İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Tarımda ölçek ekonomisine ulaşamamış olmak, verimliliği olumsuz etkiliyor

Active ACADEMY 2. Tarım Zirvesi, Esente Organizasyon tarafından Rixos Grand Ankara Oteli?nde gerçekleştirildi. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker?in açılışını yaptığı Zirve?ye, tarım ve finans sektörünün önde gelen isimleri de konuşmacı olarak katıldı. ?Stratejik Sektör Tarım? ana teması ile Rixos Grand Ankara Oteli?nde düzenlenen Zirve?nin açılış konuşmasını yapan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker? katılımcılara Bakanlık olarak stratejileri ve Türkiye tarımının genel görünümü hakkında bilgi verdi.

Tarım sektöründe 2009?un genel değerlendirmesi ile beraber 2010 vizyonunu da aktaran Eker; tarımın merkezinde insan olduğunu ve bu sektörü biyoloji, ekoloji ve ekonominin kesişimi olarak gördüklerini vurguladı. Eker? ?Türkiye?de tarım sektöründe 5 milyonun üstünde çalışan var ve çalışan her 100 kişinin 26?sı tarım sektöründe istihdam ediliyor? dedi.

Tarımı biyoloji, ekoloji ve ekonominin kesişimi olarak gördüklerini belirten Eker, biyolojik bir faaliyet sürdürürken ekolojiyi gözetmek gerektiğini ifade etti. Bu pazar içerisinde yapılan üretimin aynı zamanda iktisadi bir faaliyet olduğunu belirten Eker; tarımın ekseninde insan olduğunu ve bu sektördeki tüm faaliyetlerin insan için, insanın refahı, sağlıklı beslenmesi ve gelişimi için olduğunu vurgulayarak en geniş anlamda ekonomiyi kapsadığını kaydetti.

Eker sözlerini şu şekilde sürdürdü: ?Ülkemizde 5 milyonun üstünde bir nüfus tarımla uğraşıyor. Çalışan her 100 kişinin 26?sı bu sektörde istihdam ediliyor. Böylesine önemli bir sektörde mutlaka verimliliği artırmamız gerekiyor. Verimlilik prensibine göre, rakiplerin olduğunu da bilmek gerek. Hem ülke bazında uzak pazarlarda rakipler bulunmakta, hem de mikro ölçekte aynı sektörde çalışan yüzlerce, binlerce firma arasında rekabet yaşanmaktadır. Tarım, kredi ve finansmanın kaçınılmaz olduğu ekonomik bir faaliyettir. Burada tarımla ilgili kavramsal bir çerçeve çizerek, ortaya farklı bir bakış açısı koymak istiyorum. Tarım aynı zamanda iktisadi bir faaliyet olduğu için, stratejik bir bakış açısı ile değerlendirme yapmamız gerekiyor. Bu bakış açısı ile de yapısal sorunları ve yasal düzenlemeleri değerlendirmemiz şart. Rekabet gücümüzü önemli ölçüde azaltan en büyük etken, ölçek ekonomisine ulaşamamış olmamızdır.?

Tarım Çerçeve Kanunu?na kavuştuk
Tarım sektöründe son yıllarda yaşanan gelişmeleri aktaran Eker, son yedi sene boyunca hiçbir dönemde olmadığı kadar yasal düzenleme yapıldığını belirtti. Tarımla ilgili 12 temel kanun çıkardıklarını ifade eden Eker; Türkiye?nin ilk defa ?Tarım Çerçeve Kanunu?na kavuştuğunu; en son sel, dolu, don gibi üreticiyi ansızın yakalayan doğa olaylarını sigorta kapsamına aldıklarını ve yüzde 50 oranında hibe ile desteklediklerini söyledi.

Eker, tarımda yapılan çalışmalarla ilgili noktaları şu sözlerle açıkladı: ?Tarımda kredi kullanımı kuşkusuz çok önemli. Bir milyonun üstünde çiftçimiz Bakanlığımız tarafından sağlanan kredilerden istifade ediyor. 7-8 milyar TL?ye ulaşan bir kredi kullanımı gerçekleşti. Kuşkusuz, bu kredi kullanımı ile ilgili şikâyetler oluyor; ama bizim bankalara gönderdiğimiz, ne yazılı ne de sözlü olarak, şehirde apartman dairesi tapusu veya 2 memur kefil gerekliliği gibi bir talimat yok. Eskiden, ödenen kredilerin en iyi ihtimalle yarı yarıya geri dönüşü sağlanıyordu. Şimdi ise vermiş olduğumuz kredilerin yüzde 97?sinin geri dönüşü oluyor. Türk çiftçisi hem Ziraat Bankası?ndan hem de Tarım Kredi Kooperatifleri?nden aldığı kredilerin yüzde 97?sini geri ödüyor. Bizim kredi konusundaki yaklaşımımız, kredi kullanımını hem rahatlattı, hem de genişletti. Kredi faiz oranları yüzde 13?e düştü. Ayrıca, Tarım Bakanlığı?nın Kredi Faiz Sübvansiyonu uygulaması ile, kredilerin yüzde 90?a yakın kısmı, sübvansiyonlu faiz kategorisine girdi. Örneğin, damla sulama için verdiğimiz krediler sıfır faizli. Bu çerçevede, Ziraat Bankası?ndan 850 milyon TL kredi kullandırdık. Bu sayede, 202 milyon dönüm arazide damla sulamaya geçildi. Hayvancılık alanında kredi faiz oranı ise yüzde 5 seviyesinde. Bütün bunlarla beraber, bizim rekabet gücümüzü önleyen en önemli faktör ?ölçek ekonomisi?dir. Ölçek ekonomisine ulaşamamış olmamız, verimliliği olumsuz etkilemektedir. Türkiye?deki 3 milyon 100 bin tarım işletmesinin ortalama büyüklüğü 6 hektar ve bu 6 hektarlık alan 6-7 parçaya ayrılmış durumda. Böyle bir ortamda mekanizasyon gerçekleştirmek mümkün değildir. Ölçek ekonomisine ulaşamadığımız için birim maliyetler de yükselmektedir. Avrupa?da AB-27 ülkesinin tamamında ortalama büyüklük 17,5 hektar, yani 175 dönüm, ABD?de ise yüzlerce hektar. Bizim bir kere bunu çözmemiz lazım. Bununla ilgili çalışmalar yapılıyor.?

Tarımda en büyük sekizinci ekonomiyiz
Tarım alanında Güneydoğu Anadolu Projesi, Doğu Anadolu Projesi ve TAREV Projeleri ile ilgili gelişmeleri de aktaran Eker, tarımsal yatırımcılara Bakanlık bünyesinde rehberlik ve danışmanlık hizmetinin de başlatıldığını vurguladı.

Türkiye?nin dünyanın en büyük 16. ekonomisi olduğunu belirten Eker; tarımda ise en büyük sekizinci ekonomi olduğumuzu vurguladı. Stratejik yaklaşımla, Türkiye?nin biyoçeşitliliğini, ekolojik zenginliğini iktisadi zenginliğe çevireceklerini belirten Eker; üç senedir yapmış oldukları Türkiye?nin Tarımsal Üretim Havzalarını Destekleme Projesi?ne de değindi.

Üç senedir yapmış oldukları çalışmayla Türkiye?de hangi bölgede, hangi ilde, hangi ilçede hangi üründen ne kadar verim alınabileceğini vurgulayan Bakan Eker; Türkiye?nin Tarım Envanteri?ni çıkardıklarını ve artık çok daha etkili bir şekilde Üretim Planlaması yapacaklarını vurguladı.

Tarım ve Gıda Bakanlığı kuruyoruz

Bakan Eker, sözlerine şu şekilde devam etti: ?Tarım alanında ilk defa yıllardır yapılamamış bir şey yapıyoruz. Tarımda bürokratik zinciri kısaltıyoruz. Bakanlık çerçevesinde inisiyatif kullanabilen, seri kararlar alan bir mekanizma oluşturuyoruz. Yeni mekanizma ile Su Ürünleri, Gıda, Hayvancılık ve Bitkisel Üretim Genel Müdürlükleri?nin kurulması ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bana bir evrak gelene kadar 8 paraftan geçiyor. Birinci kişinin yaptığı hata hiç değişmeden aynen bana geliyor. Demek ki aradaki birimler çok da etkin değil. Türkiye?de olmamış bir şeyi Tarım Bakanlığı olarak biz gerçekleştiriyoruz.?

Tarım sektörünün çok geniş bir alan olduğunu vurgulayan Eker; ziraatten hayvancılığa pek çok alanda insanın etken olduğu bir sektörde işin sosyolojik boyutunun da olduğunu vurgulayarak, bakanlık bünyesinde 81 ilde birer tane sosyolog; köy sosyoloğu görevlendireceklerini de açıkladı. Eker, ?Kırsal Kesim Sosyoloğu? adını verdiği sosyologlar sayesinde konusu insan olan bir sektörde daha verimli bir üretim yapılabileceğini kaydetti.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın