ABD Başkanlık Seçimleri ön izlemesi

KOBİ Postası

Enver Erkan, Tera Yatırım

Piyasaların yakın vadede en önemli belirleyicisi ABD seçimlerinin bu gece sonuçlanması bekleniyor. Nasıl bir sonuç çıkabilir?

Öncelikle, seçimin sonuçlanıp sonuçlanmayacağı konusuna bakacağız. Anketler son ana kadar Biden’ı Trump’ın önünde gösterdi (tıpkı 2016’da HRC’nin Trump’ın önünde görünmesi gibi). Yalnız, Trump genel oylamada geride kalsa bile, sonucu belirleyici “salıncak” (bir seçimde Demokratlara, bir seçimde Cumhuriyetçilere giden) eyaletleri kimin alacağı önemli, çünkü başkanı seçecek olan delegeler kurulunda çoğunluğu sağlamak için bu faktör önemli. Haliyle çok delege sayısına sahip olan “salıncak” eyaletleri kazanmak başkan olmak için asıl önemli olan kriter. 2016 yılında seçim öncesi yapılan bir analize göre en rekabetçi on üç eyalet Wisconsin, Pennsylvania, New Hampshire, Minnesota, Arizona, Georgia, Virginia, Florida, Michigan, Nevada, Colorado, Kuzey Carolina ve Maine idi. Trump, 2016’da bu eyaletlerden Michigan, Pennsylvania, Wisconsin, Florida, Arizona, Kuzey Carolina ve Georgia’yı almıştı.

Seçim sonuçlarını tartışmalı hale getirebilecek bir diğer konu da, pandemi nedeniyle oyların çoğunun posta yoluyla kullanılmış olması. Seçim günü öncesinde 90 milyondan fazla oy zaten kullanıldı. Buna sandıktan çıkacak oylar da dahil olduğunda, çoğu eyalette sayımın aynı anda bitmediğini göreceğiz. Bu da tabii seçiciler kurulundaki delege sayıları açısından kritik bir durum. Eğer sayımı bitmemiş eyaletler, delege sayısındaki çoğunluğu değiştirebilecek boyuttaysa resim ortaya net bir şekilde çıkmaz. Delege sayılarının yakın olması, olası itirazlar ve bunların süreçleri söz konusu olursa birkaç güne yayılan bir belirsizliğe neden olabilir.

Piyasanın bakacağı ilk konu; kaotik bir seçim görüp görmeyeceğimiz olacaktır.

Piyasalar son ana kadar Biden-Mavi Dalga teorisini öne çıkardı. Seçimlerin sonuçları nasıl yansıma bulur, piyasa hangi başkana nasıl tepki verir?

Kısa ve uzun vadede piyasanın yaklaşımı farklılık gösterir. Olası sonuçlar şu anda; Biden + Mavi Dalga (Demokratların hem Temsilciler Meclisi’ni, hem Senato’yu alması), Trump + Kırmızı Dalga (Cumhuriyetçilerin kontrolünde bir Senato) ve bölünmüş Kongre ve/veya başkanlığın farklı partide, Senato’nun farklı partide olması (topal ördek/zayıf iktidar) şeklindedir.

Kısa vadede piyasanın vereceği tepki mali genişleme paketi beklentisi üzerinden olacaktır. Biden + Mavi Dalga bu yüzden kısa vade için olumlu senaryo olarak görünüyor. Biden iktidarında, beklenti yüksek büyüklükte bir mali teşvik paketi yönünde olacaktır. Demokratların mali teşvik paketinde, ekonominin geneline yayılan ve tutarı muhtemelen 3 trilyon USD civarında olacak desteklerin yanı sıra teknolojik ilerleme, yeşil ekonomi gibi konular da bulunuyor. Covid nedeniyle tekrar yavaşlayacak olan ekonominin canlanması ve yeni döneme adaptasyon anlamında önemli. Vakaların artmasının yeni karantina önlemlerini geri getirme olasılığı ve yüksek işsizlik nedeniyle ekonomide talep sıkıntılı bir konuma girecek. Ekonomide talep canlanması, firma aktivitelerinin sürdürülmesi ve enflasyon beklentilerinin beslenmesi açısından mali genişleme paketinin akıbeti kritik.

Biden galibiyetinde, olası bir piyasa rallisinde teknolojinin geride kalacağını düşünüyorum. Biden’ın uygulamayı düşündüğü vergi politikaları Amerikan teknoloji devleri için daha fazla vergi ödemek demek olacaktır. Bu sefer ralli, pandemi dönemi gibi FAANG tarafından değil Dow endeksi tarafından daha çok destek alır.

Trump galibiyeti de, eğer kaotik seçim senaryosu gerçekleşmezse olumlu olabilecek bir senaryo. Ancak Trump yönetiminin paketi indirgenmiş büyüklükte olacağı ve salgından zarar görmüş sektör ve firmalar ile işsizlik yardımlarına daha çok yöneleceği için, etkisi daha sınırlı olabilir. Trump paketinin büyüklüğü en fazla 1,5 trilyon USD civarında olur.

Bölünmüş Kongre bütün müzakereleri uzatır. Bu yüzden piyasanın en olumsuz göreceği senaryo…

Trump ve Biden’ın vergi politikalarının farklılığı (Trump düşük kurumlar vergisi taraftarı, Biden daha yüksek vergi oranları uygulamak istiyor), dış ticaret konularındaki yaklaşım (Çin konusunda Biden gelse bile fazla bir farklılık olmayacağını düşünüyorum), mali genişlemenin etkilerinin ekonomi üzerindeki yansımaları ve Fed’in buna tepki aralığı gibi konular üzerinden geniş perspektifte yeni fiyatlamalar söz konusu olacaktır.

Fed konusuna yarın göndereceğim FOMC ön izlemesinde daha ayrıntılı değineceğim. Fed’in mevcut rehberliği 2023’e kadar hiçbir şekilde faiz artırılmayacağı yönünde. Trump’ın başkanlığında bu beklentide bir değişiklik olmaz. Biden+Mavi Dalga’da mali genişleme paketinin talep bileşeneni desteklemesi üzerinden enflasyon beklentilerini artırır ve belli oranda ekonomik toparlanmaya katkı sağlarsa, Fed’in de bu konuda ilerleyen dönemde bir rehberlik oluşturması beklenebilir. Ancak Fed 2023’e kadar beklemeyecekse bile, öngörülür dönemde faiz artırmayı bile düşünmeyecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Okulların açılması oyun alışverişlerini etkiledi

Oyunfor’un verilerine göre eylül ayı, oyun alışverişleri açısından yılın en düşük dönemi oldu. Ağustos ayına göre %17 düşüş yaşanan eylülde, okulların açılması sonrasında mobil oyun alışverişleri artarken konsol ve PC […]

Girişimcinin haber kaynağı KOBİ Postası'nı takip ettiğiniz için teşekkür ederiz