22 Kasım 2017 Çarşamba
  • DOLAR
  • EURO
  • BIST
Yağışlı
15°C

MÜSİAD, Zonguldak törenle açıldı

Sektörel - 12 Mayıs 2014

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği, MÜSİAD Zonguldak’ın açılışı T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Hasan Murat Mercan ve MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak’ın katılımları ile gerçekleşti.

Açılış öncesi MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak ve beraberindeki MÜSİAD Heyeti protokol ziyaretleri kapsamında Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ve  Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M.Salih Demir’i ziyaret etti. Ziyarette MÜSİAD Başkanı Olpak, MÜSİAD’ın çalışmaları hakkında bilgiler aktardı.

Protokol ziyaretleri sonrası MÜSİAD Zonguldak’ın açılış programı gerçekleştirildi. Açılışta kurdeleyi T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Hasan Murat Mercan, MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, Genel Başkan Yardımcısı Abdurrahman Kaan, Teşkilatlanmadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Eyüp Uğur, Zonguldak İl Müftüsü Nuh Korkmaz ve MÜSİAD Zonguldak Şube Başkanı Salih Yılmaz birlikte kestiler.

Açılış programının ardından gala programına geçildi. Gala programında açılış konuşmasını yapan MÜSİAD Zonguldak Şube Başkanı Salih Yılmaz birlik beraberlik vurgusu yaptı.

Yılmaz: “ Hep Birlikte Hareket Edelim”

MÜSİAD Zonguldak Başkanı Salih Yılmaz, Zonguldak’ın Karadeniz’in en güzel, şirin illerinden biri olması gerekirken bugün göç veren bir şekilde durumunda olduğunu söyleyerek, Zonguldak’ın yarınlarda kasaba olmaması için bugünlerde çok çalışmamız gerekmektedir dedi ve herkesi birlik, beraberlik, uyum ve ahenk içinde hep birlikte hareket etmeye davet etti.

Zonguldak Şube Başkanı Yılmaz’dan sonra katılımcılara hitap eden MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, konuşmasının başında Şeyh Nazım olarak bilinen Nazım Kıbrısi’nin vefatından duydukları üzüntüyü belirterek, Allah’tan rahmet diledi. Olpak konuşmasının devamında güncel ekonomik verilere değinerek bazı açıklamalarda bulundu.

Olpak bu konuda şunları söyledi;

OLPAK: “MÜSİAD Bugün 143 Noktada Temsil Ediliyor”

Bugün, Zonguldak MÜSİAD’ımızı açtık. Bu noktada ifade etmek isterim ki, bu açılışta Zonguldaklı dostlarımızı ve bizi en çok teşvik eden Karadeniz Ereğli Şubemiz’deki üyelerimiz olmuştur, kendilerine teşekkür ederim. Zonguldak MÜSİAD’la birlikte, Türkiye’de 76 noktada, yurt dışında ise, 55 ülkede, toplam 143 noktada temsil ediliyoruz.

Yılmadık Çalışmaya Devam Ettik

İki gün önce, 24.cü yılımızı kutladık. Neredeyse çeyrek yüzyıl olmuş MÜSİAD kurulalı. Bu 24 yılda, pek çok hadiseye, konuya şahit de olduk, mağdur da olduk. Ancak yılmadık ve çalışmaya devam ettik.

Çözüm Süreci ve Demokratikleşme Paketiyle, Geleceğe Güvenle Bakıyoruz

Bu ülkenin işadamlarından beklentisi, daha fazla yatırım, daha fazla istihdam ve sosyal gelişime daha fazla katkıdır. Biz işadamlarının bunları yapabilmek için beklediği ise; Huzur, Güven, Pozitif İstikrar, Hızlı ve Adil İşleyen bir Hukuk Sistemi’dir. Bugün, Siyasi İstikrarla gelen Ekonomik İstikrar ve hedeflerin yakalanmasıyla elde edilen Güven Ortamı, 1 yılı aşkın bir süredir devam eden Çözüm Süreci ve Demokratikleşme Paketiyle, geleceğe daha güvenle bakıyoruz.

Hatırlanacağı üzere, 2013 yılının ilk yarısındaki ekonomik performansımız, tüm dünyanın takdirini aldı. IMF ile biten borç ilişkisi, büyük yatırımlar, düşen faizler ve yıllar sonra Türkiye’nin kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye çıkarılması; o dönemin ilk akla gelenleri.

Aslında, bunlar 2013’ün sadece ilk yarısı için geçerli değildi. Ama, Haziran başından itibaren, ekonomiden çok siyasetin gündemi öne geçti. Gezi ile başlayan ve 17.Aralık ile devam eden süreçte, Borsa, Mayıs 2013’te 93.000’in üzerine çıkarak rekor kırmışken, yılı yüzde 27 değer kaybıyla kapattı, TL ise yüzde 18 değer kaybetti. Son 10 yılda, TL değer kaybının yüzde 19 olduğu hatırlanırsa, 5 aylık bir süre içerisinde yaşanan değer kaybının, ekonomik istikrarı ne kadar riske soktuğu açıktır.

Ama, tüm bu koşullara rağmen, Türkiye ekonomisi 2013 yılında yüzde 4 büyümüştür. Küresel krizin etkilerinden kurtulmaya çalışan Avrupa Bölgesi’nde yüzde 0,5’lik büyüme gerçekleşirken; Türkiye’nin, 2013 yılında OECD ülkeleri içerisinde en yüksek büyüyen ülke olması, önemlidir.

2014 yılına da, yine pek çoklarınca kötü senaryoların çizildiği, ulusal ve uluslararası pek çok kurumun Türkiye’nin 2014 büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize ettikleri bir ortama girdik. Ancak, gerçekleşmelere bakınca, elimizdeki rakamların hiç biri, Türkiye’nin büyümesini aşağı yönlü revize etmeyi gerekli kılmıyor.

MÜSİAD SAMEKS Endeksi En Yüksek Değerine Nisan’da Ulaş

Sanayi üretimi, geçen yılın ilk 2 ayında yüzde 3 artmışken; 2014 İlk 2 ayında yüzde 6 arttı. MÜSİAD SAMEKS endeksi, Kasım’dan itibaren en yüksek değerine Nisan’da ulaştı. Dış ticaretimiz, AB ülkelerinin toparlanma sinyalleri vermesiyle artıyor. Nisan ihracatının yüzde 11,5 artışla çift haneli rakamlara ulaşması, güzel bir gösterge. Kısaca, ülkemiz ekonomisinin ilk çeyrek performansını göz önünde bulundurarak, geçen yıldan daha düşük bir büyüme oranını hak etmediğini söyleyebiliriz.

MERCAN:” Yerli Kaynakla Ürettiğimiz Her Megavatt Enerji, O Kadar Daha Az Döviz Çıkması Demektir”

Galada konuşan T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Hasan Murat Mercan ise Türkiye’nin enerji kaynaklarına değindi.

Mercan bu konuda şunları ifade etti;

Zonguldak’taki yada bu havzadaki kömür yataklarından bir anlamda doğalgaz, singaz dediğimiz gaz üretim projelerinin hayata geçtiğini de görebilirsiniz. Ülkemizin kaynakları, maalesef yine eskileri eleştirmek doğru değil ama yeteri kadar optimal biçimde kullanılmamış. Bizim bir hedefimiz hem rüzgar olsun hem yerli kaynaklara yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetleri olsun, Singaz araştırmaları, kömür yataklarındaki metan gazını çıkartarak doğalgaz yapmak. O kadar çok projeler var ki, bu projeleri hayata geçirmek mecburiyetindeyiz. Hiç unutmayalım ki yerli kaynakla ürettiğimiz her megavatt enerji o kadar daha az döviz çıkması demektir.

Türkiye’nin yıllık petrol tüketimi 30 milyon ton. Bunun yüzde 5’i yerli kaynaklarla üretiliyor. Geri kalanı ithal.  Daha da enteresan, Türkiye’nin yakın ve uzak komşularını göz önüne aldığınız zaman dünyadaki petrol ve doğal gaz yataklarının yüzde 65’i, bizim bölgemizdedir. Ama Türkiye’de yok. Sonuna kadar aramaya devam ediyoruz. Türkiye daha 2 yıl öncesine kadar maalesef, sismik araştırma gemisine sahip değildi. Bu gün bir sismik araştırma gemimiz uluslararası çapta MTA’nın bünyesinde. Bir tanesi de TPA tarafından hemen hemen bitiriyor. Yerli olarak yapılıyor. Bunlar hayal bile edilemeyecek şeylerdi. Hasbel kader hepimiz bu çorbaya tuz attık. Bu açıdan baktığınız zaman Türkiye enerji kaynakları konusunda her damlasını en optimal biçimde kullanacak stratejileri geliştirmek lazım gelir. Yerli üretim dediğimiz zaman yine üzücü bir husus, enerji üretimi malzeme ve ekipmanlarının yerlilik oranı da maalesef düşük. Yerli kazanlar, jeneratörler, tribünler. Yapılması gereken çok fazla iş var. Enerji sektörü herhangi bir ülkenin en büyük ilk üç sektöründen bir tanesidir. Savunma, enerji, şimdiler de bilişim. Sanayinin ana motorları bunlardır. Biz doğrusu sanayicilerimizden her alanda enerji sektöründe yerleştirme siyasetimizle uyumlu bir siyaset ve yatırım perspektifine sahip olmalarını bekliyoruz. Bu bakımdan da yeni enerji strateji belgemizde vurgu yapacağız. MÜSİAD ile bakanımız da paylaşır.

Nükleer Santrali Olan Bir Tane İslam Ülkesi Göremezsiniz

Nükleer santral olan ülkelere bakın bir tane İslam ülkesi göremezsiniz. Bir Pakistan vardır onun da problemlerini hep beraber gördük. Biz nükleer santral  konusunda çok  geç kalmış bir ülkeyiz. Nükleer santrale itiraz eden bir takım çevreler, en çok Avrupa’dır. Bakın en çok Avrupa’da çok fazladır. Fransa’da, Rusya’da var. Petrol ve doğalgaz zengini olan ülkelerde de var. Ama biz bu nükleer santral projesine 1970’li yıllarda başlamış olsaydık bu gün en az iki üç tane santralimizi olurdu. Doğalgaz tüketimimiz de o kadar azalırdı. Türkiye’nin enerji konusundaki politikalarının nasıl arzu edilen politikalar olmadığının göstergesidir. Bu gün biz iki nükleer santral ihalesini tamamladık. Kararlar verildi. Üçüncüsünü de yakın zaman içinde gündeme alırız. Bu gün başladığımız ilk santralden enerji üretmeyi 2020’de ön görüyoruz. Bu projeler uzun vadeli projeler ve yapımları oldukça zaman alan projelerdir. Enerji, ekonominin en önemli sektörlerinden bir tanesidir. Gerek üretimde gerek teknolojide gerek dağıtım hizmetlerinde enerji sektörü Türkiye’nin olmazsa olmazıdır.

Bir de madenlerimiz var. Onlara değinmedik. Zonguldak gibi madencilik açısından çok önemli olan bir ilimizde, şunu açıklıkla söylemek isterim. Türkiye, madenlerin değerlendirilmesi konusunda artık yeni bir strateji, yeni bir yol izlemektedir. Madenlerimizin de ham halinden satılmasındansa işlenmiş maden olarak satılması temel prensibimizdir. Kömür yataklarımızda her türlü araştırmaların sonuna kadar gidiyoruz. Linyitte 3 milyar tonun üzerinde yeni rezervler bulduk. Bu bölgede çalışmalarımız sürüyor.  Madencilerimize de  madenin çıkartılması için iş düşüyor. Bizler yanınızdayız. Son nefesimizi verinceye kadar bu davanın hizmetinde olmaya gayret edeceğiz. Şehrimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı hizmetler yapacağınızdan eminim. Allah şevkinizi arttırsın. Allah hepinizin yar ve yardımcısı olsun.

HABERİ PAYLAŞ :
YORUMLAR

Bu içerik için ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

İsminiz* Zorunlu

E-Posta adresiniz* Zorunlu

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

GÜNCEL

Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ

Gazete ve dergi haberlerinden daha fazlası KOBİ Postası'nda

İŞE YARAR HABERLER
Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2013. Tüm Hakları saklıdır.
Bu web sitesi Blogizma tarafından üretilmiş WordPress Haber Teması ile hazırlanmıştır.