Sigorta poliçelerimiz; şirketimizin geleceğini nasıl etkiler?

kobipostasi

ESİN EREK (Güneşsun Sigorta Ar. Hiz. Ltd. Şti.) >> Rekabet koşullarının iş yapmayı ağırlaştırdığı yeni bir dünya düzeninde yaşıyoruz. Kârlılığımız azaldı, buna karşın bilginin, tecrübenin önemi arttı. Kârlılık o kadar azaldı ki, ?eş, dost, ahbap? işi ilişkiler yerini her konuda ?kaliteli iş ortağı? arayışına bıraktı. Artık hiç kimsenin kayıplara /zararlara tahammülü yok. İşimizi her zamankinden çok ciddiye almak zorundayken iyi yönetmemiz gereken konuların başında da ?sigorta poliçe seçimi? geliyor. Zira yıllarca çalışarak kurduğumuz tesisimizin, aldığımız gayrimenkullerimizin mevcudiyetini korumak hatta vefat veya sakatlık gibi durumlarda borç yönetimi, iş sürekliliği gibi bir çok konuyu planlamak durumundayız.

Amaç ?işletmemizin sürekliliği?ni sağlamak

Soru: Peki bu konuda sigorta sistemi bize nasıl yardımcı olabilir?

Cevap: Yaşayacağınız hasar sonrası kayıplarınızı telafi eder.

Soru: Hasar sonrası kayıplar ifadesinde kastedilen şey nedir?

Cevap: Makineniz zarar gördüyse makinenizin, emtianız zarar gördüyse emtianızın bedelini öder.

Soru: Hasar sonrası ödenen tazminatlar tüm zararımızı karşılamaya yeter mi?

Cevap: Bu soruya Amerika?da yapılan bir çalışmayla cevap verirsek; yapılan bir istatistik, yaşanan ağır hasar sonrasında firmaların yüzde 60?ının iş yaşamına geri dönemediğini söyleyebiliriz. Aşağıda bu sürecin nasıl gerçekleştiği örnekleniyor:

Diyelim ki bir yangın hasarı… Sizi hasar gününe götürürsek eğer bir düşünün!

>> Elektriğiniz yok.

>> Yetişmesi gereken mallarınız için müşteriniz arıyor? Şimdi ne olacak?

>> İşçiler eve mi gidecek?

>> Çağırdığınız servis (makineler için) bir hayli uzun bir ihtiyaç listesi bıraktı ve mümkünse yeni makine almanızı önerdi.

>> Ay sonu geldi SSK?ya para ödenecek.

>> Kredi taksitleri ne olacak?

>> ??????

Oysa ki alacağımız hasar tazminatı sadece mallarımızla ilgili kayıpları yerine koyacak. Peki ya diğer kayıplar?

Hasar sonrası sonuçları

>> Maddi kayıp

>> İş durması

>> Kâr kaybı

>> Müşteri kaybı

>> İtibar/güvenirlik kaybı

>> Rekabet gücü kaybı

>> Yatırımcı kaybı

>> Yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi

>> ????

>> İşletmenin kapanması

Risk haritasından da görüleceği üzere işletmemizin sürekliliğini etkileyen bir çok faktörü kontrol etme ve yönetme şansımız yok.

Bu nedenle birçok riski yönetmeye çalışmak yerine işimize odaklanabilmek amacıyla transfer edebileceğimiz risklerin tümünü dağıtmamız gerekir.

?Tehlikeler ?konusunda yapılabilecek şey ise iyi bir sigorta çözüm ortağı ile çalışmaktır.

Çünkü yukarıdaki örnekte de görüldüğü üzere; tüm kayıpların karşılanamadığını gördük; amaç risk oluştuktan sonra hasar ödemek değil, riskin oluşmasını önlemektir.

Bunu yapmanın yolu;

a) İşletmedeki riskleri tespit etmek,

b) Tespit edilen risklerin nasıl önlenebileceğine dair bir plan oluşturmak,

c) Hazırlanan ?risk iyileştirici önlem? planını uygulamak,

d) İşletmeye uygun olan poliçeleri ve teminatları belirlemek,

e) Bütçeye göre belirlenen poliçeler içinden önem sırasına uygun satın alma yapmaktır.

Böylelikle sadece fiyat odaklı ve bir çok faydadan yoksun, hasar olunca pişmanlık duyulan bir satın alma şeklindense ?şirketimizi gerçekten koruyan, şirketimize fayda sağlayan, gereksiz yere para harcatmayan, süreklilik esaslı ?bir satın alma yöntemi uygulamış oluruz.

www.gunessun.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

"Pancar şekeri ne kadar sağlıklı ise NBŞ?ler de en az o kadar sağlıklıdır?

Şekerli Mamul Sanayicileri Derneği (ŞEMAD) Başkanı Şemsi Kopuz; Dr. Yavuz Dizdar’ın nişaşta bazlı şeker (mısır şurubu) hakkında ileri sürdüğü “sağlıksız” iddiasını, ticari bir oyun olarak değerlendirerek çok sert tepki gösterdi. 12 Ocak 2011 tarihinde Dünya Gazetesi’nde yer alan ?Şeker Raporu: Nişaşta bazlı şeker (mısır şurubu) hasta eder, kota indirilmeli!? başlıklı […]

Subscribe US Now