Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre nisan ayında ihracat, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 25,44 artışla 9 milyar 436 milyon 676 bin dolar seviyesinde gerçekleşti. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin yaptığı yazılı açıklamada, bu yılın ilk 4 ayında ihracat yüzde 23,09 artışla 35 milyar 97 milyon 270 bin dolar olduğunu duyurdu. Son 12 aydaki ihracat rakamı ise yüzde 8,59 düşüşle, 103 milyar 665 milyon 652 bin dolar olarak gerçekleşti.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin Nisan ayı ihracat sonuçları ile ilgili bir açıklaması şöyle:

?Nisan ayı ihracatçı birliklerimizde tatlı bir heyecanın yaşandığı bir dönem oldu. Tüm ihracatçı birliklerimizin hakim gözetiminde seçimli genel kurulları yapıldı. Bu genel kurullarda, birliklerin yönetim kurulları ve denetim kurulları ile birlikleri TİM genel kurulunda temsil edecek delegeler seçildi. Göreve gelen değerli arkadaşlarımızın sektörlerine hayırlı olmalarını ve başarılı dört yıl geçirmelerini diliyoruz.

Küresel krizi geride bıraktık ancak Avrupa’da yaşanan gelişmeleri son derece dikkatli bir şekilde izliyoruz. Yunanistan’ın içerisine düştüğü durum son derece ibret vericidir. Yunanistan?daki borç krizinin Portekiz, İspanya ve İtalya gibi ülkelere “bulaşıcı hastalık” gibi yayılması ciddi sonuçlara neden olabilir. AB ülkelerinin IMF?i de çözüme dahil ederek Yunanistan konusunda uzlaşmaya varmaları son derece önemli olacaktır.

AB ülkelerinin içinde bulunduğu bu durum, Türkiye’nin önemini her geçen gün daha arttırıyor. Krizden not artırımı ile çıkan ender ülkelerden birisi olan Türkiye’nin gösterdiği ekonomik performans çok çarpıcı. Türkiye’nin AB’ye girişini engellemeye çalışan başta Fransa ve Almanya olmak üzere tüm AB ülkeleri, Türkiye’nin bu güçlü ekonomik duruşuna ileride gereken önemi vermek zorundalar. Çünkü Türkiye, krizde aldığı önlemler ile birlikte tüm dünyada örnek gösterilen bir ülke konumuna geldi.

Diğer taraftan Yunanistan’ın borç krizinin dünya gündemine oturmasıyla birlikte Euro-dolar paritesi düşüyor. Bu yüzden ihracatımız olumsuz etkilenebilir.

Merkez Bankası?nın aktif desteğini bekliyoruz

Merkez Bankası’nın piyasalardan likidite çekerek döviz kurunun düşmemesi için gösterdiği çabayı son derece olumlu buluyoruz. Bununla birlikte, Merkez Bankası’nın yıl boyunca faiz artırımı yapmaması; üretim, yatırım ve ihracatı desteklemesi açısından son derece önemlidir.

Son dönemde pariteden dolayı Euro?nun 1.97 TL ve Dolar kurunun 1.47 TL seviyelerine gerilemesiyle beraber ihracatçılar ciddi zarar yazmaya başladılar. Euro ve Dolar kur sepetinde ciddi bir gerileme oldu. Euro?da 2.10 TL seviyesinin altı Avrupa?ya olan ihracatımızda son derece ciddi riskler oluşturmaktadır. İhracatımızın yaklaşık yarısının Euro ile yapıldığı göz önüne alındığında riskin büyüklüğü daha da açık görülmektedir.

Dolar kurunun 1.50 seviyesinin altına düşmesi Türk sanayisi ve ihracatı için son derece dramatik sonuçlar doğuracaktır. Merkez Bankası?nın elindeki tüm araçları kullanarak kur sepetinin rekabetçi seviyede   tutunması için vereceği aktif desteği, yeniden ivme kazanan ihracatın devamı, şirketlerin sürdürülebilir karlılıkları ve istihdamın artması için son derece hayati görüyoruz. İhracat hepimizin özlediği çok güzel bir rüzgar yakaladı, devamının gelmesi içinde döviz kurlarındaki erimenin durdurulması gerekiyor.

Kamuoyunda bir konunun ısrarla doğru anlaşılması gerektiğini ifade ediyoruz. Biz döviz kurlarının artmasını değil, sadece kurlardaki gerilemenin durmasını istiyoruz. Son gelişmelerde gösteriyor ki, bu konu başta Merkez Bankası olmak üzere tüm kurumların elbirliği ile halletmesi gereken hayati bir meseledir.

Geçen ay Kahramanmaraş’ta yaptığımız açıklamada Euro’daki hareketlere dikkat çekmiş ve ihracatçılarımızın kendilerini hedge etmeleri gerektiğinin altını çizmiştik.

Kahramanmaraş’taki açıklamamızda “Euro/dolar paritesindeki riski azaltmak için şirketlerimize büyük iş düşüyor. Kendilerini daha fazla enstrümanla hedge etsinler. Parite riski almamak için kontrat yaptıkları gün bankalara gidip kuru bağlasınlar.” ifadelerini kullanmıştık. Bu konuda ne kadar haklı olduğumuzu bir kere daha görüyoruz. İhracatçılarımız, risklerini hedge etme konusuna daha fazla önem vermeliler.

İhracatta yüzler gülmeye başladı

Kriz sonrası dönemde ihracatımızdaki hızlı toparlanma bizleri oldukça memnun ediyor.

2009 yılının Ekim ayından beri ihracatımız aylık bazda yükseliyor. Ekim ve Kasım aylarında ihracat büyümesi tek haneli rakamlarla gerçekleşmişti. Aralık ayından bu yana çift haneli büyüme rakamlarını yakaladık. Nisan ayında da ihracatımız çifte haneli büyüdü. Üst üste 5 aydır ihracatımız çift haneli bir büyüme yakalıyor.

Mart ayındaki ihracat performansımız dünyanın ihracat şampiyonu olan Çin’in, bizimle birlikte aynı kategoride yer alan Brezilya’nın da üzerinde gerçekleşti. Bu da Türkiye’nin diğer ülkelere nazaran dünyada pazar koşullarına daha hızlı tepki verdiğini gösteriyor.

Kriz döneminde ana pazarlarımızda daralma yaşanmıştı. Bu yüzden ihracatımız kriz döneminde olumsuz yönde etkilenmişti. Biz TİM olarak o dönemde ana pazarlarda yaşanan daralmanın bir müddet daha süreceğini belirtirken, mevcut pazarlardaki paylarımızı korurken alternatif pazarlara yönelmenin daha makul bir strateji olacağının altını çizmiştik. Bunun sonucunda ihracatçılarımız alternatif pazarlara ağırlık vererek krizin yıkıcı etkilerinden korundular. Krizden çıkış sürecinde ise ana pazarlarımız toparlanmaya başladığında Türkiye’nin de bu toparlanmadan en iyi şekilde yararlanacağını belirttik.

İlk 4 ayda en büyük 30 pazarın 27 tanesinde artış var

Yılın ilk dört aylık rakamlarını incelediğimiz zaman ihracatımızın ana pazarlardaki gelişmeler sayesinde hızlı bir şekilde yükseldiğini görüyoruz.

En fazla ihracat yaptığımız 4 ülkeye ihracatımız çok hızlı artıyor. Almanya’ya ihracatımız yılın ilk 4 ayında yüzde 18, İtalya’ya yüzde 36, Fransa’ya yüzde 32, İngiltere’ye ise yüzde 37 arttı.

AB ülkelerine yaptığımız ihracatta büyük gelişmeler var. Bu en büyük 4 pazarımız haricinde İspanya’ya ihracatımız yüzde 54, Romanya’ya ihracatımız yüzde 29, Hollanda’ya ihracatımız yüzde 10, Belçika’ya ihracatımız yüzde 15, Polonya’ya ihracatımız yüzde 28,

İsveç’e yaptığımız ihracat yüzde 41 yükseldi.

Komşu ve çevre ülkelere yaptığımız ihracatta da olumlu gelişmeler sürüyor. Yılın ilk 4 ayında Rusya’ya ihracatımız yüzde 24, İran’a ihracatımız yüzde 37, Birleşik Arap Emirlikleri’ne ihracatımız yüzde 14, Suudi Arabistan’a ihracatımız yüzde 30, Libya’ya ihracatımız yüzde 22, İsrail’e yaptığımız ihracat yüzde 42, Türkmenistan’a yaptığımız ihracat ise yüzde 57 arttı.

En fazla ihracat yaptığımız ilk 30 ülkeden sadece 3 ülkeye yaptığımız ihracat geriledi. Bu ülkeler Irak, Mısır ve Cezayir. Geçen sene bu ülkelere çok yüksek oranda ihracat artışı gerçekleştirdik.

Çin’e ihracatımız bu sene çok iyi gidiyor. Çin’e yapılan ihracat yüzde 137 arttı. Yine Hindistan’a yaptığımız ihracat yüzde 29 yükseldi.

Bunun yanı sıra Uzakdoğu ve Amerika kıtasına yaptığımız ihracatta çok ilginç gelişmeler var. ABD’ye ihracatımız yılın ilk 4 ayında yüzde 24 arttı. Arjantin’e ihracatımız yüzde 103, Şili’ye ihracatımız yüzde 248 arttı.

Brezilya’ya yüzde 114 ihracat artışı yakaladık. Mayıs ayı sonunda Sayın Başbakanımızın liderliğinde DTM ve TİM ortak organizasyonunda Brezilya?ya bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Daha önce Brezilya?yı Sayın Bakanımız Zafer Çağlayan liderliğinde ziyaret etmiştik. Geldiğimiz nokta, düzenlenen ticaret heyetlerinin ihracatımıza ne kadar olumlu yansıdığını gösteriyor. Mayıs ayı sonunda düzenleyeceğimiz ticaret heyeti programının ihracatımıza çok olumlu etkileri olacağını bekliyoruz.

İlk 4 ayda 24 sektörün 21’inde artış var

İhracatımızda yaşanan bu yükselişleri lokomotif ihracatçı sektörlerimizin başarılı performanslarına borçluyuz.

Yılın ilk 4 ayında ihracatımızda en fazla artış yaşanan sektörler, Madencilik, Fındık ve Mamulleri, Kimyevi Mamuller, Demir ve Demir Dışı Mamüller oldu.

Metaller sektörü ile otomotiv sektörü oldu.

Madencilik sektörünün ihracatı yılın ilk 4 ayında yüzde 79 artarak 1 milyar 57 milyon dolara çıktı. Yılın ilk 4 ayında Fındık ve Mamulleri sektörünün ihracatı yüzde 58 artarak 411 milyon dolara, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri sektörünün ihracatı yüzde 51 artarak 3,8 milyar dolara, Demir ve Demir Dışı Metaller sektörünün ihracatı yüzde 45 artarak 1,8 milyar dolara, Otomotiv endüstrisinin ihracatı ise yüzde 47 artarak 5,9 milyar dolara çıktı.

En çok ihracat yapan 10 ilimiz

Yılın ilk dört ayında en çok ihracat illerimiz sırasıyla İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir, Ankara, Gaziantep, Manisa, Denizli, Hatay ve Sakarya oldu.

Nisan ayı ihracat rakamları

Nisan ayı ihracat rakamları şu şekilde gerçekleşti: Ülkemiz ihracatı Nisan ayında, geçen yılın Nisan ayına göre yüzde 25,44 artışla 9 milyar 437 milyon olarak gerçekleşti. 2010 yılının ilk dört ayındaki ihracatımız yüzde 23,09 artışla 35 milyar 97 milyon dolar olurken, son oniki aydaki ihracatımız ise 103 milyar 666 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Otomotiv sektörümüz 1 milyar 414 milyon dolar ihracat ile liderliğini Nisan ayında da sürdürürken, Hazır Giyim ve Konfeksiyon sektörümüz 1 milyar 202 milyon dolar ile en fazla ihracat yapan ikinci, Demir Çelik sektörümüz ise 1 milyar 86 milyon dolar ile üçüncü sektörümüz oldu.

Tarım sektörlerimiz Nisan ayında 1 milyar 184 milyon dolar ihracatla toplam içinde yüzde 12,55 pay alırken, sanayi sektörlerimizin payı 7 milyar 910 milyon dolar ihracat ile yüzde 83,82, madencilik ürünlerinin payı ise 342 milyon dolar ile yüzde 3,63 oldu.

Nisan ayında en fazla ihracat artışını yüzde 101,28 ile Madencilik sektörümüz, yüzde 89,23 ile Fındık ve Mamulleri sektörümüz ve yüzde 43,31 ile Demir ve Demirdışı Metaller sektörlerimiz yakaladı.

porno izledenizli escort bayandenizli escort bayandenizli escort bayandenizli escort bayandenizli escort bayanantakya escortantakya escortantakya escortiskenderun escortiskenderun escortiskenderun escorteskişehir escorteskişehir escortdenizli escortdenizli escortdenizli escortdenizli escortdenizli escortdenizli escortdenizli escortdenizli escortdenizli escortdenizli escortdenizli escortdenizli escortmalatya escortmalatya escortgaziantep escortgaziantep escortgaziantep escort