Lisanssız elektrik üretimine verilen izin güneş santrali ve rüzgar türbinine talebi artırdı

kobipostasi

Şirket kurmadan ve lisans almadan isteyen herkesin ihtiyacı olan elektriği üretebilecek olması, ayrıca yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak ihtiyaç fazlası elektriğin belli bir yerlilik oranının sağlanması halinde devlete perakende fiyattan satılmasına imkan tanınması, güneş ve rüzgar enerjisine talebi artırdı.

Enerjiyi yoğun kullanan üreticiler, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’in getirdiği avantajlarla rüzgar ve güneş enerjisi akımına kapıldı. Şirket kurmadan, lisans almadan ihtiyaç duyulan elektriğin üretilebilmesi ve ihtiyaç fazlası elektriğin belli bir yerlilik oranının sağlanması halinde devlete perakende fiyattan satılmasına imkan tanınmasının, yenilenebilir enerji kaynaklarına talebi arttığını söyleyen GSR Enerji Genel Müdürü İsmail İnci, “Fabrikalar, tarımsal sulama, benzin istasyonu, hatta ceviz üreticisi ve villalardan güneş ve rüzgar enerji santralı kurmak için talep alıyoruz. Aylık 40-50 megavat elektrik enerjisi ile ortalama 10 bin TL elektrik gideri olan fabrikalar, kendi elektriğini üretme konusunda yoğun talepte bulundu. Yönetmelik çıktığından bu yana bize, 100’e yakın talep geldi” dedi.
Enerji fazlası perakende fiyata satılabilecek
Konuya ilişkin yönetmelik, 3 Aralık 2010’da yürürlüğe girdi. “Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik’ sayesinde isteyen herkes şirket kurmadan ve lisans almadan kendi ihtiyacı olan elektriği üretebilecek. Ayrıca, üretilen ihtiyaç fazlası elektrik de dağıtım şirketine satılabilecek. Yeni yönetmelik rüzgar enerjisinde yerli türbin üreticisinin önünü açan bir maddeyi de barındırıyor. Yönetmeliğin 14. maddesinin 8.fıkrasına göre “Elektrik enerjisini üreten sistemin tüm ekipmanlarının maliyetinin yüzde 75’inden fazlasının yerli üretim olduğunun belgelenmesi durumunda, devlet, elektriği, firma ya da şahıstan toptan elektrik fiyatından değil, perakende fiyatından alacak.
Yönetmelikte 14. maddenin 8. fıkrasında, “Üretim tesisinde kullanılan makine veya elektro mekanik aksamın yüzde 75’inin yerli üretim girdilerinden oluştuğunun belgelendirilmesi halinde, satın alınan elektrik enerjisine tüketici niteliğine uygun abone grubuna uygulanan kurul onaylı perakende satış tarifesi uygulanır” deniyor.
Doğu’daki bir fabrikaya güneş santrali kuracağız
GSR Enerji Genel Müdürü İsmail İnci, yönetmelik çıktıktan sonra, ihtiyacı olan elektriğini üretmek isteyen hemen hemen her sektörde faaliyet gösteren üreticilerin kendilerini aradığını, bu kapsamda iletim hatları maliyetinin yüksek olduğu alanlardaki fabrika, tarımsal sulama, benzin istasyonları ve hatta ceviz üreticisi, bağ evi ve villalardan rüzgar türbini ve güneş santralı kurmak için talep geldiğini açıkladı. İnci, “Sanayicinin rüzgar türbinleriyle ihtiyacı kadar elektriği üretip fazlasını, özel sektöre veya devlete satma şansı var. Yatırımcılardan çok olumlu izlenimler alıyoruz. Özellikle tekstil kuruluşlarından kendi elektriğini üretme konusunda büyük talep var. Birçok yatırımcı zaten yerli rüzgâr türbinini, fiyat, kalite, bakım ve servis avantajlarından dolayı tercih ediyor. Yönetmelik çıktığından bu yana ortalama 50 megavatın üzerinde elekrtrik haracaması olan 100’e yakın firmanın Akdeniz, Doğu Anadolu, İçanadolu’dan talep aldık” dedi. GSR Enerji’nin, güneş enerjisinde ise proje uygulayıcı firma olduğunu belirten İnci, Doğu’da güneş enerjis ile kendi elektriğini üretmek isteyen bir firmaya da santral kuracaklarını, firmanın ihtiyaç fazlası enerjiyi de satacağını bildirdi. İnci, firmanın Doğu’da olduğunu söylemekle yetindi.
10 bin istihdam sağlanır
Yönetmeliğin çıkmasıyla birlikte Türkiye’de rüzgâr santrali yatırımlarının da artacağı öngörüsünde bulunan İnci, bu durumun kalıcı istihdam ve ucuz enerjiye de çare olacağını savunarak, “Yerli sanayi gelişecek. Türbin, kanat, alternatör ve dişli kutusu üretimi artacak. Ayrıca bunların satış ve pazarlamasında da birçok kişi görev alacak. Böylece yönetmelik sayesinde en az 10 bin kişiye istihdam sağlanacağını tahmin ediyoruz” dedi.
İsmail İnci, yönetmelik ile herkesin kendi elektrik ihtiyacını karşılamak için rüzgâr türbini kurmasına olanak sağladığını belirterek, “Tüketicinin en az bürokratik işlemle kendi elektrik ihtiyacını karşılamasına, üretilen fazla elektriğin dağıtım sisteminde en yakın noktada tüketilmesine imkân veriliyor. Ayrıca, tüketiciler maliyeti çok yüksek olmayan rüzgâr türbinlerini kurarak elektrik üretip fabrikasını besleyecek, evini aydınlatacak. Fazla enerjiyi de belirlenen teknik kriterlere göre sisteme bağlanarak satabilecek” diye konuştu.
Uygulama teşvik edici, ama sermaye azlığından yatırım yapılamıyor
İnci, yönetmeliğin bir başlangıç olduğunu, bundan sonrası için yapılması gereken çok şey olduğunu ifade ederek, yatırımcıların pazardaki karlılığı ve boşluğu fark ettiğini de dile getirerek, şunları söyledi:
“Yönetmelik güzel ve teşvik edici. Fakat uygulamaya geçildiğinde sermaye azlığından yatırım yapılamıyor. Vatandaşlarımızın bu teknolojiden faydalanmasını ve kendi elektriğini üretmesini istiyoruz. Bunu yapabilmeleri için devletin bu konuda teşvik ve kredi vermesi gerekiyor. Tıpkı enerji verimliliği için bankaların verdiği yalıtım kredisi benzeri, alternatif enerji üretimi için de krediler ve ya teşvikler verilmesi sektörü canlandıracaktır. Kamuda da büyük rüzgâr çiftliği konusunda yatırım teşvikleri başlayacağını ümit etmekteyiz. Ar-Ge desteği de çok önemli. En kısa sürede daha büyük tutarlarda destek bekliyoruz. Yerli sanayi için üniversite ve sanayi işbirliğini hızlıca ilerletmeliyiz.”
İsmail İnci’ye göre, yeni yönetmelikle birlikte yatırımcı, yerli rüzgar türbinini tercih ettiğinde ortalama elektrik toptan satış fiyatının üzerinde olan (2009 yılı için 13,320 krş) tüketici niteliğine uygun abone grubuna uygulanan kurul onaylı perakende satış tarifesi (13,980 krş – 22,190 krş) üzerinden satışını yapabilecek. Böylece yatırımcılar, elektriğin uygun fiyata satılabilirliğiyle ve amorti sürelerinin kısalmasıyla yerli rüzgâr türbini tercih edecek. Sonuçta, rüzgâr potansiyeli olan bölgelerde proje amortismanı iki yıla kadar düşebilecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Faktoring geçen yıl en hızlı büyüyen alt sektör oldu

BDDK verilerine göre geçen yıl bankacılık dışı finansal kesim içinde en hızlı büyüyen alt sektör faktoring oldu. 2010 yılını yaklaşık 50 milyar dolar ciro ile kapatan sektör yüzde 83 büyüme gerçekleştirdi. Faktoring sektörü 2001 yılından bu yana hızlı bir büyüme trendi göstererek reel sektörü kesintisiz olarak desteklemeye devam ediyor. Türkiye?de […]

Subscribe US Now

Betboo