Uluslararası Finansal Yönetim Enstitüsü Derneği?nin (UFE) düzenlediği konferansta mali işler direktörlerinin değişen dünya ekonomisindeki yeni rolü, Türkiye?de dış borçlanmanın neden arttığı, reel sektörün dış borçtaki payı ve Türkiye?deki firmaların döviz risklerini yönetmek için neler yapılması gerektiği konuları ele alındı.

Uluslararası Finansal Yönetim Enstitüsü Derneği (UFE) tarafından düzenlenen “Ekonomiler İçinde Borç, Borç İçinde Ekonomiler” konulu konferans 18 Şubat 2010 tarihinde, İstanbul?da, Philip Morris SA Konferans Salonu?nda yapıldı. Konferansa UFE Yönetim Kurulu Başkanı ve Philip Morris SA Finans Bilişim Hizmetleri ve İdari İşler Direktörü Taner Kerman, Garanti Bankası Baş Ekonomisti Pelin Yenigün Dilek, Garanti Bankası Hazine Bölümü Pazarlama ve Finansal Çözümler?den M. Burak Güneri ve Mehmet Batman konuşmacı olarak katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan UFE Yönetim Kurulu Başkanı ve Philip Morris SA Finans Bilişim Hizmetleri ve İdari İşler Direktörü Taner Kerman, küresel krizin ardından mali işler direktörlerinin rollerinin değiştiğine dikkat çekti. Kerman, UFE’nin, mali işler direktörlerini bir araya getirerek oluşturduğu düşünce platformlarının yeni dönemde ön plana çıkan konuları irdeleyerek ülkemizde önemli bir görevi üstlendiğini dile getirdi. Mali işler direktörlerinin artık tüm işletme süreçlerinde yer alarak maliyetleri düşürmesi ve verimliliği artırması gerektiğini belirten Kerman, sözlerini şu şekilde sürdürdü: ?Yeni dönemde, mali işler direktörlerinin değişen rolleri arasında sadece finansal riskler değil, şirket imajı da dahil olmak üzere tüm alanlarda etkili bir risk yönetimi yapılması gerekliliği ön plana çıkıyor. Ayrıca, daralan ulusal ve uluslararası pazarlar sonucu artan rekabet, organizasyon genelinde etkin kaynak kullanımının sağlanması yönünde stratejiler oluşturulmasını zorunlu kılıyor.?

Garanti Bankası Baş Ekonomisti Pelin Yenigün Dilek ise yaptığı konuşmada, gelişmekte olan ülkelerin, eskiden gelişmiş ülkelere göre daha riskli bir ekonomik yapıya sahip olduklarını vurguladı. Küresel krizin ardından bu ezberin bozulduğunu belirten Dilek, artık hiçbir ülkenin risksiz görülmediğini ve tüm ülkelerin bu anlamda dikkatle izlenmesi gerektiğinin altını çizdi ve sözlerine şöyle devam etti: ?Türkiye?de özel sektörün borcunun artmış olmasına karşın piyasanın avantajlı yapısı nedeniyle gerekli geri ödemeler yapılabiliyor. Bu noktada, kamu borçları azaltılabilirse 5-10 yıl içinde Türkiye?nin önü açılabilir. Bunun için de sıkı bütçe politikalarının geliştirilerek kamu maliyesinin güçlendirilmesi gerekiyor ve Türkiye?nin durumunu bir fırsata çevirmenin yolu buradan geçiyor.?