ZÜCCACİYECİLER DERNEĞİ (ZÜCDER) BAŞKANI MESUT ÖKSÜZ: 2021 YILINDA SANAL FUARLARIMIZA, ONLİNE B2B VE UR-GE PROJEMİZE DEVAM EDECEĞİZ

KOBİ Postası
  • Kendi şirketiniz ve sektörünüz için 2020 nasıl geçiyor? 2021 yılı hedefleriniz nedir? 2021 yatırım planlarınız ve ihracat hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Küresel salgın ile birlikte daha çok insan evde, hatta mutfakta zaman geçirmeye başladı. Evde kalma süresinin artmasıyla, insanlar evdeki eksiklerin farkına vardı, eskileri göze batmaya başladı. Dışarı çıkamayanlar, evlerinde daha şık sofralar kurar oldu. Sosyal medyada paylaşılan yeni tarifler ve mutfak meydan okumaları ile hiç mutfağa girmemişler dahil herkes, yeni lezzetlerin peşine düştü. Sofra ve mutfak eşyaları, her zamankinden fazla kullanıldığından, çizilen, kırılan, dökülen ürünlerin yenilenme süreci de hızlandı. İşletmelerin sosyal medya reklamlarına ağırlık vermesinin yanında, ürünün internetten daha hızlı alınabildiğini deneyimleyen tüketici, satışların e-ticaret ile hızlanmasında önemli bir rol üstlendi. 2020 yılı Ocak – Şubat aylarında bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,5 artan sofra ve mutfak eşyaları ihracatı, Mart ayında diğer bir çok sektörde olduğu gibi, küresel salgının etkisi ile düşme eğilimi göstermiştir. Pandemi etkilerinin en çok görülmeye başlandığı Nisan ayından bugüne kadar devam eden ekonomideki şiddetli durgunluğa rağmen, 2020 yılı Ocak – Ekim döneminde 3,61 milyar dolar ihracat gerçekleşmiştir. 2020 Ekim ayında ihracat, bir önceki yılın aynı ayına göre %14 artarken, bir önceki aya göre %9 artmıştır. 2020 Ocak – Eylül döneminde bir önceki yıla göre toplam sektör ihracatımız %9,2 azalmışken, Ocak-Ekim ihracatı toplamında azalma %6,7’ye gerilemiştir. Yani Ekim ayı, yıl toplamı ihracatındaki azalmada %2,5’luk bir iyileşme sağlamıştır. Uluslararası standartlara uygun üretilen kaliteli ürünler, ihracatın da artmasında önemli bir rol oynamaktadır. Sektörün ihracattaki büyümesinin temelinde, kaynakların doğru kullanımı, kaliteli üretim, makul fiyat ve zamanında teslimat yer almaktadır. Bu yıl da 2019 yılı gibi 4,6 milyar dolar ihracatla yılı kapatmaya hazırlanıyoruz. Değişen yeni Dünya düzeninde, tüketici tercihlerine göre farklı tasarım ve katma değeri yüksek ürünlerin üretimi ile uluslararası rekabette söz sahibi olmak mümkündür. Küresel aktörlerin içinde sektördeki en büyük rakibimiz, Çin olmasına rağmen, salgın hastalık, özellikle Avrupa ve Amerika pazarının Türkiye’ye yönelmesine neden olmuştur.  Pandemi ile birlikte, evde ve mutfakta artan sürede, eşyalar yenilenirken, insanlar, her şeyi evde kendisi yapmaya başladı. Dışarıdan mümkün olduğunca işlenmiş gıda ürünü almadan, evde kolay üretime imkan veren makinelerin satışı daha da arttı. Daha şık sofralar kurulurken, hayatımızı kolaylaştıran ekmek yapma makinesi, pizza ve kek kalıpları gibi sofra ve mutfak eşyaları talepleri yükseldi. Mutfak eşyalarının yanı sıra, baskül, saç kesme, epilasyon cihazları gibi kişisel bakım ürünleri satış rakamları çok yükseldi. Ancak bunların yükselmesinde en önemli yöntem online kanallar oldu. Dijitalleşmenin ne kadar önemli olduğunu gören firmalar bu konudaki altyapılarını güçlendirdiler. Cadde ve AVM mağazacılığının pandemi döneminde sekteye uğraması neredeyse iç piyasadaki bütün satışları online’a çevirdi. Çünkü evdekal sürecinde tüketici eksiklerini fark edip yenilemelerini oturduğu yerden dijital platformlardan gerçekleştirdi. 2021 yılında da sanal fuarlarımıza, online B2B ve UR-GE projemize devam edeceğiz.

  • 2023 yılına dönük yatırım planlarınız, hedefleriniz ve öngörüleriniz nedir?

Katma değeri yüksek ve yenilikçi ürünler, tüketicilerin satın alma davranışlarında fiyatı göz ardı etmelerine neden olmaktadır. 2019 Ocak – Ekim döneminde kg başı birim fiyat 3,45 dolar iken 2020 yılı aynı döneminde 3,35 dolar seviyesine gerilemiştir. Ancak ülkemizdeki ortalama kg birim fiyatın 1,37 dolar olduğuna bakılırsa sektörümüzdeki değerler oldukça iyidir. Hedef ihracat kg birim fiyatımızı 2 yıl içinde 4 dolarlar seviyesine çıkartmak, 5 yılda da 5 dolarları geçmektir. Bizim amacımız dünyanın markalaşan Türk züccaciye sektörünü, ihracatta da ilk 3 ülke arasına sokabilmektir. Bizler ihracatın artırılması, sanayinin gelişmesi için ithalatın yasaklanması veya kısıtlanması değil, ihracatın daha fazla teşvik edilmesi, üreticinin sorunlarının giderilmesi, enerji, finans, işçilik maliyetlerinin düzeltilmesi ile üreticinin daha güçlü hale getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle de bizim sektörümüzde yoğun bir şekilde kullanılmakta olan ve sadece ihtiyacın 1/3’ünün ülkemizde üretilebildiği paslanmaz çelik hammaddesi üzerindeki %17’lik ek gümrük vergisi ile %85 oranında yurt dışından ithal edilen plastik hammaddesi üzerindeki %6,5’lik ek gümrük vergisi maliyetleri arttırarak bu hammaddeler ile yapılan ve ihraç edilen ürünlerde dünya ile rekabet gücümüzü oldukça zayıflatmaktadır. Ülkemizde üretimleri yetersiz olan bu tarz hammaddeler üzerindeki vergilerin kesinlikte kaldırılması suretiyle sanayicimizin daha rahat rekabet edebilmesinin sağlanması gerektiği düşüncesindeyiz. Veya ivedilikle bu hammaddelerin üretimlerini artırıcı yatırımlar yapılması yoluna gidilmelidir. Bunların haricinde sektörümüzdeki KDV’nin %18’den 8’e düşürülmesi, elektrikli ev aletlerindeki ÖTV’nin kaldırılması sektörün büyümesi, gelişmesi ve rekabet gücünün artması açısından gerçekleştirilmesi gereken işlemlerdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

DIZAYNVIP GROUP YÖNETİM BAŞKANI ERBAKAN MALKOÇ: YAPAY ZEKA TEKNOLOJİSİNDE ÖNEMLİ BİR YOL KAT ETTİK

Kendi şirketiniz ve sektörünüz için 2020 nasıl geçiyor? 2021 yılı hedefleriniz nedir? 2021 yatırım planlarınız ve ihracat hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Otomobil sektörü açısından 2020 ÖTV zamlarının gündeme geldiği, […]

KOBİ Postası'nı takip ettiğiniz için teşekkür ederiz

ABONE OLUN