylaştırıcı unsurlar olacaktır.” dedi.

Global bir marka yaratmanın uzun süren ve maliyetli bir süreç olduğunu vurgulayan İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz “Pandemi nedeniyle küresel ölçekte birçok tekstil firması şu anda zorlu ekonomik koşullarla baş etmeye çalışıyor. Zorluklarla tek başına mücadele edemeyen firmaların ise bu dönemde el değiştirmesi ya da güç birliği yapmak için arayışa geçmesi bekleniyor. Şu anda birçok firma seçenek olarak ortaya çıkmaya başladı. Bu dönemde küresel tekstil işletmelerinin uygun şartlarda alınabilmesi ve dünya çapında bilinen bir global markaya sahip olma sürecinin bu şekilde kısaltılabilmesi mümkün. Tekstil sektörümüz özellikle teknik tekstillerde son on yılda çok önemli yol kat etti. 2020 yılında 2,7 milyar dolar değerinde teknik tekstil ihracatıyla Cumhuriyet tarihi rekoru kırdık, 2021 yılında ise hedefimiz 3 milyar doları aşmak. Tekstil sektörümüzün toplamında ise 11 milyar dolarlık ihracata ulaşmayı hedefliyoruz. Teknik tekstil sektöründe uluslararası firmalar ile gerçekleştirilecek ortaklıklar ve satın almalar; teknik tekstil sektörümüzün çok kısa sürede 5 milyar dolarlara, toplam tekstil sektörümüzün ise 15 milyar dolarlara ulaşmasını sağlayacaktır. Ayrıca gerçekleştirdiğiniz ortaklık veya satın alma sadece fiziki yatırımızı genişletmekle kalmayacak; aynı zamanda sektörümüze büyük bir know-how transferi sağlayacaktır.” dedi.

“Yeni bir destek mekanizması ile kolektif hareket etmemiz lazım”

Küresel ölçekte gerçekleştirilen satın alımların ve ortaklıkların ihracatçılar açısından pazara giriş avantajı sunacağını belirten Öksüz “Hedef pazarlarımızdaki firmaların bir kısmı finansal sıkıntılar ile karşı karşıya. Devletimizin öncülüğünde birkaç firma bir araya gelerek bu firmaların satın almalarını gerçekleştirebiliriz. Burada en temel konu kolektif hareket etmekten geçiyor. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığımızın oluşturacağı bir teşvik mekanizmasına ve yol göstericiliğine ihtiyaç duyuyoruz. Bunu başarabilirsek hedef pazarlarımıza girişte avantaj elde edebileceğimiz gibi, hedef pazarlardaki dağıtım kanallarında aktif şekilde var olma fırsatı bulacağız. Böylece sürdürülebilir ihracat artışımıza katkı sağlayarak Türk tekstil sektörünün algısını çok daha yukarılara çıkarmış olacağız. ABD, Almanya, İtalya, İngiltere, İspanya gibi hedef pazarlarımız için bu fırsatlar mümkün.” diye konuştu.