OSMAN SİRKECİ >> İstikrar ve lokal kalkınmanın garantisi mikro işletmeler, global dünya düzeninde yerini alan en örgütsüz kesimdir.

Örgütsüz olmaları nedeniyle, sosyal-ekonomik-mesleki haklardan en yoksun bırakılmış kesimdir.

Genel deyimle ekonominin yakıtı kendinde saklı, itici motorları ve lokomotifidirler.

Ne bugünleri, ne yarınları, ne de ihtiyarlık zamanlarının ?hiç? bir teminatı yoktur. Ülkemizde Bağ-Kur?u yadsıyamayız, Almanya?da böyle zorunlu bir kurum yoktur.

Onlar iflas ettiklerinde, işletmeyi çeşitli nedenlerle kapattıklarında, iş ve işçi bulma kurumlarına gidip, işsizlik yardımı alamazlar. Hastalanmaları halinde, hastalık kasalarına, günlerce ?hastadır kaydı yaptırıp? maaşlarına oranla şu kadarlık bir kısmı almaya devam edemezler.

Dünyada sayıları milyarları aşan işsizlik ordusunun potansiyel birer üyesi olarak; nerede ise hiçbir kurumsal destek ve yardım görmeksizin; eş, dost, akraba gibi çevrelerinin yardımlarıyla oluşturdukları maddi kaynakları kullanarak, kendi işsizliklerine son verme gayretindedirler. Milyonlarcası da başarılı olur.

Onların milyonluk danışmanlar istihdam etme şansları olmadığı gibi, danışmanlık ücretleri ödemeye de güçleri yetmez. Onlar ?sokağa?, ?kahveye? danışırlar. Yapacakları işin, girişimin hayalini kendileri kurarlar. Tezgahın ardındaki bakkalı, dönen et yığınına ?kılıç? sallayan dönerciyi, kendi gözleriyle süzüp hafızalarına kaydederler. Kahvede, evde, bakkalda bir iki yüzeysel sohbetle, “ücretsiz danışmanlarını” bulur, onlardan sezdirmeden fikir alırlar.

Kaybedecek fazlaca bir şeyi olmamaktan, kazanılacak koskoca ?mikro? bir girişim hayaline iyice yakın olmaktan kaynaklanan cesaretle, zahmetli, zorlu mücadeleye hazırdırlar.

Onların, ne 40 saatlik iş haftası, 8 saatlik iş günü tereddüdü, ne de 4-6 haftalık yıllık izin sorunları vardır. Hafta da 80 ? 90 saat, yılda 12 ay çalışmaya hazır ve alışkındırlar.

Dünya Bankası tahminlerine göre 1 milyarlık kendi kitleleriyle birlikte, en az bir milyar işsize de istihdam imkanı sağlayabilirler.

Bu çok zengin atıl, üretken, potansiyel işgücü kaynağı, çok küçük teşvik ve motivasyonlarla, maliyetiyle kıyaslanamayacak verimliliğe dönüştürülebilirler.

Ülkemizdeki tüm olumsuzluklara rağmen, Halk Bankası ve Küçük Esnaf ve Sanatkarlar Kefalet Kooperatifleri aracılığıyla, küçük esnafa, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığıyla köylülere verilen mikro kredilerin sağladığı katkı küçümsenemez. Kapitalizmin 300 yıllık birikmiş yoksulluk sorununu tek başına çözme imkanı olmasa da mikro krediler ile Asya?da 100 dolar, 500 dolar gibi, yaşadığımız coğrafyada, bir öğün yemek yemeye ancak yetecek çok küçük miktarlardaki krediler ile binlerce yoksul ve sınırlı kaynaklara sahip olan insanın nasıl yeni imkanlar yaratmayı başarmış olduğunu medyadan takip ediyoruz.

Avrupa Birliği gündeminden hiç eksik olmayan mikro girişimleri ve mikro finans konusunu tüm kurumları ile birlikte toplumsal sorumluluk bilinci ile ele almak kaçınılmaz bir görev olarak durmaktadır.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın