RÜŞTÜ BOZKURT >> Fiziki kaynakları, insan kaynağını ve teknolojiyi üretim sürecinde etkin kullanırsak, maddi ve kültürel zenginlik üretebilir; insanımızın refahını artırabiliriz. Zenginlik üretmenin temel araçlarından biri olan teşvik sistemlerine ilişkin ana fikrimizin ne olduğunu bir önceki yazıda paylaştık. Geleceği inşa ederken, teşvik sisteminin nasıl ele alınması gerektiğine ilişkin düşüncelerimizi bu yazı çerçevesinde ele alacağız.
Ülkemizde üretim [...]
Dr. M. VEYİS FERTEKLİGİL >> TBANK BAŞ EKONOMİSTİ >> Sanayi üretimi Aralık ayında beklendiği gibi yavaşladı. Bu yavaşlamada Merkez Bankası’nın geçen yılın son çeyreğinin başında uygulamaya başladığı parasal sıkılaştırma politikasının sınırlayıcı etkileri, küresel ekonomideki bozulma ve geçen yılın aynı ayından kaynaklanan baz etkisi de rol oynadı. Üretim geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3.7 artış [...]
ESEN ÇAĞLAR >> TEPAV Ekonomi Politikaları Analisti>> Facebook halka açılmak üzere. Tahminler doğruysa, şirket 100 milyar dolarlık bir değere, Facebook’un kurucusu, Mark Zuckerberg de 27 yaşında 27 milyar dolarlık bir kişisel servete sahip olacak. Facebook, bizim topraklarımızın yaratabildiği en değerli şirket olan Tüpraş’tan nerdeyse on kat daha değerli, Mark da tek başına, ülkemizin en zengin [...]
ERMUKAN ŞENGEZER >> Krizle mücadelede gelişmiş ülkeler rekabet güçlerini arttırmak için KOBİ’leri destekleyerek onları ihracata yöneltmek, hizmetler sektöründe buluşları teşvik ederek yapısal bir değişim geçirmek zorundadırlar.
Karşılaştırmalı üstünlüklerde tek avantaj ucuz insan kaynağı değildir. Emeğin uzmanlaşması da farklı tür bir avantaj kaynağı oluşturıyor. Benzer tür emek kullanan endüstrilerin bir arada bulunması rekabet gücünü arttırdığından ihracat artırıcı [...]
RÜŞTÜ BOZKURT >> Yeniden yapılanma projelerinin bileşenleri ve bağlamlarına ilişkin ilk yazıda ” kendini tanıma” konusunun önemi üzerinde duruldu. İkinci yazıda, “yapısal ve ekonomik özelliklerin” belirleyici etkileri tartışıldı. Üçüncü yazıda ” yeniden yapılanmaları belirleyen eğilimlerin önemi” dikkate almamız gerektiği anlatıldı. Dördüncü yazıda, “uzun dönemli geleceği korumak için uyum yeteneğini geliştirmenin” bileşenleri açıklanmaya çalışıldı. Bu yazıda [...]
ERMUKAN ŞENGEZER >> Küreselleşme politikaları dört temele dayanıyor. Bunlar;
> Mal ve hizmetlerin serbest dolaşımı,
> Teknoloji ve bilginin serbest dolaşımı,
> Sermayenin ve fonların serbest dolaşımı,
> Emeğin serbest dolaşmaması olarak sıralanabilir.
Küreselleşmenin başlamasından sonra zaman içinde ilk üç konuda hızlı ve yaygın uygulamalar gerçekleştirildi, emeğin dolaşımı alanında ise göçlerden kaynaklanan sorunların etkileri ülkelerin sınırları içinde kaldı ve göç [...]
RÜŞTÜ BOZKURT >> İş örgütlerinin yeniden yapılandırılmasını tartıştığımız ilk yazıda, “işyerinin kendini tanımasının önemi” üzerinde duruldu. İkinci yazıda, işyerinin “yapısal ve ekonomik özelliklerinin ” etkileri tartışıldı. Üçüncü yazı, “dünya genelindeki eğilimlerin yarattığı fırsat ve tehlikeleri göz önüne alan yeniden yapılanma” çalışmalarına değinildi. Bu dördüncü yazı, ” yeniden yapılandırma çalışmalarının uyum yeteneği geliştirme” boyutunun tartışılması üzerine [...]
Dr. BURCU GÜLTEKİN PUNSMANN >> Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Kıdemli Dış Politika Analisti >> Ermenilerin bizim için önemli olup olmadıklarına karar verme zamanı geldi. Türkiye, 1998 yılında beri Ermeni tasarılarıyla dünya çapında mücadele etmektedir. Bu süreci tetikleyen başlıca unsurlardan birisi Ermenistan’ı dikkate almama resmi politikamızın bir sonucu olarak şekillenen Kocharian Hükümeti’nin yeni Türkiye yaklaşımı [...]
RÜŞTÜ BOZKURT >> Önceki iki yazıda “şirketin kendini tanıması” ile “yapısal ve ekonomik özellikler analizinin” yeniden yapılandırma çalışmaları bağlamına ilişkin bazı noktalara değinildi. Sıra, yeniden yapılandırma çalışmaları ile eğilimlerin yarattığı fırsat ve tehlikelerin arasındaki karşılıklı bağımlılıkları açıklamaya geldi.
Şirketlerin tarihi, çoğu zaman geçici, bütünleyici ya da rakip eğilimlerin, şirkette yer alan kişilerin ve örgütlenmelerin yarattığı bir [...]
ERMUKAN ŞENGEZER >> Dünya ekonomisi 2007′de başlayıp giderek gelişen ve yayılan bir ekonomik krizle karşı karşıyadır. Krizin başlangıç noktası olan ABD, 1930’lu yıllardan bu yana en şiddetli ekonomik çöküşü yaşıyor. Öte yandan Avrupa Birliği’nin dağılması tehlikesinden bahsediliyor.
ABD’nin ülkesine büyük para girişlerinin olumsuz etkilerini ve bunun yol açtığı finansal kurum bilançolarındaki bozulmayı önleyememesinden kaynaklanan finansal kriz [...]