Doğalgazla çalışan motor üretiminde dünya devi Wärtsilä tarafından düzenlenen Enerji İletim, Dağıtım, Üretim Zirvesi?nde enerji sektörünün sorunları masaya yatırıldı. Zirvede alternatif enerji kaynaklarının verimli ve düşük maliyetli olarak kullanımının sağlanması konusu irdelendi. Bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için ana şebekelerdeki arz sorunlarına karşı doğalgazla çalışan enerji üretim sistemlerinin kurulmasının zorunlu olduğu görüşü benimsendi.

Çevreci enerji kaynaklarını Türkiye?nin de aralarında bulunduğu 70 ülkede 160 tesisle insanlığın hizmetine sunan, birleşik ısı ve güç santralleri alanında dünyanın lider tedarikçisi Wärtsilä, enerji kaynaklarının mevcut durumunu ve geleceğini sektörün diğer oyuncularıyla birlikte değerlendirmek üzere 28 Eylül?de İzmir?de bir etkinlik düzenledi. Enerji İletim, Dağıtım, Üretim Zirvesi?nde günümüzde enerji alanındaki çalışmalar, rüzgâr, güneş ve biyokütle gibi alternatif enerji kaynaklarının avantajları ve dezavantajları, gelecekte enerji alanında gerçekleştirilecek yaklaşımlar, yeni teknolojiler ve yönetim biçimleri gibi konular masaya yatırıldı.

Etkinliğin açılışını yapan Wärtsilä Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CFO?su Raimo Lind, bugün dünyanın en büyük sorunlarından birinin enerji kaynaklarının kullanımı olduğuna değindi. Lind, ?Dünya enerji kaynakları enerji talebini karşılayamaz hale geliyor. 20 yıl sonra büyük bir sıkıntı ortaya çıkacağı öngörülüyor. Bu nedenle, bugünden yarının planlarını yapmak gerek. Gelecekte yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı artacak. Ancak, bugünün teknolojisiyle rüzgâr ve güneş enerjisi depolama ve geniş bir kesimin kullanımının sağlamak yüksek maliyetlere neden olması gibi sorunlar ve güvenililirlik gibi nedenlerle hâlâ bir soru işareti olarak önümüzde duruyor. Bununla birlikte bir yandan rüzgâr, güneş ve biyokütle gibi alternatif enerji kaynaklarının verimli ve düşük maliyetli olarak kullanımının sağlanmasına odaklanılırken, bir yandan da bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için doğal gazla çalışan enerji üretim sistemlerinin kurulması zorunlu görünüyor. Bu sistemlerin kısa sürede kurulumu, güvenilir ve esneklik bağlamında temiz ve verimli çözümler sunması, tercih nedeni olmasını sağlıyor. Yüksek enerji tüketimine sahip tesislerin bu sistemlere yatırım yapmaları, ana şebekeden sağlanan enerjinin zaman zaman kesintiye uğrayabilmesi ve bunun da üretimde onarılmaz zararlara yol açması açısından önem kazanıyor. Jeostratejik konumu itibariyle çok önemli bir kavşakta bulunan Türkiye, zamanda gündemindeki doğal gaz boru hattı projeleriyle yakın gelecekte ?terminal ülke? olmaya aday? diye konuştu.

Lind, birleşik ısı ve güç santralleri alanında dünya çapında lider tedarikçi olan Wärtsilä?nın doğal ve likit gazla çalışan motor enerjisi üreticisi olduğunu ve enerji kaynakları tedarik ederek ülke ekonomilerine katkıda bulunduğunu söyledi. Türkiye?nin de aralarında bulunduğu 70 ülkede 160 santralde 7.500?ü servis elemanı olmak üzere 18 binin üzerinde çalışanı ile hizmet veren Wärtsilä?nın dünyada müşterilerine lojistik, teknik destek ve tek kaynaktan saha hizmetleri alanında 7 x 24 hizmet veren tek firma olduğunu belirtti. Şirketin bugüne kadar 166 ülkede toplam 45 GW gücünde 4519 güç santrali sağladığını kaydeden Lind, bunun 10,5 GW?ının Avrupa?da, 15,5 GW?ının Asya?da, 10 GW?ının Afrika ve Orta Doğu?da, 9 GW?ının da Kuzey ve Güney Amerika?da olduğunu, Türkiye?de 2,5 GW?lık güç santralleri bulunduğunu ifade etti. Lind ayrıca tüm çalışmalarında çevreci bir yaklaşım izlediklerini de dile getirdi.

Özkan Ağış: ?Türkiye enerji kaynaklarında yeterli yedekliliğe sahip?

Türkiye?nin enerji kaynakları bakımından kendine yeten bir ülke olmadığına, 2009 itibariyle  enerji dış kaynak bağımlılığının yüzde 74 oranında gerçekleştiğine değinen Türkiye Kojenerasyon Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Ağış, ?Türkiye bilinen yakıt ve gaz rezervlerinin yüzde 72?sine sahip olan Orta Doğu, Orta Asya ve Hazar Bölgesi?nin tam ortasında bulunuyor. Türkiye?nin jeostratejik  konumu, enerji kaynakları zengini  ülkeler ile Avrupa ülkeleri arasında doğal bir köprü olmaya zorluyor. 25 yıl sonra dünyanın enerji tüketiminin yüzde 50 artacağı tahmin ediliyor ve bu artışın arzının yüzde 75?i bu bölgeden gerçekleşecek. Bakü-Tiflis-Ceyhan ham petrol boru hattı, Bakü?Erzurum, Komotini – Italya (Poseydon) gaz boru hattı, Irak – Türkiye petrol boru hattı, Nabucco Gaz Boru Hattı projeleriyle birlikte Türkiye enerji kaynaklarında ve özellikle doğal gaz alanında yeterli yedekliliğe sahip olduğunu gösteriyor? diye konuştu.

Punkka: ?Rekabetçilik için yeni elektrik ve gaz pazarları açılması gerekiyor?

Finlandiya Enerji Piyasası Kurumu Genel Müdürü ve Brüksel?deki Avrupa Enerji Düzenleyici Birlikleri CEER ve ERGEG kuruluşlarının Yönetim Kurulları Başkan Yardımcısı Asta Sihvonen- Punkka konuşmasında rekabetçi bir Avrupa için enerji politikalarında sürdürülebilirlik, güvenlik ve rekabetçiliğin önemine dikkat çekti. Punkka, 2020 yılında karbondiyoksit emisyonlarının yüzde 20 oranında azaltılması, yenilenebilir enerji kaynaklarından gelen enerjinin oranının yüzde 20 oranında artırılması ve birincil enerji tüketiminin yüzde 20 oranında kesilmesi gerektiğini söyledi. Rekabetçilik için yeni elektrik ve gaz pazarları açılması gerektiğini belirten Punkka, ?Avrupa Birliği İç Enerji Pazarı?nı güçlendirmek amacıyla Mart 2011?de uygulamaya konan yeni kanun paketiyle bölgede rekabet ve etkinliğin arttı, düzenleyicilere uyumlu ve güçlendirilmiş yeni güç ve bağımsızlıklar verildi, sınır ötesi bağlara, yatırımlara vurgu yapıldı ve tüketicilere çok daha fazla önem verildi? dedi.

Yenilenebilir enerji kaynaklarında yaşanan sıkıntılar

Advanced Power Europe AG Genel Müdürü Mathew Brett de dünyada yenilenebilir enerjinin önemine dikkat çekti:

?Avrupa?nın en büyük elektrik tüketicisi ülkelerinde bu enerji giderek yaygınlaşıyor. İngiltere?de 2005 yılında sadece yüzde 1.30 olan yenilenebilir enerji ihtiyacının 2020 yılında yüzde 15?e, Almanya?da 2005 yılında yüzde 5.8 olan ihtiyacın ise 2020 yılında yüzde 18?e çıkacağı öngörülüyor. Bu enerjinin ihtiyaç duyulduğunda bulunmadığının da altını çizen Brett, tüketilemeyen enerjinin ya saklanması ya da bir şekilde harcanması gerektiğini ifade etti.

Wärtsilä Enpa Dış Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Ufuk Berk de sunumunda Wärtsilä’nın Türkiye?deki tarihçesi, yapısı ve başarılı çalışmaları hakkında bilgi verdi.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın