Türk Eximbank; 2010 yılının başından bugüne kadar ihracat sektörüne toplam 6 milyar dolarlık nakit kredi ve sigorta/garanti desteği sağladı, yıl sonunda sağlanan toplam desteğin de 9,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Eximbank yöneticileri ve müteahhitlik sektör temsilcilerinin buluştuğu toplantıda konuşan Türk Eximbank Genel Müdür Vekili Necati Yeniaras, nümüzdeki dönemde Türk Eximbank’ın gelişmiş ülke ihracat finansman kurumlarının genel misyonuna uygun olarak orta ve uzun vadeli ülke kredileri ile ihracat kredi sigortası ve garanti faaliyetlerine ağırlık vereceğini söyledi.

İhracatın finansmanı ve Eximbank?ın faaliyetlerinin ele alındığı toplantıya Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve Eximbank Genel Müdür Vekili Necati Yeniaras?ın yanı sıra TİM yönetim kurulu üyeleri, sektör kurulu başkanları, İNTES Başkanı Şükrü Koçoğlu, Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren ile TOBB Müteahhitlik Sektör Meclisi temsilcileri katıldı.

İhracatın büyümesinin önündeki engellerin kaldırılması, daha fazla ihracat yapılması noktasında önemli çalışmalar yaptıklarına işaret eden Çağlayan, “İhracatçı, kurun arkasına saklanan insanlar değil, kurla beraber yaşamak zorunda olan, damdan düştüğü için de feryadını dile getiren arkadaşlarımız, kuruluşlar, kurumlar” diye konuştu. Çağlayan, ihracatçıların yaptığı ihracatla Türkiye’nin büyümesini kaydettiğini, yabancı doğrudan sermayenin Türkiye’ye gelişinin de buna bağlı olarak geliştiğini söyledi.

2002 yılından bu yana ihracatın ve Türkiye’nin büyüme rakamlarının 4’e katladığını, aynı şekilde Türk müteahhitlik sektörünün de bu dönem içinde büyük başarılar elde ettiğini ifade eden Çağlayan, önümüzdeki 13 yılda ihracatı 5’e katlamayı hedeflediklerini vurguladı. Çağlayan, yaptıkları çalışmaların meyvesini vermeye başladığını, Çin’e olan ihracatın neredeyse yüzde 50 artış gösterdiğini, yeni plan ve programlarla Türkiye’nin dünya ihracatından çok daha fazla pay alabilecek bir yapıya çok kısa bir sürede kavuşacağını belirtti. İhracatın finansmanının da son derece önem arz ettiğine işaret eden Çağlayan, şunları kaydetti:

Bankalarımızın ihracatçıya vereceği destek önem arz ediyor

“İhracatçı finansmanında kendisine zaten bu görev verilmiş olan Eximbank’ın dışında ihracatçının yanında bir ihracat desteği göremiyorum. Bankacılık sektörümüz eğer ihracata ve ihracatçımıza destek verebilseydi inanın ki bugün sadece 2009 yılı için söylüyorum ihracatımızı 102,2 milyar dolar değil belki 120 milyar dolarlar seviyesinde görmemiz mümkün olabilirdi.

Bu çerçevede bankalarımızın daha fazla ihracata ve ihracatçıya vereceği destekler önem arzediyor. Ülkemizin şu anda kamu iç ve dış borcunun gayri safi hasılamızın yüzde 43-44’ler seviyesinde olması bundan 7-8 yıl önceki gibi Türkiye’yi bankalardan sürekli borçlanan tek müşteri halinden çıkartıp bugün asıl gerçek müşterinin iş alemi olduğu noktaya getirmiştir. Bu çerçevede bankalar da toplamış olduğu mevduatın yüzde 84’ünü özel sektöre kredi olarak kullandırmaktadır. Tabi ki gönlümüzden geçen bunun yüzde 100’e yakın bir rakam haline gelmesidir.”

Satıcı kredisi ihracatçı açısından önemli

Eximbank’ın Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a bağlı olduğunu, aralarındaki koordinasyonla Eximbank ile birlikte çalıştıklarını ifade eden Çağlayan, “Öncelikle satıcı kredisi ihracatçı açısından son derece önem arz ediyor. Bütün sektörlerimizde bu uygulanabilir. Bizim Eximbankımızın da satıcı kredisi ile ihracatçımıza vereceği destekler, bizi makine ihracatı başta olmak üzere bir çok sektörde dünyanın lideri haline getirecektir. Bu konuda Eximbank’ın yapacağı şey, yapılacak olan ihracatın finansmanına bir sigorta olmaktır, destek olmaktır” dedi.

Çağlayan, garanti sigortası şeklinde yapılacak olan çalışmaların, ülke kredilerinin müteahhitlik sektörü açısından da önem arz ettiğini, verilecek olan bu kredilerde mutlak suretle en az yüzde 85’ini Türkiye’deki ürünlerden kullanılması zorunluluğu ile beraber bu sistemin geliştirilmesinin önemli olduğunu vurguladı.  İhracatçının istediği şeyin rekabetçi kur olduğuna işaret eden Çağlayan, şunları belirtti:

Kur İstikrar Fonu

“Rekabetçi kurun sağlanması konusunda yapılacak olan çalışmalarla beraber diğer taraftan da ihracatçımızın önünü görmesi, önündeki 5-6 aylık ortalama süre içinde dövizden menfi etkilenmeyeceğini garanti altına alması için ‘kur istikrar fonu’ kurulması konusunda daha evvel sayın Babacan ile benim yapmış olduğum çağrı üzerine TİM Başkanımız, TOBB’dan yönetim kurulu üyesi arkadaşımız ve Merkez Bankası Başkanı ve yardımcıları ile beraber bir toplantı yaptık, bu basına duyurulmadı, gizli bir toplantıydı. O toplantıda da dile getirilen hususlardan bir tanesi kur istikrar fonu gibi bir sistemin sağlanması ve ihracatçının böyle bir garanti altında ihracatını yapması. Bu özellikle KOBİ’lerimizin ihracatı açısından çok daha önem arz edecek. Bu noktayla ilgili Eximbank’a bir çalışma görevi verildi.”

Türkiye iyi yolda

Türkiye’nin başarılı bir şekilde elde ettiği 2010 ilk çeyrek ve ikinci çeyrek büyümesinin, daha çok Türkiye’deki tüketimden kaynaklandığını söyleyenlerin ihracat rakamlarına göz atmasını tavsiye eden Çağlayan, şunları kaydetti:

“Tabii biz bazı şeyleri anlamakta ve anlatmakta zorlanıyoruz. Ama Allah razı olsun ki dışarıda insanlar, ülkeler var, hiç olmazsa onlar gelip anlatıyorlar. Geçenlerde OECD Genel Sekreteri Türkiye’ye geldi, keşke daha sık gelse, o kendi gözünden ve OECD’nin bu konudaki raporundan Türkiye’yi anlattı.

Merkez Bankası ile toplantı yapacağı günden bir gün evvel ‘Ben TİM Başkanı olsam o toplantıda hiç bir şey konuşmam, derim ki benim yerime OECD genel sekreteri konuştu. Benim söyleyeceklerimin zaten hepsini o söyledi. Benim söyleyeceklerim de zaten bundan ibaretti’, derdim. Ama Mehmet Başkanımız farklı bir yöntem izlediler. OECD Genel Sekreteri konuşmasında Türkiye’nin bu ilk iki çeyrek büyümesinde ihracatın çok ciddi katkısı olduğunu ifade ederken diğer yandan da Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesinden dolayı ihracatçının sıkıntı çektiğini, finansmanı konusunda problemi olduğunu onlar zaten söylediler. OECD Genel Sekreteri söyledi. İlla bunu söylemek için OECD Genel Sekreteri mi olmak gerekiyor?”

Türkiye’nin iyi yolda olduğunu söyleyen Çağlayan, Türkiye’nin ekonomik anlamda dünyada bir tarih yazacak seviyede olduğunu, İngiltere Başbakanı David Cameron’un da aynı şeyi söylediğini belirtti. Çağlayan, 17 Eylül itibariyle ihracatın 78 milyar doları geçtiğini, Eylül ayı ihracatının da geçen yıla nazaran çift haneli büyüme kaydedeceğini ümit ettiklerini belirtti. Çağlayan, Eximbank’ın bankacılık yapmak yerine ihracatın ve müteahhitlik sektörünün bir kredi garanti fonu gibi çalışması ve bunları bir yerde garanti ve sigorta etmesinin önemini vurguladı.

Takım oyunu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi de konuşmasında “Artık farklı bir şekilde ihracat büyümesine gitmemiz, makas değiştirmemiz gerekiyor” dedi. Amacın Türkiye’nin ihracatını artırmak olduğunu hatırlatan Büyükekşi, dış ticaret ailesinin ilgili taraflarının bir araya gelerek “takım oyunu” içinde “ihracatta dünya şampiyonluğunu” yakalayacağını söyledi. Eximbank’ın bu oyunda çok önemli bir oyuncu olduğunun bilincinde olduklarını, kriz sonrası dönemde Eximbank’ın yeniden yapılanması için TİM içinde çalışma yaptıklarını anlatan Büyükekşi şunları kaydetti.

“Türk Eximbank, mevcut hali ile kısa vadeli-satıcı odaklı kredi faaliyetlerinde yoğunlaşmış durumda. Bu işlevlerini genişletmeli ve derinleştirmelidir. Bu amaçla öncelikleri, sunulan ürün ve hizmetleri ile organizasyon yapısında yeniden yapılandırmaya gidilmelidir. Mevcut durumdan hareketle Eximbank için üç başlıkta öneriler geliştirdik. Bu başlıkların ilki İhracat Kredi Garanti Fonu’dur. Sadece ihracat kredilerine garanti verecek olan bir fon kurulmalıdır. Fon ilk aşamada 500 milyon TL sermaye ile kurulmalıdır. Fon hem Eximbank’ın hem de diğer bankaların ihracat kredilerine kefalet vermelidir. Öneri getirdiğimiz ikinci başlık kredi olanaklarıdır. Orta vadeli sermaye malı ihracatı odaklı nakit bazlı alıcı kredileri programları genişletilmelidir. Yüksek katma değerli sektör ürünlerinin ihracat kredi programları uygulanmalıdır.Öneri getirdiğimiz üçüncü başlık sigorta olanaklarıdır. Döviz kuru riski sigortası. Bu sigorta kapsamında ihracatçı / müteahhit ile yapılacak anlaşmaya bağlı olarak oluşacak kur zararı farklarının (sözleşme tarihine göre döviz kuru seviyesinin düşmesi halinde) karşılanması taahhüt edilmelidir. Anlaşmaya konu olacak kur zararı farkı büyüklüğü ile orantılı olarak ihracatçı / müteahhit sigorta primi ödemelidir. Kur zararı farkı oluşmaması halinde ödenen sigorta primi geri ödenmeyecek olup sistem sigorta mantığı ile uygulanmalıdır.”

“TİM ile çok güzel işbirliği”

TİM ile çok güzel işbirliği geliştirdiklerini belirten Türkiye Müteahhitler Birliği ve TOBB Müteahhitlik Hizmetleri Sektör Meclisi Başkanı Erdal Eren de yurtdışında gerçekleştirdikleri projelerde daha çok yerli inşaat malzemesi kullanılması konusunda çalışma yaptıklarını, bundan KOBİ’lerin de yararlanacağını söyledi. İNTES Başkanı Şükrü Koçoğlu’nun konuşmasından sonra toplantı basına kapalı olarak devam etti.

Toplantı sırasında Türk Eximbank Genel Müdür Vekili Necati Yeniaras’ın açıklamaları basın mensuplarıyla paylaşıldı.

Türk Eximbank Genel Müdür Vekili Necati Yeniaras basına kapalı bölümde yaptığı sunumda, Türk Eximbank’ın 2010 yılının başından bugüne kadar ihracat sektörüne toplam 6 milyar dolarlık nakit kredi ve sigorta/garanti desteği sağladığını, yıl sonunda sağlanan toplam desteğin de 9,1 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini bildirdi.

Türk Eximbank’ın 2010 yılı içeresinde kredi programında daha geniş bir ihracatçı kesiminin ihtiyaçlarını, daha uygun koşullarla karşılamaya yönelik değişiklikler yaptığını ifade eden Yeniaras, bu düzenlemeler neticesinde ilk 5 ayda 260 milyon dolar düzeyinde olan Türk Eximbank’ın ortalama aylık kredi kullanım hacminin son aylarda 400 milyon dolara yükseldiğini belirtti.

Yeniaras, önümüzdeki dönemde Türk Eximbank’ın gelişmiş ülke ihracat finansman kurumlarının genel misyonuna uygun olarak orta ve uzun vadeli ülke kredileri ile ihracat kredi sigortası ve garanti faaliyetlerine ağırlık vereceğini, ihracatçı ve müteahhitlerin özellikle komşu ve çevre ülkeler, Afrika ülkeleri ile ekonomik, tarihi ve kültürel ilişkilerin kuvvetli olduğu ülkelerde uzun vadede kalıcı olmalarını teminen mal ve hizmet ihracatlarına sağladığı kredi, sigorta ve garanti desteğini artıracağını kaydetti.

Yeniaras şunları söyledi:

”Buna ek olarak, yüksek teknoloji ürünleri ile yüksek katma değerli sermaye mallarının, özellikle de bu tür mal üreten makine sektörümüzün ihracatının artırılması sağlanacaktır. Makine üreticileri, vadeli mal satmalarına imkan verecek orta-uzun vadeli alıcı kredileri ve finansman sağlayacak yurtiçi ve yurtdışı bankalara sigorta/garanti teminatı verilmesi suretiyle desteklenecektir. Bu çerçevede bankacılık sistemindeki fonlarının ihracat kredi sigortası teminatı altında ihracata yönlendirilmesi amacıyla, yurt içi ve yurt dışında faaliyet gösteren ticari bankalar ile başlatılan işbirliğinin kapsamını genişletmek için çalışmalarımız sürdürülmektedir. Halihazırda 6 ticari banka ile yaptığımız işbirliği anlaşmaları kapsamında, bu bankalar ihracat sektörüne yaklaşık 26 milyon dolarlık kaynak sağlamıştır.”

Türk firmalarının gerek Türk malı imajının geliştirilmesi amacıyla yapacakları mağaza/alışveriş merkezi yatırımları, gerek yurtdışında Türk markası oluşturulması/yerleştirilmesi için kendi imkanları ile yurtdışında açacakları zincir mağazaların yatırım harcamaları, gerekse uluslararası nitelikteki yurt dışı markaların satın alınmasına ilişkin finansman ihtiyaçlarının, halihazırda uygulamada olan yurtdışı mağazalar yatırım kredisi programları revize edilerek karşılanacağını vurgulayan Yeniaras, Türk Exmibank’ın ihracat sektörünün ihtiyaç duyduğu ölçüde kısa vadeli kredi programlarını uygulamaya devam edeceğini, ticari bankalar ihracatçıların kısa vadeli kredi ihtiyaçlarını daha fazla karşıladığında ise orta-uzun vadeli kredi programlarına ağırlık vereceklerini kaydetti.

Yeniaras, ”Önümüzdeki döneme yönelik stratejilerimizi oluştururken, ihracatçılarımız, ihracata yönelik mal üreten imalatçılarımız ile yurt dışında faaliyet gösteren yatırımcı ve müteahhitlerimizle daha interaktif bir ilişki içerisinde olacağız. Bu çerçevede Ekim ayından itibaren ilk olarak Gaziantep, Kahramanmaraş, Mersin, Adana, Kayseri, Konya gibi ihracat potansiyeli yüksek olan illerde ihracatçılar ile biraraya geleceğiz” dedi.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın