Mısır Turizm Otoritesi (ETA) tarafından 25-27 Ağustos tarihleri arasında Feshane?de düzenlenen ?Ramazan?da Mısır Esintisi? festivali, önümüzdeki dört yıl boyunca gerçekleştirilecek “Ramazan Fener Şenlikleri” kapsamında yapılacak tanıtım kampanyasının da bir parçası. Mısır, Ramazan ayını Türkiye?de bu yıl düzenlediği şenliklerle ikinci kez kutlamış oluyor. Şenliklerde üç gün boyunca Mısır?a has içeceklerin yanı sıra Mısır folkloruna özgü Tennure dansçıları ve Sufi ilahileri gibi kültürel değerler ziyaretçilerle buluşuyor. Festivalin mesajını, hem Mısır?da hem de diğer Ortadoğu ülkelerinde yüceltilen kutsal Ramazan ruhunun Mısır?a ait yiyecek-içecek adetleri, ilahiler, halk oyunları ve diğer geleneklerle birlikte paylaşılması oluşturacak.

?Ramazan?da Mısır Esintisi? sloganı Arapçada hem turistlere Ramazan ayını Mısır?da geçirmeleri için bir davet hem de Mısır?daki Ramazan ayının eşsiz bir deneyim oluşu anlamlarını taşıyor.

Büyük ve çarpıcı bir ülke olan Mısır, tüm Mısırlılar tarafından kucaklanan kültürel çeşitliliğiyle, gelişirken özgünlüğünden ödün vermeyen geleneksel toplumuyla ve gelişimiyle birlikte uyum içerisinde varlığını sürdüren tüm tarihsel değerleriyle, her şeyin başladığı yer olarak geçmiş, bugün ve gelecek arasında kusursuz bir denge sağlıyor.

Ramazan ayı, Mısır ile Türkiye arasındaki köklü ilişkileri geliştirirken Mısır?ın olağanüstü güzelliklerini sergilemek için de mükemmel bir zaman dilimi. Mısır denildiğinde akla ilk olarak Kahire ile birlikte Büyük Sfenks, Gize Piramitleri ve ülkenin en büyük ikinci kenti olan, sosyal yapısı ve kültürel kökenleriyle diğerlerinden ayrılan İskenderiye geliyor.

Arap ülkeleri arasındaki turizm inisiyatifini teşvik etmek amacıyla her kentin karakteristik geleneklerini ve yaklaşımlarını turizm açısından değerleriyle birlikte açığa çıkarmayı hedefleyen, Arap Turizm Bakanları Konseyi,  başvuran diğer 12 Arap kentinin arasından İskenderiye?yi 2010 yılının Arap Turizm Başkenti ilan etti. Arap turizm sektörünü geliştirmenin yanı sıra diğer kültürler ve medeniyetlerle karşılıklı ilişkiler geliştirilmesini de hedefleyen girişim sonucunda İskenderiye, farklı kültürleri çağlar boyunca bünyesinde barındıran tarihsel dokusu ve turizm sektörüne yönelik nitelikleriyle ?Arap Turizm Başkenti? ünvanına sahip oldu.

İskenderiye?nin Yunan, Roma, Kıpti ve İslam gibi çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan tarihsel zenginliği, Pompey Dikilitaşı (Amoud Al-Swary), Kom el Sukkfa Yeraltı Mezarlığı, Kayıtbay Kalesi, Antik Roma Amfitiyatrosu, Greko-Romen Müzesi ve Kraliyet Mücevherat Müzesi gibi anıtlarla kültürel bölgeleri içeriyor. İskenderiye aynı zamanda El Mursi Abul Abbas Camii ve Saint Mark Kilisesi gibi dini yapılarıyla da dikkat çekiyor. İskenderiye hem yaz hem de kış aylarındaki ılıman iklimiyle ve Akdeniz kıyıları boyunca uzanan sahilleriyle de fark yaratıyor.

Bunlara ek olarak İskenderiye, Arap dünyasının en önemli kültürel yapılarından birine sahip: Tüm konulara ve bilimlere özgü kaynak kitapların ve eşsiz el yazmaların bulunduğu İskenderiye Kütüphanesi.

Bu şenlikler için İstanbul?a gelen Mısır Turizm Bakan Yardımcısı ve Mısır Turizm Otoritesi (ETA) Başkanı Amr El-Ezabi, devam eden tanıtım kampanyalarına ve sonuçlarına dair şunları söyledi: ?Mısır ve Türkiye?nin ortak özelliklerini bu şekilde açığa çıkarmaktan dolayı çok mutluyuz. Her iki ülke de kendi kültürel çeşitliliklerini sahiplenmekle birlikte birbirleriyle paylaşmaya hevesli. Ramazan?ın neşesini, mutluluğunu Türk kardeşlerimizle paylaşmak istiyoruz. Bununla birlikte İskenderiye?nin ?Arap Turizminin Başkenti? seçilmesini duyurmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. İskenderiye, tarihini, kültürünü ve pek çok niteliğini dünyanın geri kalanıyla paylaşmak için hazır.?