Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye’de ekonomik kalkınmaya paralel olarak sınai mülkiyet haklarının büyük önem kazandığına dikkati çekti ve ”2010 yılı sonunda patent ve faydalı model başvuru sayısının 11 binin üzerinde gerçekleşmesini bekliyoruz” dedi.

Bakan Ergün, 2010 yılı marka, patent, coğrafi işaretler ve endüstriyel tasarım başvurularına ilişkin bilgi vermek üzere basın toplantısı düzenledi.

Buradaki konuşmasında, son açıklanan kapasite kullanım oranı ve sanayi üretim endekslerine bakıldığında, yılın üçüncü çeyreğinde de önemli bir büyüme oranı yakalanacağının görüldüğünü belirten Ergün, 2010 yılının tamamı için de yüzde 7’den fazla bir büyümenin kaydedileceğinin ”artık neredeyse kesinleşmiş” olduğunu söyledi.

Türkiye’nin 2002 yılından itibaren yaşadığı büyüme sürecinin, özel sektöre dayalı bir süreç olduğunu ve bu yönüyle de sürdürülebilir bir yapı arz ettiğini vurgulayan Ergün, Türk özel sektörünün her geçen gün daha dinamik ve rekabetçi bir yapıya kavuştuğunu, artık üretmek kadar, ”kaliteli ve nitelikli üretmek”, ”yüksek katma değer oluşturmak”, ”yenilik yapmak” gibi kavramların da büyük önem kazandığını dile getirdi.

Ülkenin son yıllarda hemen her alanda olduğu gibi sınai mülkiyet alanında da çok önemli atılımlar gerçekleştirdiğini belirten Ergün, 2008 yılında Cumhuriyet tarihinde ilk defa TPE’ye 10 binin üzerinde buluş için patent ve faydalı model başvurusu yapıldığını bildirdi. Sanayi Bakanı, küresel ekonomik krize rağmen 2009 yılında da başvuru sayılarının 10 binin üzerine çıktığını, artışın bu şekilde devam etmesi durumunda, 2010 yılı sonunda patent ve faydalı model başvuru sayısının 11 binin üzerinde gerçekleşmesini beklediklerini kaydetti.

Türkiye’nin son birkaç yıldır marka ve endüstriyel tasarım başvurularında ”Avrupa’nın en çok başvuru yapılan ilk 3 ülkesi” arasına girdiğini anlatan Ergün, bu yılın dokuz aylık döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre patent ve faydalı model başvuru sayısının yüzde 9 artışla 8 bin 66’ya, marka başvuru sayısının yüzde 19,6 artışla 61 bin 223’e, endüstriyel tasarım sayısının ise yüzde 14 artışla 22 bin 542’ye yükseldiğini kaydetti.

Ergün, bu yılın 9 aylık döneminde (Ocak-Eylül) sınai mülkiyet başvurularının toplamda yüzde 17,1 oranında artış gösterdiğini de dile getirdi.

Ülke sanayisi açısından çok büyük önem arz eden sınai mülkiyet haklarıyla ilgili istatistiki verilerin ve yaşanan gelişmelerin kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini belirten Ergün, TPE’nin bundan sonra her 3 ayda bir sınai mülkiyet haklarıyla ilgili verileri açıklayacağını ifade etti.

Yerli başvuruların ağırlığı artıyor

Bakan Ergün, bir diğer sevindirici gelişmenin de geçmiş yıllarda, özellikle patent başvurularında yabancı ağırlığı oldukça fazla iken, son yıllarda yerli başvuru sayılarının ağırlığının artması olduğunu söyledi.

Yerli patent ve faydalı model başvurularının bu yıl, geçen yılın Ocak-Eylül dönemine kıyasla yüzde 19,2 oranında arttığını, patent ve faydalı model başvuruları içinde yerli başvuruların oranının ise yüzde 54,97’ye yükseldiğini belirten Ergün, şunları kaydetti:

”Patent alan başvuruları incelediğimizde gerçekten de son derece ilgi çekici ürünlerle karşılaşabiliyoruz. Mesela son dönemde, parmak izinden yüz, yüzden parmak izi tanıyan biometrik bir sistem patent almıştır. Yine patinaj önleme düzenekleri için bir merkezi sıkma sistemi ve buna sahip bir patinaj önleme düzeneği patent almıştır. Bu buluş, ülkemizin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv sektörü açısından son derece kıymetli olabilir. Hepimizin evde ve iş yerinde sıkça karşılaştığı sorunlardan birisi, uzaktan kumandayı kaybetmektir. Son dönemde patent alan kaybolmayan kumanda sistemiyle yakında bu sorunun da çözülmesi mümkün olacak gibi görünüyor.”

Yerli marka başvurularının bu yılın dokuz aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23,1 oranında arttığını, marka başvuruları içinde yerli başvuruların oranının ise yüzde 85,9’a yükseldiğini belirten Ergün, marka başvurularında bu artışın hız kesmemesi durumunda bu yıl için başvuru sayısının 85 bini bulmasını beklediklerini bildirdi.

Endüstriyel tasarım başvurularında da aynı olumlu seyrin gözlendiğini vurgulayan Ergün, bu yılın dokuz ayında yerli tasarım sayısının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,9 oranında artışla 21 bin 791’e yükseldiğini, bu yıl yapılan tasarım başvurularının yüzde 96,7’sinin yerli başvuru sahiplerine ait olduğunu kaydetti.

Bu yıl, tasarım sayısının da 30 bini aşmasını beklediklerini bildiren Ergün, bütün bu başvurularda, İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa gibi şehirlerin başı çektiklerini, ancak Anadolu’nun diğer birçok şehrinde de sınai mülkiyet hakları konusundaki bilinç ve ilginin arttığına tanık olduklarını söyledi.

Diğer sınai mülkiyet haklarından önemli ölçüde ayrılan coğrafi işaretlere de değinen Ergün, şöyle dedi:

”Antep Baklavası, Malatya Kayısısı, Adana Kebabı gibi yerel ve yöresel değerlerimizin korunmasını sağlayan coğrafi işaret başvuru ve tescil sayılarının da sürekli artıyor olması bizleri sevindirmektedir. Diğer sınai mülkiyet hakları, tescil sahibine bir tekel hakkı sağlarken, coğrafi işaretlerde tescil, belirli bir coğrafyada nitelikleriyle ün yapmış ürünleri, (gerçek üreticileri) adına tescil etmektedir.”

Ergün, bu yıl Bartın İşi Tel Kırma, Boyabat Çemberi, Oltu Cağ Kebabı, Edirne Tava Ciğeri, Terme Pidesi, İskilip Dolması, İskilip Turşusu, Akçaabat Köftesi, Hellim Peyniri, Denizli Leblebisi, Taşköprü Sarımsağı, Rakı ve İznik Çinisi gibi 13 coğrafi işaretin tescil edildiğini bildirdi. Ergün, Türkiye’nin şu an itibariyle 137 tescilli coğrafi işareti bulunduğunu, 128 başvuruyla ilgili işlemlerin de devam ettiğini anlattı.

Online başvuru imkanı

TPE’nin bürokrasiyi azaltmak adına 2008 yılından beri online başvuru sistemini uyguladığını hatırlatan Ergün, böylece, patent, faydalı model, marka ve endüstriyel tasarım başvurularının, Enstitü’ye herhangi bir evrak göndermeden yapılabildiğini, başvuru sahiplerine büyük kolaylık sağlayan bu sisteme olan talebin her geçen gün arttığını belirtti.

Ergün, 2010 yılının 9 ayında yapılan online başvuru sayısının yüzde 51,85’lik artışla 41 bin 498’e yükseldiğini, uygulamanın yürürlüğe girdiği 2008 yılında tüm başvuruların yüzde 31’i online olarak yapılırken, bu oranın bu yılın Ocak-Eylül döneminde yüzde 56’ya çıktığını bildirdi.

Enstitü’ye yapılan başvurularla ilgili her türlü bilgiye kurumun internet sitesi aracılığıyla ücretsiz ulaşmanın mümkün olduğuna da dikkati çeken Ergün, Ocak-Eylül döneminde yapılan online araştırma sayısının, bir önceki döneme göre yüzde 43 oranında artarak 20 milyona yaklaştığını, bu rakamın yıl sonuna kadar 28 milyonu aşmasını beklediklerini ifade etti.

Sınai mülkiyet haklarında yaşanan gelişmelerin gelecekte elde edilecek başarının habercisi olduğunu dile getiren Ergün, bu konuda daha fazla bilinç ve duyarlılık oluşturmada herkese büyük sorumluluklar düştüğünü, bu konuyla ilgili gelişmelerin, model çalışmaların ve ilgi çekici örneklerin, yazılı ve görsel medyada daha fazla yer alması gerektiğine inandığını da sözlerine ekledi.

Başbakan Erdoğan ismini markalaştırıyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ismini markalaştırıyor. Erdoğan, avukatı Arzu Akalın aracılığıyla isminin baş harflerini oluşturan ”RTE”yi markalaştırmak için Türk Patent Enstitüsü’ne (TPE) 2 marka başvurusunda bulundu.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 2010 yılı marka, patent, coğrafi işaretler ve endüstriyel tasarım başvurularını ilişkin Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtladı.
Bir soru üzerine Başbakan Erdoğan’ın avukatı Akalın aracılığıyla iki farklı konuda TPE’ye marka başvurusunda bulunduğunu anlatan Ergün, bunlardan birisinin ”rte.com.tr” adresli internet sitesiyle ilgili olduğunu söyledi.
Ayrıca ”RTE” ibareli marka içinde 16, 35, 38 ve 41. sınıflarda yer alan ve özetle kırtasiye, basın yayın ürünleri, reklamcılık ve iş yönetimi, radyo televizyon, haberleşme ve eğitim öğretim alanlarındaki mal ve hizmetler konusunda 1 Haziran 2010 tarihli marka tescili başvurusu yapıldığını belirten Ergün, ”Yapılan ilk inceleme sonunda ‘RTE’ marka başvuru, şekli şartlara uygun bulunmuş ve başvurunun işleme alındığına dair TPE’nin bilgi yazısı başvuru sahibi vekiline tarihinde gönderilmiştir. Mevcut durum itibarıyla Recep Tayyip Erdoğan adına işlem görmekte olan 2010/36101 kod numaralı ”RTE” markasının tesciline engel bir durum görünmemekte, ilgili inceleme ve yayın prosedürleri sonucunda başvurunun 12 Kasım 2010 tarihinde bir haklı itirazla karşılanmaması durumunda tescille sonuçlanması beklenmektedir” bilgisini verdi.

Prosedür gereği, başvurunun 12 Kasım’da ilana çıkmasının ardından üç aylık itiraz süresinin beklenmesi gerekiyor. Bu süreçte itiraz gelmemesi halinde yaklaşık 4 ay içerisinde ”RTE” ismi markalaşmış olacak.

RTE markasını almak için vatandaşlar da başvurdu

Bakan Nihat Ergün, ayrıca RTE markasını almak için 7 Şubat 2009 tarihinde İhsan Engin ile İlyas Engin tarafından bir diğer marka başvurusu yapıldığını ancak bu kişilerin marka başvuru tescil ücretini ödememeleri nedeniyle başvurularının hükümden düştüğünü anlattı. Ergün, ”ayrıca ilgili başvuru için Recep Tayyip Erdoğan adına işlem görmekte olan yukarıda belirtilen başvurudan farklı bir alanda tescil talebinde bulunulduğu tespit edilmiştir” dedi.
Ergün, 23 Ağustos 2010 tarihi itibariyle ”RTE” ibareli yeni bir başvuru’nun 25. sınıfta yer alan ”giyim eşyaları” için Avukat Selman Yıkılmaz isimli vatandaş tarafından yapıldığını söyledi. Ergün, inceleme aşamasında bulunan söz konusu başvurunun tesciline ilişkin herhangi bir engel durumun bulunmadığına dikkati çekti.

TPE Kürtçe isimleri marka verdi

Türk Patent Enstitüsü (TPE) Kürtçe yapılan bazı marka başvurularını tescilledi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Kürt Star, Tevnepîr Mirov (örümcek adam) Keçka Kurda (Kürt Kızı), Keçka Şîrîn (Şirin Kız), Maşin (otomobil), Cengawer (Savaşçı), Ciwane Şerwan (genç savaşçı), Roj, Rojin” gibi marka başvuruları yapılmış, bu tür marka başvuruları tescil edilmiştir” dedi.
Ergün, 2010 yılı marka, patent, coğrafi işaretler ve endüstriyel tasarım başvurularını ilişkin Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtladı. TPE’nin Kürtçe isimlerle yapılan marka başvurularını tescil edip etmediğine ilişkin soruyu yanıtlarken patent ve markanın kendine özgü bir dili olduğunu söyledi. Patent ve markanın diline, kurallarına uygun olmak koşuluyla marka tescili yapıldığına işaret eden Ergün, ”Bunun hangi dilde olduğunun Patent Enstitüsü açısından fazla bir önemi yoktur. Dolayısıyla biz bu markaları tescil ederken bu dile uygunluğuna bakarız. Kürtçe marka tescilleri de yapılmıştır. Türkçe marka tescilleri de yapılmıştır” dedi.
TPE’nin herhangi bir dile uymayan, herhangi bir dilde olmayan bir markayı da tescil ettiğini belirten Ergün, burada markanın dilinin önemli olduğunu bildirdi. Ancak bir topluma ait, herkese ait bazı konuların markalaştırılarak ”tekelleştirilmesine” imkan vermediklerini belirten Ergün, ”Mesela sadece Türk, sadece Kürt, sadece Laz, sadece Çerkez gibi bütün, çok geniş kitlelere ait olan bazı kavramları firmasına ait kavramlar haline getirmelerine de izin vermedik. Bu istikamette yapılan başvurular var. Bu başvurular rededilmiş. Ama Kürtçe olan, Türkçe olan, başka dillerde olan, hiçbir dilde olmayan markaların tescili yapılmıştır” dedi. Bakan Ergün, Kürt Star, Tevnepîr Mirov (örümcek adam), Keçka Kurda (Kürt Kızı), Keçka Şîrîn (Şirin Kız), Maşin (otomobil),Cengawer (Savaşçı), Ciwane Şerwan (genç savaşçı), Roj ve Rojin gibi Kürtçe olarak yapılan marka başvurularının ise tescil edildiğini kaydetti.
Cola Turka marka başvurusunda tereddütler oluştuğunu anlatan Ergün, bu yüzden konunun mahkemeye gittiğini, mahkemenin bu markaya tescil verdiğini söyledi.
Soru üzerine Scotch viski’nin marka tescilinin’de TPE tarafından yapıldığını belirten Ergün, başka ülkelerde marka tescili yapılmış olan isimlerle ilgili Türkiye’de başvuru yapılması halinde marka tescili verildiğini anlattı. Hellim Peynir’inin Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın başvurusu üzerine coğraf işaret olarak tescillendiğini belirten Ergün, Kadınbudu Köfte, Hanım Göbeği ve Dilber Dudağı gibi geleneksel Türk yemeklerinin isimlerinin müstehcen ve genel ahlaka aykırı olduğu yönünde tartışmalar bulunduğuna işaret edilerek ”TPE bu yemekleri de tescil ediyor mu” sorusuna verdiği yanıtta Ergün, bunların geleneksel Türk yemekleri olduğunu ve genel kabul gördüğü için tescillerine engel bir durum bulunmadığını söyledi.

OSB’lerdeki son durum

Bakan Ergün, Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) kendilerine verilen süre içerisinde taahütlerini yerine getirmeyen yatırımcılardan arsalarının alınmasına ilişkin haberlerin hatırlatılması üzerine de bundan sonra OSB’lerde arazi tahsisi sürecinin periyodik olarak bakanlık tarafından takip edileceğini kaydetti. OSB’lerde yatırım yapma süresinin iki yılla sınırlı olduğunu, ancak bazı yatırımcıların bu süreleri dikkate almadığını belirten Ergün, yeni uygulamanın OSB’lerdeki arsaların daha rantabıl kullanılmasını ve yatırımların hızlanmasını sağlayacağını kaydetti.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın