Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, küçük veya büyük piyasada dokunulmaz hiçbir oyuncu bulunmadığını belirterek, ”En garibanından en zenginine kadar yanlış yapan hesabını vermek zorunda” dedi.

Akgiray, Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) üyeleriyle bir araya geldiği toplantıda, SPK’da bir yılda gerçekleştirilen çalışmalara değinerek, sermaye piyasalarının bir ülkenin kalkınması için çok önemli olduğunu, Türkiye’de ise bu piyasaların biraz ihmal edildiğini söyledi. Bu ihmali ortadan kaldırmak için biraz seslerini yükselteceklerinin altını çizen Akgiray, ”Sadece sesimizi yükseltmeyeceğiz. İş yaparak bunu ispatlamak gerekiyor. Biz de bunu yapacağız” diye konuştu.

Türkiye Sermaye Piyasaları Danışma Konseyi ile halka arz çalışmalarına değinen Akgiray, ”Bu kapsamda gerekirse kapıdan çıkacağız, pencereden gireceğiz bu işi yapacağız. 6-7 Mayıs’ta İstanbul’da halka arz konferansı yapacağız” dedi. Halka arz seferberliği kapsamında birkaç şehre gittiklerini anlatan Akgiray, ”Oralarda ticaret, sanayi odaları üyeleriyle tanışmaya gittik. Şu tespiti yaptık; borsa deyince anlaşılan şeyle okullarda anlattığımız borsa arasında hiç alaka yokmuş. Anadolu’da borsa ‘İstanbul’da bir borsa var. 3-5 tane zengin firma, 3-5 tane manipülatör var. Bir şekilde dedikoduyla fiyatlamalar yapılabiliyor. Orada bir öcü var, bizden değil.’ Bunu gördük. 1990’lı yılların ortalarından itibaren imaj bozulmuş. Demek ki bir yanlış var. Bunu düzeltebiliriz” şeklinde konuştu. SPK’nın Anadolu’da insanın korktuğu bir kurum haline geldiğini ifade eden Akgiray, ”Finans dünyasında SPK ile ilişkilerin çok canlı ve güncel olması lazım. Ağzımızla kuş tutsak, bunu iletemezsek ne işe yarayacak?” diye konuştu. Yüzde 1-2 manipülasyon sonucu ortaya çıkan işlem hacmi Manipülasyon kelimesinin çok popüler olduğuna işaret eden Akgiray, ”İMKB’deki toplam işlem hacminin çok az kısmı, yüzde 1-2’si sizlerin yazdığı şekilde manipülasyon sonucu ortaya çıkan işlem hacmi. Bunu temizlemek lazım” dedi. Halka açık şirketlerin önemli kısmında halka açıklık konusunda bilgi eksikliği bulunduğunu kaydeden Akgiray, şöyle konuştu: ”Halka açık firmalar, sermaye piyasalarındaki oyuncular, herkes manipülasyonla uğraşınca bunlar gözden uzak kalmış. Biraz daha hiçbirimizin manipülasyon diyemeyeceğimiz formatta yapılan yanlış işlerin peşinde gitmemiz lazım. Borsaya güveni sarsan işlerin başında bu geliyor. Acaba bilançolar uluslararası standartlarda yapılıyor mu? Kurumsal boyutta fiyat bozucu işlemler yapılıyor mu yapılmıyor mu? Bütün bunları ayıklamak, resmi net görmek için Piyasa Gözetim ve Denetim Dairesini kurduk. Şu anda 18 kişilik kadrosu var. Buradaki arkadaşlar eşanlı, gerçek zamanda aktif olarak piyasayı sürekli gözetiyor. Kim ne almış, ne satmış, kim kimden almış kime satmış hepsi görünüyor.”

Aracılar yatırımcının izni olmadan hiçbir şey yapamayacak

SPK Başkanı Akgiray, piyasayı bozucu işlemlere ilişkin tebliğin de gündemde olduğunu belirterek, ”Hırsızlığı yapmadan yakalamak… ‘Olay bitsin, kanıtlar netleşsin, dosyayı toplayayım…’ Böyle koşturursanız aylara sarkan operasyon olur. Yeni çalıştığımız kanun ile yaptığımız düzenlemelerde piyasada fiyat bozucu davranışı gördüğümüz anda bunu durdurmayı amaçlıyoruz” dedi. Vedat Akgiray, Merkezi Kayıt Kuruluşunun çalışmalarına da işaret ederken, ”Telekom şirketleriyle, cep telefonları vasıtasıyla aracılara yatırımcının bilgisi olmadan, rızası olmadan hiçbir şey yapma şansı vermeyeceğiz. Bu az olan birşey belki, ama SMS, e-mail.. İsmi elektronik ikaz gibi…” diye konuştu.

Erken uyarı sistemi çalışmalarına da değinen Akgiray, ”Sokağı izlemeden dünyanın herhangi bir yerinde finansal regülasyonu beceremeyiz. Sokağı, gerçek ekonomiyi izlemek zorundayız. Erken uyarı işine dünyada çok önem veriliyor. Biz hepsinden çok önce gidiyoruz gibi geliyor. Bu sene içinde Ankara’da tüm ekonomi kurumlarının kullanacağı erken uyarı sistemleri ayağa kalkar. Bu, bize bir bilgi versin yeter. Zamanla geliştirilir” diye konuştu.

Cezalandırma yerine tedbir alma yaklaşımına ağırlık verdiklerinin altını çizen Akgiray, bu kapsamda gerçekleştirdikleri brüt takas uygulamasının birçok kişiyi rahatsız ettiğini söyledi. Akgiray, ”Rahatsız olanların zaten rahatsız olmasını istiyorduk. Demek ki iyi oldu’ dedi. Geçtiğimiz yılın Mart ayından bu yana 40 civarında tebliğ çıkardıklarını anımsatan Akgiray, bu sene gündemlerinde yer alan konulara ilişkin de şunları kaydetti: ”Yeni Sermaye Piyasası Kanununu yakında Bakanlığa sunmak üzereyiz. Bu yoğun takvimde Meclis’ten bu sene geçer diye söz alıyoruz. Bu kanun geçtiği zaman bırakın AB’ye, uluslararası standartlara tam uyumu, onların da üstünde, birçok kapının bizim sermaye piyasalarımız için açılacağını düşünüyoruz. Foreks piyasası düzenlemesi, Bakanlıkta bir kanun maddesi bekliyor. O geçer geçmez hazırız. Foreks piyasasında sırf foreks değil, altın, petrol işlemleri yapılıyor. Günlük işlem hacmi 3 milyar doları geçti.”

Politikacılar siyasi anlamı olur diye korkuyor

Konuşmasında Körfez sermayesine de işaret eden Akgiray, ”Bunlar sukuk denen formatta parayı vermek istiyorlar. Politikacılar bundan korkuyorlar siyasi anlamı olur diye… Bizim de işimiz kira olduğu için pek korkmuyoruz. Dolayısıyla yeni kira sertifikaları tebliğimiz bugünlerde yayınlanacak. Farklı formatta istediğimiz kadar para Türkiye’ye gelebilecek. Para gelsin ülkemize de nasıl gelirse gelsin diye mantık var” dedi.

SPK’nın internet sayfasının yenileneceğini, siyah gri gibi renklerin olmayacağını, yeşil, mor, pembe gibi renklerin kullanılacağını vurgulayan Akgiray, yatırımcıyı bilgilendirmek için yeni bir sayfa hazırladıklarını da bildirdi. Konuşmasının ardından soruları da yanıtlayan Akgiray, denetime ilişkin bir soru üzerine ”SPK olarak kendimizi dış denetim firmasına denetim yaptıracağız” dedi.

Sermaye piyasalarında şu anda ceza kesme mantığının günün koşullarına uyduğunu düşünmediğine dikkati çeken Akgiray, şöyle konuştu:

”Kurumsal manipülasyon, bilgi manipülasyon işleri tabii ki yapılıyor, yapılmıyor demek için saf olmak lazım. Ne şekilde yapıldığını bilmek zor değil. Ancak engellemek için yasal destek gerekiyor. Yeni kanunda hepsi var. Günün koşullarına uymak gerekiyor. Küçük veya büyük dokunulmaz hiçbir oyuncu yok bu piyasada. En garibanından en zenginine kadar yanlış yapan hesabını vermek zorunda. Adaletli şekilde… Bunun böyle yapılması gerektiğini çok net söyleyebilirim. Hiç kimse dokunulmaz değil.” Sermaye piyasalarında en korkulan şeyin para kaybetmek olduğuna dikkati çeken Akgiray, ”Para kazanmak için yapılıyor bu iş. ‘Kazanılan paranın 2-3 mislini ver bakayım’ derseniz bir daha bu işi yapıyor mu? Parasını alırsan bir daha yapmaz” dedi.

Her ekonomik suça ekonomik ceza olduğunu, bir de suçun kendi cezası bulunduğunun altını çizen Akgiray, ”Bir kere yapanın parasını alacaksınız. Ondan sonra yaptığı iş birisini aldatma, dolandırıcılık varsa cezası tabii ki olacak. Hapse gider. Ondan ödün vermek yok” dedi.

Güven konusunda arayış

Akgiray sorular üzerine, yüzde yüz bankacılığın kontrolünde olan bir finans yapısının sağlıklı olmadığını söyledi. Sermaye piyasası faaliyetlerinde bankaların çok etkin ve egemen olmalarının sermaye piyasalarının büyümesinin önünde rekabeti engellediği için yanlış olduğunu, ABD’de son aylarda ortaya çıkan tartışmaların kökeninde de çok haklı sebepler olduğunu, aynı konunun Türkiye’de de tartışılması gerektiğini belirten Akgiray, güveni sağlamakla ilgili firmaların, devletin yanlışları olduğunu, bunların hepsinin zamanı ve yeri gelince düzeltileceğini ifade etti. Güveni sağlamak için kısa bir süre SPK’nın, piyasanın ağabeyi olarak gözükmesinde fayda olduğunu anlatan Akgiray, şunları kaydetti:

”Şöyle ki İMKB’den biraz işlem hacmi kaybını göze alarak, biraz kısa vadeli likidite kaybını göz alarak 40-50 kişiyi oradan sepetleyebilirsek kaba tabiriyle… İnanın ki güven konusunda büyük bir adımı atmış olacağız. Niye yapılmamış bu, çünkü balık suda yaşarken suyu görür, suyun dışında hayat olduğunu bilmez. Kurumlarımızı yönetenler, Borsamız olsun, diğerleri olsun, ‘(Aman mevcut yapıda ticari hacim azalmasın, bir şey yapmayalım) diye bilinç altında bir korunma güdüsü var. Biz bunu kabul etmiyoruz. Gerekiyorsa düşsün, ayıklanması lazım. (Bak devletimiz bu işi yaptı) dedirttiğimiz gün, o güven unsurunun önemli kısmının geri geleceğini tahmin ediyoruz.” O nedenle bunun peşinde olduğunu söyleyen Akgiray, ”Hiç hoşuma gitmiyor. Bir piyasada biraz da manipülasyon olması lazım. Spekülatör lazım bize, spekülatör ayıp bir şey değil. Arbitrajör lazım. Çünkü arbitraj yapılmazsa piyasa dengeyi bulamaz. Hiç ayıp ve suç değildir. Bu kelimeler hep yanlış kullanılıyor ve uzun vadede yatırımcı lazım”  diye konuştu. Vedat Akgiray, ancak bir firmanın hisse senedinin fiyatı bir haftada yüzde 40-50 artınca, bunun insanları o furyayı yakalama uğruna kısa vadeye sevk ettiğini, o olmadığı gün zaten kısa vadedenin fazla değeri de kalmayacağını vurguladı. Akgiray, ”Bu temizlik fevkalade önemli. Bu 15-20 yıldır biriken tortuyu bir şekilde filtreden geçirip dışarıda bırakmak durumundayız, başka çaresi yok. Ondan sonra piyasayı sıçratacak kurumsal düzeltmeleri yapmak için vaktimiz de gücümüz de kalır” dedi.

Kulüplerin profesyonelce yönetildiği konusu tereddütlü

SPK Başkanı Vedat Akgiray, hisseleri borsada işlem gören halka açık futbol kulüplerinin profesyonelce yönetildiği konusunda tereddütleri olduğunu belirterek, ”Fiyat oluşumu konusunda çok büyük şüphelerimiz var” dedi. İMKB’de halka açık olan futbol kulüplerinin şirketleriyle ilgili bir düzenleme getirip getirmeyeceklerine ilişkin bir soruya karşılık da Akgiray şunları kaydetti: ”Düzenleme getirmeyi düşünmüyoruz. Düzenlemeye ihtiyaç yok. Fakat 4 tane kulübümüz halka açık şu anda. 4’ü de çok yanlış yapı ile bu işe başlamışlar. Onu düzeltmek SPK’nın işi de değil. Fakat eğer bir finansal yapı sürdürülebilir değilse sonunda birileri bu işten zarar görecektir. Zarar gören de oradaki masum, küçük yatırımcı olsun istemiyoruz. Net tavrımız bu. Bu kulüplerin profesyonelce, düzgün yönetildiği konusunda bir takım tereddütlerimiz, şüphelerimiz var. Borsa’daki fiyat oluşumu konusunda çok büyük şüphelerimiz var. Bütün bunları üst üste koyunca rakamlar fevkalade büyüyor. Düşünün bir yayın ihalesinde 400 milyon dolarlar konuşmaya başladık. Milyar dolarlara gidiyor bu işler. Dolayısıyla bu yanlışlığın bir an evvel düzeltilmesi lazım ilgili taraflar tarafından. İlgili taraflar, şirket yöneticileri ve şirketin yatırımcıları. Biz de bu düzeltmeye giden her yöndeki her adıma engel olmayız.”

Denetimin sorulması üzerine Akgiray, ”Denetlenecek bir yapıyı yakalayalım önce, ondan sonra” dedi. Akgiray, başka bir soruya karşılık da birleşme formülünü geliştirmenin kendilerinin işi olmadığını, ancak bir gözlemci olarak çözüm tarzı olduğunu söyledi.

Yatırım arayan 1,5 trilyon dolar arasında Körfez sermayeli para var

Vedat Akgiray, Körfez sermayesiyle ilgili olarak da, ”Körfezde şu anda gidecek yer, yatırım arayan kaba hesapla 1-1,5 trilyon dolar arası para var. Bu bilinen neden ve korkularla batıya akmıyor, duruyor o para orta yerde. Ama para sahipleri diyor ki, ‘ben böyle kontratla o işe girerim, var mı senin ülkende?’ o rakam böyle. Böyle bir potansiyel var, bundan yararlanmamayı ben çok büyük bir ayıp olarak görürüm” dedi. Bundan Türkiye’ye düşebilecek payın sorulması üzerine Akgiray, ”Çok milyar dolar” yanıtını verdi. QVT ile ilgili soru üzerine Akgiray, Cuma itibariyle kendilerine gelen tebligat olmadığını söyledi. Başka bir soruya karşılık da Akgiray, bir ülkede birden fazla borsa olabileceğini, dünyadaki trendin işlemlerin geçtiği ortak bir platform şekilde olduğunu ifade eden Akgiray, ”Belki ortak bir teknoloji platformu Türkiye için gündemde. Şu anda Chicago Üniversitesinde ve bir kaç yerde daha bir grup bilgi işlem bilim adamı bizim adımıza bunun altyapısını çalışıyor” dedi. Bir gazetecinin SPK yaşamaya devam edecek mi? BDDK veya başka çatıya devredilme riski görüyor musunuz?” sorusunu da Akgiray, ”Sistemin risk gerçeği altında herkes gözden geçiriyor. Türkiye de gözden geçirecek, belki daha tekil yapıya doğru gidebilir” diye konuştu.

Bu arada, EGD Başkanı Celal Toprak da portföy yöneten gazeteciler olduğu iddialarına ilişkin, tavırlarının net olduğunu, şaibeye bulaşmış hiç bir üyeyi içlerinde barındırmayacaklarını belirtti. Toprak, ”Dünyada nasıl oluyor, araştıracağız. Bugüne kadar yaptığımız açıklamaların özetini topluyoruz. Kartepe’de karşılıklı tartışacağız. Ondan sonra deklarasyon yayınlama gereği duyarsak açıklarız. Ama durup dururken de ekonomi gazetecilerinin mesleğinin şaibeli gibi gösterilmesini affetmeyiz. Bu konudaki davranışlara da tavır alırız” dedi.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın