Türkiye uzun bir aradan sonra Avrupa Birliği (AB) ile 13’üncü müzakere başlığı olan “Gıda Güvenliği, Bitki ve Hayvan Sağlığı” faslını açtı.  İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Prof Dr. Halûk Kabaalioğlu, AB müzekerelerinde 13. başlığın açılmasıyla ilgili olarak açıklama yaptı. İKV Başkanı Kabaalioğlu’nun açıklaması şöyle:

“30 Haziran 2010 itibarı ile Avrupa Birliği ile müzakereye açılan gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı başlığı Türk halkının sağlıklı gıdaya ulaşması açısından büyük ilerleme sağlayacak. Bu başlık için gereken açılış kriterlerini yerine getiren Türkiye?de, müzakere süreci boyunca aşağıdaki alanlarda gelişmeler yaşanacak:

– Tarladan sofraya ulaşan gıdaların AB standartlarına uyum açısından kontrollerinin tam olarak yapılması

– Gıda zincirinin her halkasında insan sağlığına zararlı maddelerin ve uygulamaların önlenmesi, bu çerçevede üretici ve işletmeciye yasal zorunluluk getirilmesi

– Bitkisel ve hayvansal ürünler ve su ürünleri dahil olmak üzere bütüncül bir yaklaşım ile koruma ve standartlara uyum

– Gıdaların üretiminde şeffaf kuralların benimsenmesi

– Gıdaların etiketlenme sisteminin içerik konusunda tam bilgi vermesinin sağlanması

– Hayvan refahının garanti altına alınması

– İşletmelerin AB kriterlerinde üretim yapması ile AB ülkelerine ihracatta yaşanan sorunların ortadan kalkması

Bu başlığın müzakereye açılan on üçüncü başlık olduğu ve müzakereye açılması muhtemel olan 3 başlık daha kaldığı gözönünde bulundurulursa, müzakere sürecinin bir tıkanıklığa doğru yol aldığı anlaşılmaktadır. Gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı başlığında olduğu gibi AB süreci Türk vatandaşlarına yaşam kalitesi ve refah açısından somut faydalar getirmektedir. Ancak tam üyelik ile taçlandırılmadıkça bu süreç yavaşlamaya ve sorgulanmaya mahkumdur. İKV olarak, müzakerelerin yeni bir başlıkla devamını memnuniyetle karşılamakla beraber, sürecin hızlanması için gerek Türk hükümeti gerekse AB?ye düşen görevleri hatırlatmak istiyoruz.

Özellikle son dönemde gerek terörün artışından kaynaklanan iç sıkıntılar, gerekse dış ilişkilerde yaşanan gerginlikler sonrasında, AB sürecine ağırlık vermek için doğru zamanın geldiğini düşünüyoruz. Kıbrıs meselesi de dahil olmak üzere bütüncül bir yaklaşım ile AB sürecinin canlandırılması Türkiye?nin iç ve dış sorunları açısından ön açıcı bir rol oynayacaktır.”


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın