Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 60 bin esnaf ve sanatkar ile bunların 120 bin kefillerinin, kredi kefalet kooperatiflerine olan 490 milyon lirayı bulan anapara borçlarının yeniden yapılandırılacağını, 215 milyon lira gecikme cezası borcunun da silinmesine imkan sağlanacağını bildirdi.

Sanayi Ticaret Bakanı Nihat Ergün, esnaf ve sanatkarların kredi kefalet kooperatiflerine olan borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak bakanlıkta basın toplantısı düzenledi.

Ergün, esnafın kamuya olan borçlarını yeniden yapılandırıldığını, kooperatiflere olan borçların da yapılandırılarak, yeni bir temiz sayfa açıp esnafın 2011 yılına bu moral ve enerjiyle devam etmesini istediklerini kaydetti. Yapılan düzenleme ile birlikte kredi borcu 2011 yılından önce kooperatif takibine intikal eden ortakların 15 Nisan 2011 tarihine kadar başvurmaları halinde bu yeniden yapılandırmadan faydalanacaklarını belirten Ergün, bu çerçevede kredi borcu ana para tutarının 3’te birini peşin, kalanını ise peşin ödemeden sonraki 2 ay içinde 2 taksit halinde ödeyecek ortaklardan gecikme faizi tahsil edilmeyeceğini bildirdi.

Bakan Ergün, borcun yıl sonuna kadar taksitlendirilmesi talep edilirse, borcun takibe intikal ettiği tarihten başvurunun yapıldığı tarihe kadar yılık yüzde 5 gecikme faizi uygulanacağını ve tespit edilen toplam borcun yıl sonuna kadar faizsiz olarak taksitlendirileceğini kaydetti.

Ergün, borcun 24 aya kadar taksitlendirilmesinin talep edilmesi halinde ise borcun takibe intikal ettiği tarihten başvurunun yapıldığı tarihe kadar yıllık yüzde 12 gecikme faizi uygulanacağını ve tespit edilen toplam borcun 24 aya kadar faizsiz olarak taksitlendirileceğini açıkladı.

Böylece 60 bin esnaf ve sanatkar ile bunların 120 bin kefillerinin kredi kefalet kooperatiflerine olan 490 milyon lirayı bulan anapara borçlarının yeniden yapılandırılacağını belirten Ergün, 215 milyon lira gecikme cezası borcunun da silinmesine imkan sağlanacağını söyledi.

Esnaf ve sanatkarın borçları yeniden yapılandırılıyor

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ”2002 sonunda 402 kooperatif kredi kullandırabilirken, bugün bu sayı 757’ye ulaşmıştır. 2002 yılı sonu itibariyle 63 bin 520 esnaf ve sanatkarın kullandığı kredi tutarı 154 milyon lira iken, bugün itibariyle 234 bin 680 esnaf ve sanatkar, yaklaşık 4 milyar lira kredi kullanmıştır” dedi.

Ergün, 74 milyonluk Türkiye nüfusunun tamamına hitap eden bir Bakanlık olarak, kooperatifler aracılığıyla çok geniş bir kesime hizmet sunduklarını kaydetti. Ergün, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri aracılığıyla yürüttükleri önemli hizmetler ile kooperatif ortaklarının borçlarını yapılandırılmasıyla ilgili yeni bir çalışmayı paylaşmak istediğini bildirdi.

Kooperatifçiliğin, bir amaca ulaşmak için ekonomik ve sosyal imkanların yardımlaşma, dayanışma ve kefalet suretiyle bir araya getirilmesinden oluşan bir ortaklık türü olduğunu belirten Ergün, dayanışma ve topluma hizmet etme anlayışının etrafında teşekkül eden kooperatiflerin, bireylerin ve toplumun ekonomik, sosyal ve demokratik gelişimi açısından önemli bir fonksiyon icra ettiğini kaydetti. Ergün, üretimden, tüketime, pazarlamadan taşımacılığa, eğitimden krediye kadar çok geniş bir alanda faaliyet gösteren kooperatiflerin, bazı alan ve sektörlerde ciddi bir payı ve ağırlıkları bulunduğunu söyledi.

Esnaf ve sanatkarların, gelir düzeylerinin düşüklüğü ve teminat vermedeki yetersizliklerden dolayı kredi kaynaklarına erişim konusunda sıkıntılar yaşadığını işaret eden Ergün, bu sıkıntıların aşılabilmesi için esnaf ve sanatkarlara, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi kurabilme imkanı sağlandığını hatırlattı.

Esnafın para ve emeklerini birleştirerek kurdukları bu kooperatiflerin, yine esnafın ortak teminat ve kredi ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamadığını ifade eden Ergün, 2010 yılında, bu kooperatiflerin daha etkin çalışmaları amacıyla önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini,  bu kapsamda ihtiyaç duyulan yerlerde kooperatif kurulabilmesi için yeni bir düzenleme yaparak, yeni bir örnek ana sözleşme hazırlayarak uygulamaya koyduklarını söyledi.

Bugün itibariyle Türkiye’nin her tarafında kurulan 931 kredi ve kefalet kooperatifinin, yaklaşık 2 milyon esnaf ve sanatkara hizmet sunduğunu, bu kooperatiflerin, çalışmalarını Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Merkez Birliği’nin (TESKOMB) çatısı altında sürdürdüklerini kaydeden Ergün, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerinin kefaletiyle, esnaf ve sanatkarların, Türkiye Halk Bankası kaynaklarından düşük faizli kredi kullanabildiklerini hatırlattı.

Esnaf ve sanatkar 4 milyar lira kredi kullandı

Hükümet olarak, ekonomik ve sosyal hayatın temel direklerinden olan esnaf ve sanatkara her zaman büyük önem verdiklerini, bunun en önemli kanıtlarından birisinin de esnaf ve sanatkarların kullandıkları Halk Bankası kredilerinin şartlarındaki iyileşmeler olduğunu belirten Ergün, şunları kaydetti:

”2002 yılında, esnaf ve sanatkârlarımız yüzde 59 faiz oranıyla kredi kullanıyor, bunun yüzde 12’sini hazine karşılıyordu. Bu dönemde ise hazine, faiz oranlarının yüzde 50’sini karşılamaya başlamış, faiz oranlarının da indirilmesiyle birlikte, kredi şartlarında muazzam bir iyileşme yaşanmıştır. 2002 yılında fiili olarak yüzde 47 faizle kredi kullanan esnaf ve sanatkarlarımız, bugün bir yıldan kısa kredilerde sadece yüzde 5, bir yıldan uzun kredilerde ise sadece yüzde 6 faizle kredi kullanabilmektedir. Sadece faiz oranlarını düşürmekle kalmadık, kredi üst limitlerini de 5 bin liradan 100 bin liraya çıkardık; zira 5 bin lira gibi küçük rakamların, herhangi bir derde derman olmayacağını biliyoruz. Bütün bunlara ilaveten, 2002 yılında esnaf ve sanatkarlara kullandırılan kredilerden yüzde 19 oranında kesinti yapılırken, bugün bu oran yüzde 3,5 düzeyine inmiştir.

Bütün bu adımların esnaf ve sanatkarlarımızca da benimsendiğini, kredilerdeki gelişmelerden de anlayabiliyoruz. 2002 sonunda 402 kooperatif kredi kullandırabilirken, bugün bu sayı 757’ye ulaşmıştır. 2002 yılı sonu itibariyle 63 bin 520 esnaf ve sanatkarın kullandığı kredi tutarı 154 milyon lira iken, bugün itibariyle 234 bin 680 esnaf ve sanatkar, yaklaşık 4 milyar lira kredi kullanmıştır.

Bir başka ifadeyle, kredi kullanan esnaf ve sanatkar sayısı 4 katına, kredi miktarı ise 26 katına çıkmıştır. Her yıl, merkezi bütçeye esnaf ve sanatkarlarımıza kullandırılacak kredilerin faiz maliyetlerini karşılamak için ödenek ayırıyoruz. 2011 bütçesi için 327 milyon lira ödenek ayırdığımız düşünürsek, bu yıl Halk Bankası’nın oluşturacağı potansiyel kredi hacmi, 6,5 milyar Lira gibi çok ciddi bir rakama ulaşabilecektir.”

?Esnafımız 2011 yılına yeni bir moral ve enerjiyle devam edecek”

Son Torba Kanunla birlikte, kamuya olan borçların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili çok önemli bir düzenleme yaptıklarını, sahte belge üretmekten kaynaklanan cezalar gibi birkaç istisna dışında kamuya olan bütün borçları yeniden yapılandıran bu düzenlemeye, vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Ergün, bu düzenlemeden sonra, kredi ve kefalet kooperatifleri ortaklarında da, kooperatif takibindeki borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin yoğun bir beklenti oluştuğuna dikkat çekti.

Bu durum karşısında TESKOMB’un, kooperatif takibine intikal etmiş ortak borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik bir çalışma yaparak Sanayi ve Ticaret Bakanlığından görüş istediğini belirten Ergün, ”Biz de birliğin bu talebini olumlu değerlendirdik, TESKOMB’a esnaf ve sanatkarlar için önemli bir rahatlama sağlayacak bu düzenlemenin bir an önce yapılmasını önerdik. Esnafın kamuya olan borçları yapılandırılıyor, kooperatiflere olan borçlar da yapılansın, yeni bir temiz sayfa açılsın, esnafımız 2011 yılına, yeni bir moral ve enerjiyle devam etsin istedik” dedi.

Yapılan düzenlemeyle birlikte, kredi borcu 2011 yılından önce kooperatif takibine intikal eden ortakların, 15 Nisan 2011 tarihine kadar başvurmaları halinde, yeniden yapılandırmadan faydalanabileceklerini belirten Ergün, bu çerçevede kredi borcu anapara tutarının üçte birini peşin, kalanını ise peşin ödemeden sonraki iki ay içinde iki taksitte ödeyecek ortaklardan gecikme faizi tahsil edilmeyeceğini bildirdi.

Borcun yıl sonuna kadar taksitlendirilmesi talep edilirse, borcun takibe intikal ettiği tarihten başvurunun yapıldığı tarihe kadar yıllık yüzde 5 gecikme faizi uygulanacağını ve tespit edilen toplam borcun, yıl sonuna kadar faizsiz olarak taksitlendirileceğini belirten Ergün, borcun 24 aya kadar taksitlendirilmesinin talep edilmesi halinde ise borcun takibe intikal ettiği tarihten başvurunun yapıldığı tarihe kadar yıllık yüzde 12 gecikme faizi uygulanacağını ve tespit edilen toplam borcun 24 aya kadar faizsiz olarak taksitlendirileceğini anlattı. Ergün, böylece 60 bin esnaf ve sanatkar ile bunların 120 bin kefillerinin 490 milyon lirayı bulan anapara borçlarının yeniden yapılandırılmasına, 215 milyon lira gecikme cezası borcunun da silinmesine imkan sağlanacağını bildirdi. Ergün, böylece esnaf ve sanatkarların ev ve işyerleri üzerindeki ipoteklerden de kurtulacağını söyledi.

Borç yapılandırılmasına ilişkin üç örnek

Bakan Ergün’ün toplantıda açıkladığı üç seçenekli borç yapılandırılmasıyla ilgili bakanlık tarafından şu üç örnek verildi.

Borç Tutarı: 10.000- TL

Takip Tarihi : 01.01.2006

1-KREDİ BORCUNUN ÜÇTE BİRİNİN PEŞİN, KALANIN İKİ TAKSİTTE ÖDENMESİ DURUMU:

Gecikme faizi uygulanmayacak sadece anapara tahsil edilecek.

Başvuru esnasında ödenecek tutar: 10,000 / 3 = 3334 TL.

Takip eden ilk ay 1 taksit tutarı: 10,000 / 3 = 3333 TL.

Takip eden ikinci 2. taksit tutarı : 10,000 /3 = 3333 TL.

Borç yapılandırılmamış olsaydı ödenmesi gereken tutar:

Son 5 yıl içerisin uygulanan gecikme faiz oranı ortalaması yaklaşık yüzde 40 olduğundan

Gecikme faiz tutarı: 20,800 ?TL

Anapara 10,000

Toplam 30,800- TL olacaktı

Bu duruma Esnaf ve sanatkar 20,800 TL borçtan kurtulmuş oluyor

2- KREDİ BORCUNUN 2011 YILI SONUNA KADAR TAKSİTLENDİRİLMESİ DURUMUNDA:

Gecikme faiz oranı yüzde 5’ten hesaplanacak (basit faiz)

Anapara tutarı: 10,000- TL

Takip Başlangıç tarihi 01.01.2006

Başvuru tarihi : 22.03.2011 (bugün başvurduğunu dikkate alınıyor)

Gecikme gün sayısı : 1880

Gecikme faiz tutarı: 1880/360 x 0.05 x10,000= 2.620- TL

Toplam Borç Tutarı: 10,000 2620 = 12,620 TL

Taksit Sayısı sayısı 9

Taksit Tutarı : 1402 TL

Borç yapılandırılmamış olsaydı ödenmesi gereken tutar:

Son 5 yıl içerisin uygulanan gecikme faiz oranı ortalaması yaklaşık yüzde 40 olduğundan

Gecikme faiz tutarı: 20,800 ?TL

Anapara 10,000

Toplam 30,800- TL olacaktı

Bu duruma Esnaf ve sanatkar gecikme faizinin 18,180 TL’sinden kurtulmuş olacak.

3- KREDİ BORCUNUN 24 AY TAKSİTLENDİRİLMESİ DURUMUNDA:

Gecikme faiz oranı yüzde 12’den hesaplanacak (basit faiz)

Anapara tutarı: 10,000- TL

Takip Başlangıç tarihi 01.01.2006

Başvuru tarihi : 22.03.2011 (bugün başvurduğunu dikkate alınıyor)

Gecikme gün sayısı : 1880

Gecikme faiz tutarı: 1880/360 x 0.12 x10,000= 6,240- TL

Toplam Borç Tutarı: 10,000 6,240 = 16,240 TL

Taksit Sayısı 24

Taksit Tutarı : 677 TL

Borç yapılandırılmamış olsaydı ödenmesi gereken tutar:

Son 5 yıl içerisin uygulanan gecikme faiz oranı ortalaması yaklaşık yüzde 40 olduğundan

Gecikme faiz tutarı: 20,800 ?TL

Anapara 10,000

Toplam 30,800- TL olacaktı

Bu duruma Esnaf ve sanatkar gecikme faizinin 14,560 TL’sinden kurtulmuş olacak.

Sorulara cevaplar

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, bugün açıkladıkları düzenleme çerçevesinde kredi kefalet kooperatiflerine olan borçlarını yeniden yapılandıracak esnaf ve sanatkarların 2 defa üst üste taksitlerini ödememeleri halinde yeniden yapılandırmanın iptal edileceğini bildirdi.

Bakan Ergün, esnaf ve sanatkarların kredi kefalet kooperatiflerine olan borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeyi açıkladığı basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Ergün, taksit atlatma imkanı olup olmadığını ve son başvuru tarihi olan 15 Nisan itibariyle hemen ödemelerin başlayıp başlamayacağının sorulması üzerine, 2 taksitin üst üste ödenmemesi durumunda yeniden yapılandırmanın iptal edileceğini ve ödemelerin de başvuruyla beraber başlayacağını söyledi.

Yeniden yapılandırılacak borçlarda geriye dönük her hangi bir tarih olup olmadığının sorulmasına karşılık da Ergün, bir başlangıç tarihinin söz konusu olmadığını, geçmişten gelen ve 31 Aralık 2010 tarihine kadar olan tüm borçların kapsandığını ifade etti.

Söz konusu yeniden yapılandırmanın borçlarını zamanında ödeyen vatandaşlara karşı bir haksızlık olup olmadığı yönündeki soruya cevaben de Ergün, borçlarını zamanında ödeyenlerin başka bir çok avantajdan yararlandıklarını söyledi. Ergün, şöyle devam etti:

”Kimsenin borcunun ana parası silinmiyor. Bu, Torba Yasa yapılırken de tartışıldı. Şu veya bu nedenle işi bozulmuş olan, farklı sebeplerle borcunu ödeyememiş olan insana imkan tanımanın yanlış bir tarafı yok. Bunların içinde borcunu ödememeyi alışkanlık haline getiren, (nasıl olsa af çıkar) diyen insanlar da olabilir ama bunlar yüzünden borcunu ödemek isteyen ama imkanı olmamış insanların önünü tıkamak doğru değil. Amacımız şu veya bu nedenle borcunu ödeyememiş olanlara fırsat tanımaktır. Bu fırsat hem onlar için hem genel ekonomi için faydalıdır. Borcu olanlar bunu ödemeden yeniden kredi alamıyorlar ama borcu olmayanlar yeni kredi imkanlarından defalarca yararlanma imkanı buldular. Borçları, borçlulara fren vazifesi görürken öteki insanlar borçlarını zamanında ödemenin başka avantajlarından zaten yararlanmış oldular.”

Japonya ve Libya’daki gelişmeler

Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, Japonya ve Libya’daki gelişmelerin Türk sanayini nasıl etkileyeceğinin sorulmasına karşılık olarak da hem Japonya’daki tsunami felaketi ve sonrasında ortaya çıkan nükleer tehdit konusunun hem de Libya’daki iç karışıklık ve buraya yapılan müdahaleyle ortaya çıkan yeni gelişmelerin ekonomik yaklaşımları geri planda tutmayı gerektirdiğini söyledi.

”Ortada öncelikle insani bir durum var” diyen Ergün, bu durumun bir an evvel iyi bir noktaya gelmesini istemek, bunu temin etmeye çalışmak gerektiğini dile getirdi. Ergün, ”Ama işin ekonomik boyutu da olacaktır. Japonya bu gelişmelerden bir yandan kendisi olumsuz etkilenirken bir yandan da Japonya ile iş yapan ülkeler belirli oranda etkilenecektir” dedi.

Japonya’nın bu tehdidi, bu sıkıntıyı atlatmasının ardından ülkede uzun zamandır devam eden ekonomik durgunluğun sone ereceği yönündeki yorumlara da atıfta bulunan Ergün, şunları kaydetti:

”Kuşkusuz şimdi bir nükleer sıkıntıyla karşı karşıya bulunuyoruz. Japonya’daki tüketim malları üzerinde sürekli radyasyon ölçümleri yapılıyor, hatta bazı bölgelerde aşırı radyasyon nedeniyle gıda ürünlerinin satışı yasaklanıyor. Japonya’dan başka ülkelere ihraç edilen veya ithal edilen ürünler üzerinde de bu tür araştırmalar yapılması icap ediyor. Zaten ilgili arkadaşlar da bunu açıkladılar. Bu konular tedbirli, temkinli bir şekilde devam etmektedir. Bu, ticarette bazı yavaşlamalara elbette yol açacaktır, ama bu süreç geçecek.

Zaten bir iyileşme ortaya çıktığını, en kötünün atlatıldığını, soğutma sistemlerinin yeniden kademeli olarak devreye girdiğini ifade eden sevindirici haberler de görüyoruz. Bu süreç atlatıldığında Japonya ile ilgili sorunun hızlı bir şekilde aşılabileceğini, hatta tahminlerin ötesinde bir ekonomik canlanmaya da yol açacağını hem Japon ekonomisi hem de Japonya ile bağlantılı dünya açasından bir hareketlenme meydana geleceğini söyleyebiliriz.”

Bakan Ergün, benzer bir durumun da Libya için söz konusu olduğunu, BM kararına istinaden Libya’ya yapılan müdahalenin gideceği seyri, oradaki siyasi gelişmelerin nasıl bir şekil alacağını yakından takip etmeleri gerektiğini söyledi.

”Biz her zaman olduğu gibi o ülkelerin bütünlüğünü, iç huzurunu savunan ve ülkelerin kalkınmasını kendi imkan ve kaynaklarıyla yapmasına destek veren bir yaklaşımı benimsiyoruz” diyen Ergün, Libya’daki gelişmelerin olumlu bir istikamete gitmesiyle birlikte Türkiye’nin o ülkede veya o bölgede yapacağı ekonomik aktivitelerde büyük bir canlanma meydana geleceğini bildirdi. Ergün, ”Bugün itibariyle herkes beklemek mecburiyetinde. Biz de gelişmelerin seyrini takip ediyoruz. Umarız en kısa zamanda olumlu bir seyir ortaya çıkar ve Libya’da siyasi istikrar yeniden sağlanır” dedi.

Libya’nın imarında, inşaasında en büyük tecrübeye sahip olan ülkelerden birinin Türkiye olduğuna işaret eden Ergün, önümüzdeki süreçte bu ülkede en hızlı şekilde iş yapacak, Libya’nın imarına en büyük katkıyı sağlayabilecek olanların Türk işçileri ve işadamları olacağını ifade etti.

Bakan Ergün, Japonya’daki durum nedeniyle şu an itibariyle Türk sanayinde bir etkilenme olup olmadığının sorulmasına karşılık da ”Çok ciddi bir etkilenme yok bugün itibariyle. Japonya ile Türkiye arasındaki ticaret çok büyük rakamlara tekabül eden bir ticaret değil. Otomotiv üretimiyle ve otomotiv ithalatıyla ilgili bazı sıkıntılar olabilir ama şimdiye kadar bir sıkıntı ortaya çıkmış değil, umarız da çıkmaz” diye konuştu.

Bakan Ergün, Japonya ile ilgili ”nükleer tehdit bütün Japonya’yı içine aldı, bu ülkede tüm bölgelerin felç oldu” şeklinde bir algı bulunduğuna da işaret etti ve bunun doğru olmadığını ifade etti.

Hal Yasası yıl sonunda yürürlüğe girecek

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 26 Martta yürürlüğe girmesi beklenen Hal Yasası’nın uygulamaya girişini yıl sonuna kadar ertelediklerini bildirdi.

Bakan Ergün, esnaf ve sanatkarların kredi kefalet kooperatiflerine olan borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin olarak düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, Hal Yasası’nın 26 Martta yürürlüğe girmesi gerektiğini belirterek, bir erteleme olup olmadığını sorması üzerine Ergün, ”Evet, bunu Torba yasa içine koyduk. Yıl sonuna kadar bir erteleme söz konusu olacak” dedi.

Ergün, ertelemenin gerekçesine ilişkin olarak da hal yönetimlerinden ve üretici kooperatiflerinden gelen talepleri gösterdi.

Ergün, şunları kaydetti:

”Hal Kayıt Sistemi ile alakalı bilgisayar programları ve yönetmelikler hazırlandı, ama hal yönetimlerinden, üretici kooperatiflerinden Hal Kayıt Sistemi ile ilgili bir takım eğitimlere ve bu sistemlerin hallerde kurulması için kısa bir zamana ihtiyaçları olduğu yönünde talepler geldi. Hal Kayıt Sistemi’nin bilgisayar programları altyapısı, yönetmelikleri yeni tamamlandığı için 26 Mart itibarıyla uygulanmasına hazır olmadıklarını bildirdikleri için hal yönetimlerine, üretici birliklerine bu zamanı tanımak açısından, eğitimlerin tamamlanması, yönetmeliklerin uygulama safhasında daha iyi anlaşılır hale gelmesi için yıl sonuna kadar bir geçiş süreci öngörüyoruz. Dolayısıyla kanun, 2011 yılı sonunda uygulamaya geçmiş olacak.”


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın