İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Ergün: ”Türkiye gibi büyük bir ülke sadece üretim ve montaj yapmakla yetinemez”

Gedik Vakfı ve Türk Kaynak Teknolojisi Akademisi tarafından İstanbul’da düzenlenen 63. Uluslararası Kaynak Enstitüsü’nün Genel Kurul ve uluslararası konferansında konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye gibi büyük bir ülkenin sadece üretim ve montaj yapmakla yetinemeyeceğini belirterek, ”Bizim kendi tasarım, model ve markalarımızı da oluşturmamız, sanayide yüksek katma değer üreten alanlara yönelmemiz gerekiyor” dedi.

Gedik Vakfı (GAV) ve Türk Kaynak Teknolojisi Akademisi (TKTA) tarafından İstanbul’da düzenlenen 63. Uluslararası Kaynak Enstitüsü’nün (IIW) Genel Kurul ve uluslararası konferansında konuşan Ergün, diğer sanayi alanlarındaki gelişmelerin büyük oranda kaynak teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde gerçekleştiğini söyledi.

Ergün, küresel ekonomi oluşumunda kaynak teknolojisinin önemli bir yeri olduğuna dikkati çekerek, ekonomisi sürekli büyüyen ve sanayileşen bir ülke olarak Türkiye’nin de kaynak teknolojisine büyük önem verdiğini kaydetti.

Türkiye’nin oldukça başarılı bir kaynak sektörüne sahip olduğunu, özellikle montajda bunun görüldüğünü dile getiren Ergün, şunları söyledi:
”Mesela otomotiv sektöründe 50 yıla yaklaşan tecrübemizle montaj anlamında dünyanın en iyi ülkelerinden biriyiz. Türkiye’den çıkan araçlarla ilgili bugüne kadar önemli bir şikayet oluşmamış, Türkiye’de üretim yapan firmalar sıfır hata ile üretim yapmışlardır. Birçok küresel firmanın ülkemizi üretim merkezi olarak seçmesinin nedeni budur.
Türkiye daha güçlü bir sanayi yapısına kavuştukça, kaynak sektörümüz de aynı şekilde güç kazanacaktır. Türkiye dünya çapında üretim yapan yapısını koruyacak, ancak bununla yetinmeyecektir. Zira Türkiye gibi büyük bir ülke sadece üretim ve montaj yapmakla yetinemez. Bizim kendi tasarım, model ve markalarımızı da oluşturmamız, sanayide yüksek katma değer üreten alanlara yönelmemiz gerekiyor. Kendi tasarımlarımızı geliştirdiğimiz zaman kaynak sektöründeki yetkinliğimiz çok daha fazla ön plana çıkacaktır.”

“Üreticilerimiz standart dışı ürünleri bize bildirmeli”

Nihat Ergün, Türkiye ekonomisinin 2002 yılından itibaren ekonomik yapısal sorunlarını geride bıraktığını, son 7 yılda da ekonomisini yaklaşık yüzde 5 oranında büyütmeyi başardığını vurguladı.

Birçok gelişmiş ülkenin ağır hasarla atlattığı küresel krizden Türkiye’nin kalıcı bir hasar almadan çıkmayı başardığını vurgulayan Ergün, ”Türkiye kriz döneminde kaybettiklerini telafi etmeye en erken ve en hızlı bir şekilde başlayan ülkelerden birisidir” dedi.

Ergün, üreticilerin piyasada gördükleri standart dışı ürünleri bildirmeleri gerektiğine de işaret ederek, ”Üreticilerimiz kullanıcıları bilinçlendirme hususunda kamuya yardımcı olmalıdırlar. Bu alanda işbirliği sağladığımız takdirde, hem sizlerin emeğini koruyacağız. Hem de tüketicilerimizin kalite ve emniyet beklentilerine karşılık vereceğiz” diye konuştu.

İran ile ortak organize sanayi bölgesi çalışmaları

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ergün, İran ile kurulması planlanan sanayi bölgesine verilecek teşviklerin belirlenip belirlenmediğine ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı:

”Onun daha teknik çalışmaları devam ediyor. Hangi alanda yapılacak? 4 tane birden yapılmayacak. 4 bölgenin birden çalışmaları var sınır bölgesinde. Hem İran, hem Türkiye tarafını kapsayacak şekilde. Eğer o bölgeye enerji, elektrik, doğal gaz teminini mümkün hale getirebilirsek, çok rekabetçi bir sanayi bölgesini Türkiye’nin en doğusunda, İran’ın en batısında oluşturma imkanı olacak. Hem dünya pazarları, hem de Türkiye ve İran iç pazarları açısından rekabetçi bir bölge oluşturmak, bölgede istihdam oluşturmak, bölgede yeni bir atmosfer meydana getirmek hatta diğer ülkeleri, komşu ülkeleri de etkileyecek bir atmosfer meydana getirmek mümkün olabilecektir. Ama şu an için buradaki teşvik sistemlerinin nasıl olacağına dair bir şey söylemek erken. Amacımız, bölgede bir üretim merkezi meydana getirebilmek. Belki daha sonraki yıllarda Azerbaycan ve Gürcistan gibi hatta belki Irak’ın, Suriye’nin de katılabileceği mekanlar oluşturabilmek.”

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın