DENİZ YANIKTAŞ >> PR Basın ve Halkla İlişkiler, genç kadrosuyla yıllara dayanan deneyimini harmanlayarak yol alıyor. Kuruluşundan bu yana hizmet verdiğimiz müşterileriyle karşılıklı güven esasına dayanan ilişkisi sayesinde birlikte pek çok başarılı çalışmalara imza atan ajans, danışmanlığını yaptığı kurumun, kurumsal iletişim, sponsorluk yönetimi, pazarlama iletişimi, iç iletişim, medya ilişkileri yönetimi, lider iletişimi, kriz iletişimi ve etkinlik yönetimi gibi ihtiyaç duyduğu tüm hizmetlere cevap veriyor. Ajans, gıda, tekstil, konfeksiyon, otomotiv, maden, demir-çelik, demir dışı metaller, otomotiv yan sanayisi, turizm gibi sektörlere ve araştırma şirketlerine hizmet sunuyor.

Marka güvendir

PR Basın ve Halkla İlişkiler Ajans Başkanı Kerim Sallancı, ?Marka, güvendir. Satış sonrası hizmete önem vermeniz, ürününüzün arkasında durmanız lazım? diyor. Çalıştığı firmaları titizlikle seçtiklerini vurgulayan Kerim Sallancı aklına yatmayan kuruluşla çalışmıyor ve iddialı; ?Bazı kurumlar geliyor, bizim şu ürünümüzü tanıtın. Hiç tanımıyorsak, bu ürünün çevreye zararı var mı, yok mu? Sizin iyi, doğru demeniz yeterli değil. Firmanın markasının veya ürünün çevreye, kişiye zararı, bir aksaklığı var mı? Kişi, kurum kimdir, nedir, nasıl bilinir? Ne yapmak istiyor? Bunlar önemlidir. Eğer dürüst, doğru bir kurum, kişi, ürün veya hizmet değilse ve biz onunla çalışırsak benim işimi bırakıp köyüme geri dönmem gerekir. Ürün ithalse diyorum ki altyapını oluşturdun mu? Soruyoruz, örneğin getirdin bir otomobil, 3 gün sonra yedek parçan, servisin yok, ne olacak? Otomobilse yedek parça servislerin var mı, altyapını oluşturdun mu, ürünün devamı gelecek mi vs. her şeyi sorguluyoruz. Çünkü 30 senedir gazetecilik yapıyorum. Aslında bunda bizim bir sorumluluğumuz yok ama dolaylı yoldan bizim sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz. Çünkü insanlar bizim haberimize bakıp, bu iyidir diye düşünüp satın alabilir, bunun bir yükümlülüğü var. İnanmadığımız işi yapmıyoruz.? Gazetecilerin ve ekonomi şeflerinin çoğuyla yıllara dayanan arkadaşlıkları, dostlukları bulunduğunu vurgulayan Sallancı, ?30 yıl az bir zaman değil. Çalıştığım kuruluşa rahatlıkla gidip beni, nasıl iş yaptığımı istediği gazeteciden sorup öğrenebileceğini söylerim? diyor. Sallancı, her sektörden bir firmayla çalışmayı ilke edindiklerini söylüyor.

PR Basın ve Halkla İlişkiler?in asıl işi; basın danışmanlığı

Marmara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu?ndan 1982 yılında mezun olan Kerim Sallancı, okulu henüz bitirmeden gazetecilik yaşamına ilk adımı İzmir Ticaret Gazetesi?nin İstanbul bürosunda atar. 5 yıl sonra Tercüman Gazetesi Ekonomi Bölümü?nde çalışmaya devam eder. Sallancı halkla ilişkiler alanına ise 1992 yılında Beze Halkla İlişkiler?de adım atar. Aynı yıl Yalçın Şimşek ve Murat Alpgüven PR Basın ve Halkla İlişkiler?in temellerini atar. 1993 yılına gelindiğinde resmi olarak Gayrettepe?de kurulan ajansın 3. ortağı ise Kerim Sallancı olur. Bir yıl sonra Yalçın Şimşek gazeteciliğe dönmüş, Murat Alpgüven ortaklıktan ayrılmıştır. Sonrasında ilk müşterileri Perpa?nın daveti ve ısrarıyla Perpa?ya yerleştiklerini anlatan Kerim Sallancı, ?Geçici olarak, biraz da müşterimizi kırmamak için buraya gelmiştik. Ama 18 yıldır buradayız ve Perpa?ya hizmet vermeye devam ediyoruz? diyor. Yaptıkları işi; ?basın danışmanlığı? olarak tanımlayan Sallancı, şunları söylüyor: ?PR Basın ve Halkla İlişkiler, kurumların ve şirketlerin, kamuoyunda kendilerini daha güçlü bir şekilde ifade edebilmeleri açısından entegre iletişim anlayışıyla medyayla sürekli bir iletişimin gerekliliğine inanır. Bu nedenle müşteri çıkarlarının yanı sıra yaratacağı toplumsal faydalar nedeniyle de en geniş kamuoyu tarafından paylaşımı sağlayacak, gerçek ve habersel değeri bulunan aktiviteler, bilgilendirmeler ve görüş aktarmaya yönelik basın toplantıları organize eder. Kurumsal imajın korunması, gelişmesi ve en geniş kamuoyuyla iletişim kurulabilmesinin en iyi yöntemi; düzeyli, karşılıklı fayda yaratıcı, periyodik ve pozitif medya ilişkileridir ve bunun sağlanması için klasik ?halkla ilişkiler? kavramının yanında ?basın danışmanlığı? da yapmaktadır. Bu çerçevede öncelikle karşılıklı görüşmeler çerçevesinde kurumsal iletişim stratejisi hazırlanır ve bütün çalışmalar buna göre yürütülür.?

Gazeteci bakış açısı

Kerim Sallancı, kurumların bir etkinliği basında yer almak için yaptıklarını vurgulayarak, bu nedenle kendilerine bir konu geldiği zaman gazeteci bakış açısıyla durumu değerlendirdiklerini anlatıyor: ?Ben olsam bu haberi çöpe atarım diyorum, ?Niye?? diyorlar. Konuyu alıp nasıl haber olur, nasıl daha ek bilgiler konursa gazeteci bu haberle ilgilenir, ona göre yazıyoruz. Basın bültenlerimiz reklam içerikli, övücü sözcüklerle dolu olmaz, haber ajansı tekniğiyle haberi yazdırır öyle servis ederiz. Bilgiyi veririz, onlar seçsinler, çoğu zaman, olduğu gibi bültenlerimizi kullananlar da oluyor. Basın toplantılarımız da o şekilde oluyor. Gazetecilerin yöneltebileceği sorulara ilişkin hazırlığımızı önceden yaparız. Teknik konularda bütün detaylarına kadar verdiğimiz bilgiler tam olsun istiyoruz.?

Basın toplantısında açığa düşmemek?

Sallancı, basın toplantısı öncesinde müşterilerine şu bilgileri veriyor: ?Her şeyi bilmek zorunda değilsiniz, bilmediğinizde ?bilmiyorum? diyebilirsiniz. Kaçamak cevap vermeyin, gazeteciye ?zaten bunu bilmiyor musun?? gibi tavırlar içine girmeyin. Sizin bildiğinizi herkes bilmek zorunda değil, örneğin siz mermer konusunda uzmansınız ama ben mermerin nasıl yapıldığını bilmem o zaman siz bunun nasıl yapıldığı sorulursa anlatacaksınız. Yatırımınızın miktarını, çalışan sayınızı doğru söylemelisiniz ve yalnızca yapabileceklerini söyleyin. Gazeteciye karşı, samimi ve dürüst olun.?

Müşteri memnuniyeti görecelidir?

Müşterilerine dolaylı olarak medya eğitimi verdiklerini kaydeden Sallancı, çoğu kurumun PR Basın ve Halkla İlişkiler ile ilk kez basın danışmanlığı hizmeti almaya başladığından, bunun avantajları ve dezavantajları bulunduğundan sözediyor:

?Çoğu kurum bizimle ilk defa çalışmaya başladı, bunun avantajını da dezavantajını da gördüm. Dezavantajı, böyle bir ajansla çalışmayı bilmiyor olmaları. Ölçüyü, hangi konunun önemli olup olmadığını bilmiyorlar. Bu böyledir diye düşünüyor, iyisini de kötüsünü kavrayamıyor. Daha önce başka ajanslarla çalışan kurumlarla daha rahat çalışıyoruz, çok daha fazla memnun kalıyorlar. Çünkü daha önceki çalıştıkları kurumları kıyaslıyorlar, hatta benimle çalışıp bir süre ara verip tekrar gelen firmalarla daha iyi diyaloglarımız oluyor. Ama hizmet sektöründe memnuniyet çok göreceli bir durum.?  Kerim Sallancı?nın birlikte çalışarak büyüdüğü birçok firma da olmuş. Örneğin Skoda. Sürekli magazin işi yapamayacağını söyleyen Sallancı, ilk başladığı yıllarda Sümerbank defilelerine de imza atmış. Yine de asıl ilgi alanı; ekonomi.

Düzenledikleri basın toplantısı ve organizasyonlarda da hakkaniyete büyük önem verdiklerinin altını çiziyor: ?Örneğin bazı kuruluşların basın gezilerinde bazı gazetecileri şuraya götür, buraya götürme anlayışına karşıyım. Gazeteciyi Adıyaman?a çağır, sonra Paris?e götürme. Buna kesinlikle karşı çıkıyorum. Moskova?da bir Turguality tanıtım toplantısı vardı, 31 kişi götürdük, bence bu sayı azdı bile.?

O gün Özal ölmüşse siz haber olamazsınız

Haberin garantisi olmayacağını her çalıştığı müşterisine özellikle söylediğinin altını çizen Kerim Sallancı, gazetecinin çok yoğun çalıştığını da göz ardı etmiyor:

?Sektörde eleman sıkıntısı çok. Olayı muhabir kendi izleyemese de biz gönderdiğimiz basın bültenini onun değerlendirebileceği gibi hazırlıyoruz.? Bazı müşterileri düzenledikleri basın toplantısında, ?Kaç gazeteci gelecek, haberimiz çıkacak mı?? diye panik yaptığında Sallancı?nın yanıtı çok basit oluyor: ?Sıfır gazeteci gelecek, hiç haberin çıkmayacak.? Çünkü Sallancı?nın da deyimiyle ?Haberin garantisi olmaz.? Buna ilişkin Sallancı?nın ilginç de bir anısı var. İlk müşterilerinden olan TOBB?un hazırladığı ekonomi raporu basına servis edilecektir. Amborgolu biçimde Cuma gününden haberi tüm basın kuruluşlarına Pazar günü yayınlanacak şekilde gönderen Sallancı?nın beklentisi o gün, gazeteler dahil tüm basın kuruluşlarında haberin yayınlanmasıdır. Ancak 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ölmüştür ve bütün manşetlerde bu haber vardır. Sallancı?nın servis ettiği haberse yalnızca erken baskı yapan gazeteler ve aylık yayın yapan ekonomi dergilerinde yer alabilmiştir.?

Başarı, sonuçla ölçülür

Yapılan işin başarısının sonuçla ölçüleceğini aktaran Sallancı, haberin nerede, ne kadar yayınladığı, verilen yerin doğru olması ve mesajın doğru algılanmasının başarı kritelerleri arasında yer aldığını açıklıyor. Sallancı yaptıkları başarılı çalışmaların diğer çalışmalarına da vesile olduğunu anlatıyor. Tekstilkent?e düzenledikleri Cumhurbaşkanı?nın da katıldığı bir temel atma töreninin ardından Giyimkent?ten de benzer bir talep gelir. Ancak toplantı öncesindeki gece, fırtına, yağmur, tüm hazırlıkları mahveder. Sallancı hemen devreye girer; sakince işi halledeceğini söyler, oysa kendi de çok endişelidir. Yine de sakinliğini koruyarak bu işin de altından başarıyla kalkar.

KOBİ?ler, yaptığı işin en iyisini yapmalı

KOBİ?lere verilen desteklerin çoğaldığını anımsatan Sallancı?nın onlara önerileri ise şöyle: ?Yaptığınız işi en iyisini yapması lazım. Örneğin cıvata mı üretiyor, bunun en iyisini üretmeli, sektörünün en iyisi olmak için çalışmalı, dünyayı araştırması, mevcutta KOBİ?lere verilen hizmetlerden, desteklerden yararlanmayı bilmesi lazım. Büyümeye yönelik olmalı. Kendilerini ilgilendiren yayınları örneğin KobiEfor?u iyi takip etmeliler.?

Her zaman gazete

Kerim Sallancı?ya göre internet ve televizyon hızla büyüyen haber mecraları olsa da gelecekte de gazeteler geçerliliğini ve güncelliğini koruyacak: ?Televizyon izlersiniz, biter. Gazetecilerin de dediği gibi televizyon haberciliği suya yazı yazmaktır. İnternet büyük bir nimet ama güvenirlilik burada çok önemli. Yazılı medya ise güncelliğini korur.? Sallancı?nın en beğendiği kampanyalardan biri ise SÜTAŞ?ın kampanyası. Sosyal sorumluluk kampanyalarının gereğine inanan Sallancı, özendirici; süt, su, kardelenlerin eğitimi ve caydırıcı; sigarayla savaş kampanyalarının yapılması gerektiğini düşünüyor.

PR Basın ve Halklar İlişkiler?in müşterileri

(TİM) Türkiye İhracatçılar Meclisi, Orka Group Damat ADV Tween, CNR Holding, (TAYSAD) Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği, (İTHİB) İstanbul Tekstil Hammadde İhracatçıları Birliği, (İHİB) İstanbul Halı İhracatçıları Birliği, (İMİB) İstanbul Maden İhracatçıları Birliği, (ÇİB) Çelik İhracatçıları Birliği, (İMMİB) İstanbul Maden ve Metaller İhracatçıları Birliği, (İDDMİB) İstanbul Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, (İÇDAŞ) Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş., (AKİB) Akdeniz İhracatçıları Birlikleri, (UİB)Uludağ İhracatçıları Birliği, (UTİB)Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği, (USMMİB) Uludağ Sebze ve Meyve Mamulleri İhracatçıları Birliği, (UYMSİB) Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, (OİB) Otomobil İhracatçıları Birliği, Ela Quality Resort Hotel, Sarsılamaz Silah Sanayi, Star Towers, ÖZ-AK Tekstil, Perpa Ticaret Merkezi, Barem Research

(KobiEfor)